aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eyl 2019

BU ÜLKEDE SPOR VE ÖZELLİKLE FUTBOL ADINA ÇARESİZ OLANLARIN BAŞINDA AİLELER GELİYOR

Neden? Çünkü her aile çocuğunun iyi eğitim almasını ister.

Bunun için her aile veya ilgili her veli;
Çocukları için güvenecekleri kişiler, doğru eğitim verildiğinden emin oldukları okullar, kulüpler ve eğitim merkezleri ararlar.

Çünkü herkes çocuğunun sağlığından ve geleceği için iyi eğitim aldığından emin olmak ister.

Ve elbette herkes çocuğunu adil davranılan, önem ve değer verilen bir okula veya kulübe göndermek ister.

Bundan daha doğal bir şey olamaz. Doğal olmayan ve yanlış olan ise, aileleri bu açıdan çaresiz bırakmış olmaktır.

Elbette bazı veliler haddini aşan ve üstüne vazife olmayan işlere kalkışıyorlar ve bazı olumsuz davranışlar sergiliyorlar. Ama bunun da nedeni her konuda ölçüyü ve sınırı bilmeyen bir toplumsal kültüre sahip oluşumuz değil midir?

Şunu da unutmayalım. İlgili ve bilinçli bir çok aile artık eğitim adına yapılanları izliyor ve haklı olarak bazı uygulamalar konusunda kafalarında soru işaretleri oluşuyor. Çünkü birçok aile okuyor. Birçok aile günümüzde bilgiye ulaşmanın da verdiği kolaylıkla belli düzeyde bir eğitim farkındalığına ulaştı. Dolayısıyla bazı yanlışların ve olumsuzlukların farkına varabiliyor.

Biliyorsunuz, futbol ve özellikle altyapı süreçleri konusunda eksik veya yanlışlar sadece antrenöre, veliye, kulübe, federasyona yüklenerek çözümlenecek bir mesele değildir.

Bu başlı başına bir sistem ve sistemin işleyişi ile ilgili bir meseledir. Çözümü ise ulusal bir spor ve futbol modelinin hayata geçirmesi ile gerçekleşebilir. Bunun dışındaki çözümler görecedir ve daha ziyade kulüp düzeyinde ama bir yere kadar götürülebilecek bir iştir..

Bakınız bir aile ikisi de sporcu kişilikleri olan çocukları için nasıl bir yardım ve danışmanlık istiyorlar;

"....
.....
14 yaş ve 8 yaşlarında 2 oğlum var. Büyük oğlum 5 yaşından beri basket oynuyor. 4 yıl Efes'ten sonra şimdi Galatasaray'da.

Yani basketbol altyapı oyuncusu velisinin göreceği her türlü zorluğu iyi - kötü biliyoruz , hala da yaşıyoruz.

Küçük olan ise tam bir spor hastası. Atletizm, yüzme , basketbol gören tüm koçlar çağırıyor ama önce futbol sonra diğer sporlar diye kafasında ayırmış durumda. Futbola olan yeteneği bir veli olarak gördüğüm kadarı ile ayrı bir seviyede zaten.

Geçen yıl vücut gelişimine olumsuz etkisi olmasın diyerek İstanbul / Bakırköyde yakın bir spor okulunda sadece hafta sonları oynattırdım. Bu yıl ise bir takım + kişisel eğitim için özel çalıştırıcı bulsam mı diye düşünüyorum.

Büyük oğlumda , Türkiyenin en iyi altyapı takımında bile sadece takım antrenmanı yapılarak bir şey öğrenilemeyeceğini, 20-22 yaşındaki genç koçlara takımı verip asıl öğretimin dışarıda ayrı ücret ile yapıldığını geçte olsa öğrendik.

Ufaklığı 3-4 ay önce GS seçmelerine götürdüm ben izleyemedim, çıktığında sordum , forvet oynamış ama ofsayt kuralı uygulanıp uygulanmadığını söylemedikleri için şaşırmış, pas da gelmeyince sadece 2 gol atmış.

Çıkışta yaşlı bir koç koşmasının yetersiz olduğunu ve kendisini kabul etmeyeceklerini söyledi.
Oysa Alpin 4 yaşından beri atletizm pistinde koştuğunu 60, 100 ve 200'de 2 üst grup ile yarıştığını söyleyecektim ama bu şekilde seçme yapan birisine bunları anlatmanın gereksiz olduğunu düşünerek vazgeçtim, çok haklısınız koşmayı hiç bilmez dedim.

Üniversiteye gitmek için Ankaraya gidince futbolu bırakmak zorunda kalmış şimdi haftada birkaç halı saha maçı yapan , orta halli 48 yaşındaki bir baba olarak karar vermem gerekiyor.

Bir şekilde , her halükarda futbol oynayacak bu çocuk için doğru altyapı eğitimi için ne yapmamı tavsiye edersiniz?"
....
.....

Evet... Durum işte bu....
Şimdi bu aileye kızabilir, haddini aşıyor diyebilir misiniz?
Şimdi bu veliye yanlış yapıyor diyebilir misiniz?
Hayır...

Peki, öncelikle bir eğitimci, bir hareket gelişimcisi ve bir futbol insanı olarak ne cevap vereceğiz bu velimize?

Yoksa cevabı vermesi gerekenler, bu ülkede sporu ve futbolu yönetenler midir?

Olması gerekeni yani, mahalli ve yerel spor kulüpleri o mahallenin ve o semtin çocuklarına açmayanlar, alan, tesis, malzeme ve donanımlı eğitimci antrenör istihdamını yapmayanlar ve yetenekli çocukları düzeyi ve niteliği giderek artan futbol eğitim merkezlerine ve belirlenmiş kulüplere kanalize olmalarını sağlayacak bir sistemi inşa etmeyenler ve etmeyi başaramayanlar mıdır?

Sonuç olarak;
Aileler çocuklarının spor yapma ve spor geleceği konusunda asla çaresiz kalmamalıdırlar. İşte bunu ulusal ölçekte başardığımız an Türkiye sporu ve futbolunun kurtulduğu ve geliştiği süreç başlamış olacaktır.

19 Eki 2018

AİLELER VE ÇOCUKLAR

Bir ailenin fertlerine bakın, onlarda çocuklarının geleceğini görürsünüz.
Ya da çocuklara bakın, o çocuklarda ailelerinin fotoğrafını görebilirsiniz.

Özetle aileler neyse çocukları odur.
Çocuklar ne olacak ve nasıl olacaksa büyük ihtimalle ailesindeki fertler gibi olacaktır.

Bu durumda ailelerin kalitesi, düzeyi, eğitim yapıları, hayatı algılayışları geleceğimizi teslim edeceğimiz nesli belirlemektedir.

Biz bazen istediğimiz kadar çocuklara "iyi" eğitim verelim.
O eğitimin hayati olması öncelikle aileye ve çevreye bağlıdır.

Aileyi ve çevreyi yani yaşanılan dünyayı düzenlemediğimiz sürece o dünyanın içinde iyi şeyle üretilmesi çok mümkün olamaz.

Altyapı eğitim süreçlerinde özellikle başta futbol olmak üzere ailelerin çocukları ile, kulüp ile, antrenörler ile ilişkileri çoğu zaman sıkıntı yaratacak boyutlardadır.

Bu biraz da ailelerin içinde bulunduğu toplumsal yapı, toplumsal tabaka ve futbol kültürü ile ilgili bir yansımadır.

Aileler çoğu zaman antrenörden, kulüpten şikayetçidirler. Bunun nedenlerini bu sayfada çok işledik.

Ama kulüpler ve antrenörler de bazı ailelerden çok şikayetçidirler. Özellikle futbol açısından daha ilgili görünen babalar bu konuda bazı sıkıntılara neden olmaktadırlar.

Örneğin;
Çocuklarına ilişkin aşırı koruyuculuk bunların başında gelmektedir.

Yine tam tersi aşırı duyarsızlık ve ilgisizlik de yanlış bir ebeveyn davranışıdır.

Futboldan anlıyor olmalarının getirdiği güvenle müdahaleci tavırlar sağlıksız ilişkilere neden olmaktadır.

Eğitim uzmanı gibi davranmaları, çocuklarına zarar verecek boyutlara ulaşan veliler vardır.

Daha kötüsü çocuklarını aşırı motive edip, onlardan yeteneklerinin çok üstünde beklentiye girmeleri çocuklarda gereksiz agresifliğe veya kaygıya neden olmaktadır.

Belli sayıda da olsa müsabakalarda hakemlere, antrenörlere karşı kaba davranan veliler, çocukları üzerinde davranış bozukluklarına yol açacak duygulara neden olabilmektedir.

Özetle; Bir toplumda bir işin çok iyi ve çok başarılı olması için o iş ile ilgili tüm aktörlerin de iyi ve başarılı olması gerekiyor.

Futbol yönetimi, antrenörü, velisi ve eğitimi aktörleri ile ilgili bir bütündür. Ayaklardan birisi eksikse problem çıkmaktadır.

Futbolda iyi olmak aile, kulüp, eğitim ve antrenör açılarından da iyi olmayı gerektirir.

(2)
EBEVEYNLER (VELİLER) NE YAPMALI VEYA NE YAPMAMALI

(ALTYAPI DENİLEN KURUM MASAYA BENZER. MASANIN BİR AYAĞI DENK OLMAZSA MASA DURMADAN SALLANIR).

Altyapılar, altyapı müsabakaları ve altyapılardaki bazı eğitim uygulamaları bazı veliler açısından acı, keder ve dert konusu olurken,

Bazı veliler açısından da kendilerini ifade etmenin, olumsuz kişilik yapılarını ortaya koymanın ve her türlü ayrıcalıklı olma fırsatı yakaladığını sandıkları bir yer haline gelmiş durumda.

Velilerin yani ebeveynlerin çocuklarının yanın olmaları demek onlara her türlü desteği vermeleri demek altyapı işleyişlerine, oyunlara, çocuklara, antrenörlere müdahale etmek demek değildir.

Veli- Veli ilişkileri,
Veli- Antrenör ilişkileri,
Veli -Çocuk ilişkileri
Veli- Diğer çocuk ilişkilileri oturtulamamış, yapılandırılamamış ve bunların sonucu kurumsallaşamamış altyapıların en büyük dertlerinden birisidir.

Son yıllarda moda oldu. Sözde demokrasi ve şeffaflık adına ilkokullar başta olmak üzere tüm veliler sınıfların içlerine kadar giriyorlar.

Öğretmenlere fırça atan veliler çoğaldı. Benzeri durum altyapı eğitimleri için de geçerli.

Bu şekilde ne antrenörü ne de öğretmeni daha iyi ve daha verimli kılamazsınız. Sadece onun üzerinde baskı oluşturabilirsiniz.

Elbette öğretmenler ve antrenörler denetlenmeli, sorgulanmalı.
Ama yolu bu değil.
Yolu sistemi iyi kurmak, aktreditasyonu sağlamak ve denetim mekanizmalarını çalıştırmaktır.

Bazı veliler açısından görgüsüzlüğün ve kabalığın tavan yaptığı bir dönem yaşıyoruz.

Veli katılımı demek, velinin her şeye müdahil olması demek değildir.
Velilerin işe katılımı demek kendilerine düşen görevleri okul ve kulüp ile işbirliği halinde yerine getirmesi demektir.

Veliler bu şekilde devam ettikleri takdirde "ilgili veli" değil, "zararlı veli" olmaya devam edeceklerdir.

İlgili veli demek altyapı yönetimi ile eğitimci kadrosuyla toplantı isteyen ve onlara sorularını soran ve onlar ile ne yapabiliriz konusunda iletişim kuran ve çözüm üreten velidir.


23 Ara 2017

AİLELER, VELİLİLER VE ÇOCUKLAR

Bir ailenin fertlerine bakın, onlarda çocuklarının geleceğini görürsünüz.
Ya da çocuklara bakın, o çocuklarda ailelerinin fotoğrafını görebilirsiniz.

Özetle aileler neyse çocukları odur.
Çocuklar ne olacak ve nasıl olacaksa büyük ihtimalle ailesindeki fertler gibi olacaktır.

Bu durumda ailelerin kalitesi, düzeyi, eğitim yapıları, hayatı algılayışları geleceğimizi teslim edeceğimiz nesli belirlemektedir.

Biz bazen istediğimiz kadar çocuklara "iyi" eğitim verelim.
O eğitimin hayati olması öncelikle aileye ve çevreye bağlıdır.

Aileyi ve çevreyi yani yaşanılan dünyayı düzenlemediğimiz sürece o dünyanın içinde iyi şeyle üretilmesi çok mümkün olamaz.

Altyapı eğitim süreçlerinde özellikle başta futbol olmak üzere ailelerin çocukları ile, kulüp ile, antrenörler ile ilişkileri çoğu zaman sıkıntı yaratacak boyutlardadır.

Bu biraz da ailelerin içinde bulunduğu toplumsal yapı, toplumsal tabaka ve futbol kültürü ile ilgili bir yansımadır.

Aileler çoğu zaman antrenörden, kulüpten şikayetçidirler. Bunun nedenlerini bu sayfada çok işledik.

Ama kulüpler ve antrenörler de bazı ailelerden çok şikayetçidirler. Özellikle futbol açısından daha ilgili görünen babalar bu konuda bazı sıkıntılara neden olmaktadırlar.

Örneğin;
Çocuklarına ilişkin aşırı koruyuculuk bunların başında gelmektedir.

Yine tam tersi aşırı duyarsızlık ve ilgisizlik de yanlış bir ebeveyn davranışıdır.

Futboldan anlıyor olmalarının getirdiği güvenle müdahaleci tavırlar sağlıksız ilişkilere neden olmaktadır.

Eğitim uzmanı gibi davranmaları, çocuklarına zarar verecek boyutlara ulaşan veliler vardır.

Daha kötüsü çocuklarını aşırı motive edip, onlardan yeteneklerinin çok üstünde beklentiye girmeleri çocuklarda gereksiz agresifliğe veya kaygıya neden olmaktadır.

Belli sayıda da olsa müsabakalarda hakemlere, antrenörlere karşı kaba davranan veliler, çocukları üzerinde davranış bozukluklarına yol açacak duygulara neden olabilmektedir.

Özetle; Bir toplumda bir işin çok iyi ve çok başarılı olması için o iş ile ilgili tüm aktörlerin de iyi ve başarılı olması gerekiyor.

Futbol yönetimi, antrenörü, velisi ve eğitimi aktörleri ile ilgili bir bütündür. Ayaklardan birisi eksikse problem çıkmaktadır.

Futbolda iyi olmak aile, kulüp, eğitim ve antrenör açılarından da iyi olmayı gerektirir.

OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ

Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...