Altyapı eğitiminde 0'dan 15 yaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altyapı eğitiminde 0'dan 15 yaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şub 2013

0 Yaşından 15 Yaşına Altyapı Eğitimi (5)


(12)-13-14 yaş
Futbol Temel Tekniklerinde “Beceri” ve Düzeltmeler Dönemi, Müsabaka Tekniğine Giriş Dönemi, Ayak Tenisi Dönemi, Temel Teknik Becerilerde Çeşitleme Döngüleri Dönemi, 1:1, 2:2, 3:3 Oyunlar Dönemi     
Deyim yerindeyse bu çocuklar “futbolcu” olmanın dönülmez ufkundadırlar. Artık futbol onlar için daha sistematik bir hal almıştır. Sistemli oyunu beceremeseler de, oyunlarda kurallara uyma ve bireyselliğin yanında daha kolektivist bir görünüm sergilemeye başlamışlardır. Bu bilişsel gelişim düzeyi ile ilgilidir.   
Beğenilmemek, başaramamak duygusu yerini, beğenmeyen kişiye yönelik tepki ve onu eleştirme duygusuna dönüşmüştür. Çünkü kendinden emindir. Yaptığı şey doğrudur, ya da en doğrusunu yapabileceğine inanır.
Bu yaş dönemi çocukları, futbolcu yapısının görülmeye başlandığı çocuklardır. Ama sıkıştırılmaya, yüklenmeye, baskı altına alınmaya ve yoğun çalışmalara tabi tutulmaya bedensel ve iradi olarak uygun değildirler. Bir şeyi yaparken eğleniyor olmak onlar için hala önemlidir. İşin ciddiyetini giderek daha çok fark ederler. Bu yüzden de temel teknik becerileri gerçekleştirme konusunda daha özenlidirler. Oyuna ilişkin davranışların tümünü beceri düzeyi yüksek şekilde yapmaya çaba harcarlar.   
Genel olarak koordinasyon probleminin olmaması gerektiği bir dönemdir. Hareket becerilerinde hız, ritm ve akıcılığın arttığı ve bu oyun özelliklerin temel teknik beceriler ile ilişkilendirildiği bir dönemdir. Ancak bu ilişkilendirme normal futbol topu ile normal ölçülerdeki bir sahada “maç baskısı” ya da “maç tekniği” atmosferi içinde hala tam olarak mümkün olamamaktadır.  
Bu yaş dönemi futbol altyapı eğitimi açısından bir önceki yaş grubunda gösterilen sıçramanın ve olağanüstü öğrenmelerin futbol açısından istenilen beceri ölçütlerine ve titizliğine çevrilmesi sürecidir. Yani dağarcıktaki (depolanmış olan) temel hareket becerilerinin çağrıldığı ve yeniden biçimlendirilerek beceri düzeyinin arttırıldığı ve üzerine ilaveler yapıldığı bir süreçtir. Bazı çocuklarda becerilerin kendine özgü gerçekleştirilmeye başlandığına tanık olunabilir. Bu stil anlamına gelir ki, oldukça önemli bir gelişim amacıdır.
Bu yaş grubunda futbol temel teknik becerileri açısından gerçekleştirilemeyen her hangi bir davranış yok gibidir. Yalnızca bazı çocukların bazı teknik becerilerde sorunlar yaşıyor olmaları mümkündür.
Genel olarak vuruşlardaki şiddet ve top hızı yanında top ile ilişkili sürat hariç, tüm teknik becerilerde hareket hızı, ritmi ve becerisi belli bir kaliteye ulaşmalıdır. Dönem sonlarına doğru hareket hızı, ritmi ve beceri düzeyi açısından sorunlu ve sorunsuz olma görünümleri “oyunculuk kalitesi” göstergesi olarak algılanabilir. Çünkü bu dönem bu özelliklerin kazanılmış olunması gereken bir dönemdir. Dönem sonuna doğru temel teknik becerilerin tümünün hareket halindeyken, birbiri ile anlamlı bir bütünlük içinde ve akıcı bir şekilde gerçekleştirebilmesi önemli bir eğitim çıktısı olmalıdır.
Temel teknik hareketlerin beceri düzeyindeki artış elbette söz konusu temel teknik hareketlerin gerçekleştirilme düzeyi yani tekrarı ile ilgili bir kazanımdır. Çünkü bir hareket önce sınanır/denenir, ikinci üçüncü kez gerçekleştirildiğinde öğrenilir ancak beceri düzeyine ulaşması için daha çok tekrar edilmesi yani otomatikleştirilecek denli kolay yapılması gerekir. Ancak beceri düzeyi o hareketin lokal olarak gerçekleştirilmesi ile ilgilidir. Oysa asıl olan, söz konusu o hareketi beceri düzeyinde gerçekleştirebilmeye ilaveten amaca uygun gerçekleştirmeyi de başarabilmektir.
Bir temel teknik becerinin gerçekleştirilmesi ile ustalık düzeyinde gerçekleştirilmesi söz konusu temel tekniği istenilen düzeyde gerçekleştirebilmenin yanı sıra oyunun gerektirdiği düzeylerde gerçekleştirebilmeyi gerektirir. Bunun için temel teknik becerileri dinamik hallerdeyken gerçekleştirebiliyor olmak (maç tekniği ön koşulu) ve temel teknik becerileri baskı altındayken gerçekleştirebiliyor olmaya yönelik (maç tekniği) etkinlikler bu yaş döneminin eğitim içeriklerini oluşturmalıdır.  
Yukarıda söz edildiği gibi bu yaş dönemi maç tekniği ön koşulu dediğimiz futbol temel teknik becerilerini hareket halindeyken gerçekleştirmenin mükemmelleştirilmesi gerektiği bir dönemdir.
Temel teknik becerilerin dinamik haldeyken gerçekleştirilmesi demek, temel teknik becerilerin hareket halinde, ritmik ve akıcı şekilde tekrar edilmelerine dayalı çalışmalardır. Temel tekniklerin bu dönemdeki beceri düzeyi ölçütü hareket halindeyken gerçekleştirebiliyor olmaktır. Bu tür etkinlikler için en iyi uygulama seçeneği “dinamik driller” ya da daha güzel ifadesi ile dinamik “çeşitleme döngüleri” etkinlikleridir.
           
15 Yaş
Futbol Temel Teknik Becerilerinde Mükemmellik Dönemi, Müsabaka Tekniği Dönemi, Ayak Voleybolu Dönemi, Mevki Seçimi ve Mevkilere Göre Temel Teknik Becerilerde Yoğunlaşma Dönemi
Altyapı eğitimindeki geçmişe ilişkin eksiklerin veya elde edilememiş kazanımlara dayalı problemlerin oldukça net şekilde görüleceği yaşlardır. Ya da daha önceki olumlu ve sağlıklı altyapı eğitim sürecinin yansımalarının ve ürünlerinin toplanacağı bir dönemdir.
Çocuklar bu yaşlarda kendi verimlilikleri ile ilgili kendilerini baskı içine de sokabilirler. Bunun için yapılacak şey daha özenli ve planlı çalışmayı istemeyi öğretmek dolayısı ile de bu isteği oluşturmak gerekir. Futbola ilişkin farklı özelliklere sahip olmanın önemli olduğu algısı bu yaş gençleri için rahatlama ve motivasyon nedenidir. Bu yaşlarda asıl amaç futbola ilişkin temel teknik becerilerin tümüne ilişkin mükemmelliktir. 
Altyapı eğitimi sürecinde 15’li yaşlara gelmiş bir gencin futbol temel teknik becerileri gerçekleştirebilme düzeyi ve kalitesi, daha büyük yaşlardaki oyunculardan motorik öğrenme açısından farksızdır. Büyüklere oranla tek eksikleri becerileri kullanmadaki güç ve mücadele gerektiren durumlardaki yetersizlik görünümüdür.
Bunun dışında koordinatif özelliğe dayanan temel teknik becerilerdeki ustalık mükemmellik derecesindedir. Bu yaşlardaki çocuklar, sinir kas koordinasyonu gelişimlerinin geldiği noktanın bir sonucu olarak hareket yeterlilikleri açısından kendi sınırlarının doruğuna gelmişlerdir.
Temel teknikleri bu kadar ustalıkla gerçekleştiren çocukların ihtiyacı, bu temel teknik becerileri müsabaka koşullarında da aynı düzeyde mükemmel ölçülerde gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar olmalıdır. Oyun içindeki müsabaka koşulları gereği zaman zaman yaşanabilen yetersizlikler, kuvvet özelliği başta olmak üzere kondisyonel özelliklerin eksikliğine bağlanmamalı ve bu nedenle de yüklenme şiddeti, yoğunluğu ve kapsamı yüksek performans amaçlı antrenmanlardan kaçınılmalıdır.
Yapılması gereken kondisyonel özelliklerin gereğinden önce geliştirilmesi yerine temel teknik becerilerdeki ustalığın oyuna yansıtılmasının sağlanmasıdır. Bu süreçte devam ediyor olan müsabakalar bu açıdan bir eğitim fırsatı olarak kullanılmalı ve değerlendirilmelidir. Maç kazanma hedefi koyulacaksa bile, bu hedefe ulaşmayı tamamen temel teknik becerilerin kullanılmasına yönelik oyuncu ve oyun kalitesi amaçlı koymak gerekir.
Bu dönemde altyapı eğitiminin amacı, daha kuvvetli, daha süratli ve daha dayanıklı olmak yerine saha içinde top ile ilişkilerde daha hızlı, daha çabuk, daha becerikli, daha süratli ve topu amaca uygun kullanmada daha iyi olmayı sağlamak olmalıdır.
Büyük saha elbette kullanılmalıdır ancak küçük saha ve yarı saha oyunları asla ihmal edilmemelidir.
15 yaş dönemindeki altyapı müsabakaları iyi gözlemlendiğinde bu yaşlarda dahi oyun süresi ve özellikle saha boyutu konusunda yeni bir düzenleme düşünülmelidir. Çünkü oyun süresi ilerledikçe kondisyonel özelliklerin el vermemesine ve yorgunluğa bağlı olarak, bu yaşlar için asıl amaç olması gereken temel teknik becerilerin oyun içinde kullanabilme düzeyi ciddi şekilde düşmektedir. Bu durumda da doğal olarak altyapı antrenörleri çocukların kondisyonel özelliklerini gereğinden önce arttırmaya dönük çalışmalara ağırlık vermeye başlamaktadırlar. Oysa bu yaşlarda müsabaka performansını belirleyen şeyin asla kondisyonel özellikler olmaması gerekir.  Bunun önüne geçmenin yolu nesnel koşulları düzenlemektir. Oyun süresi ve saha boyutlarının tekrar gözden geçirilmesi bu yaş ergen çocuklarının top ile ilgili hareketler oyun içinde daha yoğun kullanmaları sağlayacaktır.
İki tip futbolcu ideal futbolcu değildir. Çünkü bu iki tip futbolcu da oyun kalitesine “oyunculuk kaliteleri” ile etki edemezler. Birincisi kondisyonel özellikleri önde tutan ve bu özelliklerini kullanarak futbolcu olmak durumunda kalanlar, ikincisi temel teknik becerilerini takım için kullanmayıp kendisi için oynayanlar. İki futbolcu tipi de altyapı eğitim sorunu göstergesi olan oyuncu tipleridir. Bu dönem bu açıdan gelecekteki futbolcu tipinin belirginleştiği bir yaş dönemdir.














  

0 Yaşından 15 Yaşına Altyapı Eğitimi (4)


10-11(12) yaş
Voleybol Topu Benzeri Hafif ve 3 Numaralı Toplar ile Meşin Yuvarlağa Geçiş, ”Tek Kale Maçlar” ve “Ders Arası Maçlar” ve Top Sürmede ve Çalım Atmada Altın Dönem. Büyük Alanlardan, Büyük ve Ağır Toplardan ve de Kuvvete Dayalı Futboldan Kaçınılması Gereken Dönem
Futbol altyapı eğitiminde “gerçek futbola” giriş yapıldığı yaşlardır. Sihirli bir dönemdir. Bu dönemin sağlıklı geçirilmesi verimli geçirilmesi anlamına gelmelidir. Bu dönemin sağlıklı geçirilmesinden kasıt, futbol ile ilgili gerçekleştirilecek öğretim uygulamalarının çocuğun gelişim özelliklerini dikkate alınması hassasiyeti ile ilgilidir. Eğer bu yaşlardaki çocuklar gelişim düzeylerine uygun eğitim etkinliklerine tabi tutulurlarsa inanılmaz boyutlarda öğrenme çıktıları elde edilir.  
10-11(12) yaş grubu, antrenör bilgisizliğinin, deneyimsizliğinin ve de en önemlisi antrenör hırsının en fazla zarar vermeye başladığı dönemdir. Bir sonraki yaş grubu ile bu yaş grubu futbol altyapı eğitim uygulamalarının en mağdur olan yaş dönemini oluşturmaktadırlar.  
Çünkü bu yaşlarda futbola özgü daha belirgin bir eğitim başladığı için futbola ilişkin tüm becerilerin bir an önce kazandırılması eğilimi ve baskısı çocukları mağdur etmektedir. Buna ilaveten yarışmacı eğitim yaklaşımının getirdiği erken uzmanlaştırma eğilimi ve saha uygulamalarındaki yorucu çalışmalar, koordinatif açıdan belli bir düzeye gelmiş birçok çocuğu bedensel ve ruhsal olarak olumsuz etkilemektedir.
Bu yaş grubuna yönelik futbol altyapı eğitiminin sağlıklı ve doğru bir eğitim olabilmesi için dikkate alınması gereken ölçütler bellidir. Bunun için çocukların bu yaşlarda neleri, ne kadar ve nasıl gerçekleştirebilecekleri bilinmelidir.
Çocukların yaş düzeyine uygun bedensel gelişimlerinin (büyüme), psikomotor gelişimlerinin (hareket beceriler gelişimi) ve bilişsel gelişimlerinin (düşünme, algılama ve değerlendirme) farkında olunması gerekir. Bu ölçütlerin dikkate alındığı ve buna göre planlandığı varsayılan eğitim uygulamaları sağlıklı ve doğru eğitim uygulamalar olacaktır.
Çocuklar bu yaş grubunda birbirlerinden farklı gelişimler gösterirler. Spor branşına yönelim ve yönlendirmenin gerçekleştiği yaşlardır. Çocuklar bu yaşlarda kendi sınırlılıkları ve fiziksel kapasitelerine ilişkin bir şeylerin farkına varmaya başlarlar. Bu beraberinde çocuğun kendisi ile ilgili bir değer biçmeyi de getirir. Bu nedenledir ki, altyapı eğitimlerin yönelme isteğinin oluştuğu ve yoğunlaştığı yıllardır. Kendisi ile ilgili algının yanı sıra, sosyal çevrenin rolünü de unutmamak gerekir.
Bu yaş dönemi çocuklarının futbola ilişkin hareket becerilerinde farklılıkların ve gelişim sıçramalarının ortaya çıkması beklendik bir durumdur. “İşte bu futbolcu olur” söylemini gerektirecek birçok becerinin gerçekleştirilebildiği bir dönemdir.
Çocuklar bu yaşlarda neleri gerçekleştirebilirler?
Futbol oyunu ile ilgili birçok davranışı gerçekleştirebilirler. Bu davranışlar içinde top ile ve topsuz temel teknik becerileri çok formal olmayan bir şekilde ama amaca uygun ve oyunun akışını bozmayacak düzeyde gerçekleştirirler. Eskiden mahalle arası futbolu denilen maç yapma eğilimlerinin doruğa ulaştığı bu dönemde, çocuklar oyun içinde top ile ilgili deneyimlerini amaçlı olarak test etme imkânı bulurlar. Bazı çocukların bazı temel teknik hareketleri beceri düzeyinde gerçekleştirebildiği bir süreçtir.
Röveşata, vole, dış vuruş ve üst dış vuruşlar gibi daha üst düzeyde deneyim ve beceri gerektiren davranışlar dışında oyunu sürdürmeye sağlayacak temel teknik davranışlar giderek artan bir hızda ve çeşitlilikte kullanılabilir.
Bu yaş kritik ve özel bir yaş dönemidir. Çünkü bu yaş kanalize olmanın, kanalize olunacak olguya ilişkin birçok davranışı gerçekleştirebilme isteği ve hazzının doruğa ulaştığı yaşlardır. Bu yaşlarda çocuğun bedensel(büyüme ile ilgili) ve psikomotor (hareket yeterliliği) sınırlarını zorlamadan birçok yeni öğrenme durumları ile karşılaşması gereken yaşlardır.
Bu yaşlarda iki görünüm ortaya çıkar. Birincisi sığlık denilebilecek hareket çeşidi kısıtlılığı nedeni ile “becerememe” hissi ve ardından “vazgeçme”  görünümüdür. Bu yaşlarda birçok çocuk futbolu sonlandırır. Sonraki dönemlerde yaşları kaç olursa olsun büyüklerin oynadıkları futbol düzeyi genel olarak bu yaş düzeyinin futboludur. Bu yaşlardaki “vazgeçme” nedeni bir türlü mesafe alamama durumundan kaynaklanır. Bunun nedenleri arasında 8-9 yaş döneminin çok iyi geçirilmemiş olması, çocuğun yanlış yönlendirilmiş olması, eğitim ortamı ve eğitmen gibi birçok eğitim bileşenlerinden kaynaklanan olumsuzluklar sayılabilir. İkinci görünüm ise, beceri kalitesine ilişkin performans yetersizliği içinde boğulma durumu ile karşı karşıya kalmadır. Oysa çocuklar bu yaşlarda müthiş yaratıcıdırlar. Gerçekleştirebildiklerinden oluşan hareket çeşitliliği ve becerisi bu yaşlardaki çocukları olumsuz etkilemez. Ama bu hareket çeşitliliği ve hareketlerdeki beceri kalitesi antrenör odaklı bir beklenti ye dönüşürse bu “uzmanlaşma” beklentisi anlamına gelir ki, bu da çocukların “performans yetersizliği hissi”  içine girmelerine neden olacağından futbol gelecekleri adına bir risk teşkil edebilmektedir.
10-11(12)yaş çocukları için temel ve üst düzey taktik eğitim uygulamaları için erken bir dönemdir. Oyun alanı savunma ve hücum olarak iki taktik bölgeden ve dolayısı ile gol atma ve gol yememe algılarına dayanan bir taktik dışavurum ile gerçekleşir. Bu yaşlardaki çocuklar birilerinin istediği gibi değil, kendi istedikleri ve hareket ve hareket becerisi dağarcıklarının izin verdiği ölçüde oyun davranışları sergilerler. Oyun içinde hareket becerileri çeşidi sergilemek, futbol ile ilgili çeşitli temel teknik becerileri sergilemenin de habercidir. Dolayısı ile onların bu isteklerine cevap vermek gerekir. Bunun için “yeni öğrenme durumları” oluşturan etkinlik ve oyunlar ile gerçekleştirebilen temel teknik hareket becerilerini anlamlı bir bütünlük içinde kullanmalarını sağlayacak az kurallı oyunlar bu dönemin eğitim içeriği formasyonunu oluşturmalıdır.
Hafif ve normal ebadından küçük toplar ile tek kale maçlar, 3 numara futbol topu ile küçük saha oyunları (dar alanda pas amaçlı değil) ve mutlaka futbol tadını alabilecekleri serbest oyunlar ideal eğitim uygulamalardır.
10-11(12) yaş grubu çocuklarının futbolu anlamlı bir şekilde oynamaya başladıkları, oyunun gerekleri olan davranışları taktik davranışlar dışında giderek artan bir hız ve doğrulukta yapabilmeye başladıkları bir süreç olduğu belirtilmişti. Buradan hareketle bunun nedeninin çocuklarda artan psikomotor hareket gelişim düzeyi olduğunu bunun da artan sinir kas koordinasyonu gelişim ile ilgili olduğunu belirtmek gerekir. Buna gelişime paralel bu gelişim seyrinden yararlanmak adına çocuğu yeni öğrenme durumları ile karşılaştırmak ama asla zorlamamak bu dönemin eğitim anlayışı olmalıdır. Çocuğu futbola ilişkin gerçekleştiremeyeceği şeyler ile uğraştırmak yerine, uğraştığında gerçekleştirebileceği şeyler ile uğraştırmak onu daha da geliştirecektir. Temel teknik beceri gelişimine ilişkin doğru davranış beklentisi ile ilgili tekrarlardan kaçınılmalıdır.  Aşırı ve sıkıcı tekrar etkinlikleri bu yaş grubunun müthiş öğrenme zenginliği fırsatını kaçırmak demektir.
Sonuç olarak bu yaş grubunda bazı temel teknik becerilere ilişkin performans gerektiren zorlamalarından, teknik beceri mükemmeliyeti amaçlı tekrarlardan ve elbette saha ve oyun mevkilerine ilişkin görevlendirmelerden kaçınılmalıdır. Çocuklar bu dönemlerde futbola ilişkin olabildiğice hareket çeşidini performansa dayalı olmadan oyunlar aracılığı ile gerçekleştirerek kendilerini ifade etmelidirler.
10-11(12) yaş grubuna ilişkin unutulmaması gereken çıkış noktası şudur; Bu yaşlardaki çocukların bilişsel gelişim düzeyleri daha ziyade soyut değil somut algı ve değerlendirmeler düzeyindedir. O halde oynayacakları futbol da olasılıklar ve tahminlere ilişkin olamaz. Yani rakibin durumuna göre tasarlanmış bir futbol oyunu öğretimi anlamsız ve gereksizdir. Düşünsel yeterlilikleri ölçüsünde sadece hücuma dayalı bir futbol vizyonları vardır. Çünkü bu yaşlardaki futbol oyunu ileriye doğru oynanması gereken, yani direk karşı kaleye gidilmesi gereken bir oyun algısını gerektirir. Bunun için her türlü hareketi denerler. Bunu değiştirmek yerine bu algıdan yararlanmak gerekir. Özellikle top sürme, çalım atma ve kaleye gol atma amaçlı son dokunuş gibi daha çok bireysel davranışların yoğun olarak sergilenmesi doğaldır. Bu doğallığı bozmadan bu gelişim seyrinden yararlanmak adına bu tür eğitim uygulamaları üretmek ve kurgulama gerekir.
Sürat, hareketlilik, dayanıklılık gibi fiziksel özelliklerin özel olarak geliştirilmesine dayalı çalışmalardan kaçınılmalıdır. Uyaran-algı çalışmaları bu dönemde de çok önemlidir. Özellikle kinestetik algıya dayalı (top ile değişik koşullarda buluşulmasına dayalı) topla temas çalışmaları ilerideki futbolculuk kalitesi için çok gereklidir.


      

0 Yaşından 15 Yaşına Altyapı Eğitimi (3)


8-9 yaş
Futbol Altyapı Sürecinde Naylon top/Plastik top dönemi,
Beyin-Sinir-Kas İlişkisinin Elverdiği Ölçüde Topa Hükmetmeye Çalışma Dönemi 
Bu yaş grubu, 8 yıllık İlköğretim okulları düzenlemesi açısından değerlendirildiğinde 2. ve 3. Sınıf düzeyi çocuklarıdır.
Yeni 4+4+4 kesintili eğitim sistemi ve yaş düzenlemesi açısından bakıldığında bu çocuklar 4 yıllık ilkokul yapılanması gereği okula başlatılma yaşına bağlı olarak ya 3 ve 4. sınıf ya da ilkokul 4, ortaokul 1. Sınıf düzeyi çocuklarıdır.
Motor gelişim dönemleri ve evreleri açısından bakıldığında ideal yaş gruplamaları;   
3yaş
4-5
6-7yaş
8-9 yaş
10-11 (12)yaş
(12) 13-14 yaş
15 yaş
ve üstü sağlıklı bir yaş düzeyi düzenlemesidir. Çünkü söz konusu bu yaş gruplamaları motor gelişim ve motor öğrenme açısından benzer ve yakın özellikler taşıyan çocuklara ilişkin bir düzenlemedir.
Bu bağlamda okul yapılanmalarına ilişkin olarak temel ölçütlerden birisi ve en önemlisi çocukların psikomotor gelişim düzeyleri olmalıdır. Bu anlamda düzenlenecek yaş gruplarına göre ideal okul yapılanması ise;
3-7 okulöncesi
8-11 ilkokul
12-14 ortaokul
15-17 Lise düzeyi biçimde olması pedagojik boyutları nedeni ile bilimsel olan yapılanmalardan birisidir.
Futbol altyapı eğitiminde 8-9 yaş grubuna dönersek;
Bu yaş grubu psikomotor gelişim süreci açısından “spor hareketleri dönemine” başlangıç yapıldığı yaşlardır. Diğer bir ifade ile bir önceki dönemde edinilmiş olan temel hareket becerileri birleştirilir, rekreasyonel biçimde kullanılmaya başlanır ve özelleştirilmiş hareketler dönüştürülmeye başlanır. Bu şu anlama gelmektedir. Bu yaşlardaki çocuklar az kurallı olmak koşulu ile derli toplu oyunlar ve spor branşlarına hazırlayıcı oyunlar oynayabilirler.
Çocuklar bu yaşlarda spor branşlarını kendilerine özgü basitleştirerek ve dönüştürerek oynayabilme eğilimindedirler. Vücutlarını yönetebilmekten, amaçlı hareketler sergilemekten ve bunları keşfetmekten büyük zevk alırlar.
Geçiş becerileri aşaması olan 8-9 yaş dönemini, temel hareket becerilerini spor branşını çağrıştıran şekilde kullanabilme isteği, yeterliliği ve eğilimi olarak ifade ettiğimizde, bu yaşa ilişkin futbol altyapı sürecinde nelerin, nasıl yapılması gereği de ortaya çıkar. Geçiş becerileri ifadesini futbol temel teknik becerileri olarak algılamamak gerekir. Bu yaşlardaki futbol temel teknik becerileri, temel hareket becerilerini futbola yönelik kullanabilme eğilimi, yeterliliği ve isteğinden başka bir şey değildir.
Çocuğun kendisini sınırlandırılmış hissetmiyor oluşu onun o yaşlardaki doğası gereğidir. Çocuğun bu doğası, onun gerçekleştiremeyeceği şekilde dayatılan temel teknik beceri amacına dönük çalışmalar ile engellenmemelidir. Doğruluk, beceri performansı gibi beklentiler çocuğun spor hayatının başlamadan sekteye uğraması demektir.
Futbolcu olunacağı kararının verilmediği ya da bu kararın sürekli değişeceği bir dönemdir. Çocuk bu süreçte neyle uğraşıyorsa ona eğilim gösterir. Nesnel koşulların (bir topa sahip olma, bir oyun alanına her an girebilme olanağı, oyun oynayabilme fırsatları, ve ebeveyn baskısı veya etkisinin) insanı yönettiği en önemli dönemdir. Bu yaşlarda çocuklar birçok hareket becerisinden haberdar edilmelidirler.  Algısal motor gelişime dayalı birçok uyaranın  kullanılmasına dayalı ve olumlu rol modellerin önem kazandığı bir dönemdir. Çocuklar bu yaş döneminde olabildiğince çok hareket becerisi uygulama olanağı bulmalıdırlar. Özellikle “tek tip doğru hareket” dayatmalı öğretim uygulamalarından ve sınırlandırmalardan ve engellemelerden şiddetle kaçınılmalıdır.
Futbol temel teknik becerilerin öğretimi ve öğrenilmesi bu dönemin işi değildir. Ama futbol oyunu oynayabilmek için oyunun gerektirdiği temel tekniklerin uygulanmasının koşullarının yaratıldığı ve her çocuğun kendince oyunun gereği o teknikleri düşünmeden ve doğru yapmaya odaklanmadan gerçekleştirmesi gerektiği dönemdir.
Çocuklar bu yaşlarda topu arkadaşına vermek (pas yapmak) istemezler ama sürekli topu almak isterler. Çünkü gelişimin doğal seyri ve gereği budur. O zaman bu doğallığı bozup pas vermeye zorlamak ve pas çalışmaların yönelmek yerine gelişim döneminin bu özelliğinden yararlanmak çocukları olabildiğince “top ile haşır neşir” kılmak üzerine kurgulanmalıdır. Kendini ifade etme isteği top ile ilişkili gerçekleştirilebilen tüm hareketlere yönelik olmalıdır. Futbol oyununu kurallara uygun ve belli bir oyun disiplini içinde oynayabilecek bir beklenti içinde olunmamalıdır.
Futbol ile ilgili temel teknik becerilerin ve futbola ilişkin özel davranışların ilerde ne kadar gelişeceği, çocuğun bu yaş dönemindeki futbola yönelik çok çeşitli zihinsel, duygusal, sosyal ve motor davranışları ile yakından ilgilidir.
Bu şu anlama gelmektedir, çocukların bu dönemdeki futbol ile ilgilileri sadece ve sadece “nesne kontrolü gerektiren hareket becerilerini” daha çok ayaklarını kullanarak yapıyor olmalarından başka bir şey değildir.
Bir nesne kullanımı ve bu nesnenin ayak ile kullanılması temeline dayanan 8-9 yaş futbol altyapı eğitiminin yoğunlaştığı eğitim amacı hareket çeşidi dağarcığının oldukça geniş olmasını sağlamasıdır. Bu yaş grubu için son derece önemli gelişim göstergesi olan hareket dağarcığının geliştirilmesi, topun bir nesne olarak kullanılması üzerine şekillenen çok sayıda ve çeşitte oyunlar ve etkinlikler ile sağlanabilir.
Çocuklar bu oyun ve etkinliklerde kendileri ve yaptıkları ile ilgili düşünürler. Söz konusu bu oyun ve etkinliklerde top ile temas edebilme davranışlarını defalarca ve değişik biçimlerde gerçekleştirmek isterler. İşte 8-9 yaş futbol altyapı eğitiminin uygulama içeriği bu anlayış üzerine oluşturulmalıdır.
İleriki bölümlerde söz edildiği ve görüleceği üzere, antrenman niteliği taşımayacak şekilde yaş dönemine ve kritik yaşın gereği olan motorik-kondisyonel gelişim etkinliklerine yer verilmelidir. Koordinatif özelliği oluşturan birçok yetinin uyarılmasını ve geliştirilmesini sağlayacak etkinliklere mutlaka yer verilmelidir.
Keza hareket hızı ile ilgili motorik yeterliliklerin temeli bu yaş grubunda atılır. Bunun için yapılması gereken tek şey naylon top, plastik top ile ilgili oyunlardır. Yapılmaması gereken en önemli şey meşin yuvarlaktan yani deri ve ağır toplardan kaçınmaktır.
Çocuklar bu dönemde bir topun özelliğinin peşinde onu yönetmek ve hareket ettirmek için çaba harcamamalıdırlar. Tam tersine bir nesneyi kendi özelliklerine göre ve o özelliklerin geliştirmek için bir araç olarak kullanmalıdırlar. Bunun için “hafif top” yani naylon toplar, plastik toplar ve aşamalı olarak da sonlara doğru voleybol büyüklüğünde ve ağırlığında toplar bu yaş grubu için son derece önemli eğitim ilkesi olmalıdır.
 Bu yaşlardaki oyun anlayışı çift kale kurallı maçlar ve bu maçlarda temel teknik becerileri sergileme anlamına gelmemelidir. Bu dönemin oyunları kuralsız ve az kurallı yenme ve yenilmekten ziyade çocukların grup olma adına birliktelik sergiledikleri ve en önemlisi kendilerini ifade edebilmenin aracıdırlar. Bu dönemde oyunlar asla bir amaç değildir. Bu yaşlardaki alt yapı eğitimindeki futbol oyunu etkinliklerinin temel esprisi söz konusu hafif topları rahatça ve çocuğun kendisinin amaçladığı şekilde kullanabilmesini sağlamaktır.        
 Bir zamanlar futbol ile ilgili “mini minikler ligi” adı altında futbol müsabakaları düşünülmüş ve yerel ölçekte de olsa bir süre hayata geçirilmiş olması akıllara ziyan bir uygulama olduğu unutulmamalıdır.

0 Yaşından 15 Yaşına Altyapı Eğitimi (1)


Bir insan anne karnında başlayan hareket etme yetisi ve yetinin hareket becerilerine dönüştürülebilmesi 15’li yaşlarda doruk noktaya ulaşır.
Yani bir kişi 15 yaşlarına kadar (artı eksi 1 yaş) genetik özelliklerinin de izin veriyor olması koşulu ile futbola ile ilgili bütün teknik becerileri mükemmeliyet ölçüsünde yapabilecek duruma gelir. 
Bu 15 yıllık sürede belli dönemler ve bu dönemlere ilişkin belli evreler vardır. İşte bu dönem ve evrelerde yaşanmış olması gereken deneyimler eğer yaşanmamış ise, içinde bulunulan yaşta bunları telafi etme olanağı olsa dahi ulaşılabilecek maksimum düzey asla olması gereken maksimum düzey olamayacaktır. Bir kişi 15 yaşlarından sonra kazanabileceği ve gerçekleştirebileceği beceriler ne olursa olsun asla kendisinin gelebilme potansiyeli olan en son düzeye gelebilmeyi asla başaramayacaktır.
Örneğin 3-7 yaş süreci dış uyaranlardan ve bu uyaranlara tepki vermekten mahrum olarak geçirilmiş, temel hareket becerilerini gerçekleştirebilme olanağı veren çocuk oyunları ve etkinliklerinden uzak sürdürülmüş ise bu durum 8-9 yaşa büyük ölçüde olumsuz yansıyacaktır. Bu olumsuz durumun 8-9 yaşlarda telafisi belli ölçülerde mümkün olsa dahi 8-9 yaşlarda gelinmesi gereken düzeye ulaşılmış olmasını engelleyecektir. Bu süreç 10-11 yaşlarda gerçekleşmesi gereken spora ilişkin başlangıç becerilerinin ve yüksek enerjili oyun oynama isteğinin ve hareketliliğinin yaşanamayacağı anlamına gelmektedir. Bu koşullarda çok yönlü genel hareket becerilerinin spor branşlarına yönelik hareket becerilerine transferleri gerçekleşmemesi anlamına gelmektedir. 12 yaşa gelindiğinde karşımıza “yeteneksiz” diye tanımlanan ya da “yetenekli ama” diye başlanan ama teşhisin bir türlü koyulamadığı çocuklar çıkacaktır.  Oysa çoğu zaman teşhis bellidir. Teşhis “temel ve özelleşmiş hareket becerilerine” ilişkin motorik formasyon yetersizliğidir.
Günümüzde 20’li yaşlara gelmiş olmasına rağmen birçok gencimizin çoğu temel hareketleri 9, 10, 11, 12 yaş düzeyi beceri seviyesinde gerçekleştirememektedirler. Bunun nedeni psikomotor gelişim açısından geçmişteki yaş dönemi ve evrelerinde kalınmış/takılmış olunmasındandır. İşte söz konusu 20’li yaşlardaki bu gençler ciddi bir “hareket gelişimi eğitimi programına” alınsalar dahi asla 15’li yaşların hareket beceri düzeyine ulaşamayacakları gibi kendi 15 yaşlarının potansiyel doruk noktalarına ulaşamayacaklardır.
Geçmiş hareket gelişim dönemlerini verimli geçirmemiş olduğunu var saydığımız bir gencin 15 yaşını geçmemiş olmasına karşın telafi programlarına katılsa dahi ulaşabileceği maksimum hareket becerisi düzeyi, geçmiş dönemleri verimli olarak geçirmiş olduğunu varsaydığımızda ulaşmış olacağı düzeye ulaşmayı asla sağlamayacaktır.
Örneğin, daha önceki hareket gelişim dönemlerini verimli geçirmiş 11- 12 yaşlarında çocuklar ile daha önceki hareket gelişim dönemlerini verimli geçirmemiş 11-12 yaşlarında iki grup çocuğu aynı koşullarda bir futbol eğitimi programına tabi tuttuğunuzda elde edilecek öğrenme düzeyi farkı ve bu öğrenme düzeyine ulaşma zamanı inanılmaz farklılıklar gösterecektir.
Futbol eğitimi açısından bu durumu şu şekilde de ifade etmek mümkündür;
3-7 yaş dönemi boyunca yaşının gerektirdiği temel hareketleri yeterince gerçekleştirme imkânı bulamadan geçirmiş olan bir çocuk, yani; çocuk oyunları oynamadan, okulöncesi hareket eğitimi etkinliklerine katılmadan, oyun parklarında, kum havuzlarında, dağda bayırda, suda, çamurda zaman geçirmeden, vücudunu kullanma ve kontrol etme çabaları göstermeden geçirmiş bir çocuk demektir. Böyle bir çocuğun 8 yaşına geldiğinde altyapı eğitimine alınıp geçmişe ilişkin hareket becerilerinin telafisi belli ölçüde mümkün olsa dahi, yaşının gerektirdiği düzeyin doruk noktalarına getirilmesi asla mümkün olamayacaktır.  Çünkü geçmiş yaş dönemlerine ilişkin psikomotor gelişim eksiklikleri yaşının gereği gerçekleştirilmesi gereken hareketleri oyunlara yönelik kullanımına izin vermeyecektir. Bu nedenle de 8-9 yaşındaki bir çocuğun genel hareketlilik ve bu hareketliliği amaca yönelik kullanma ihtiyacı içinde olması da mümkün olamayacaktır. Bu durumdaki bir çocuğun 10-11 yaşlarına geldiğinde basitleştirilmiş koşullarda dahi futbol oyunları oynaması asla olması gereken düzeyde olamayacaktır.
Bir çocuğun psikomotor gelişim ile ilgili (hareket gelişimi ile ilgili) önemli dönemleri ve bu dönemlerde çok ama çok önemli dönüm noktaları vardır. Bu altı çizilmesi gereken bir konudur. İşte bu dönemler ve dönüm noktaları (kritik dönemler)çok iyi değerlendirilir ise çocuklar potansiyellerinin doruk noktalarına ulaştırılabilirler. Sonraki süreçlerde ve özellikle performans dönemi dediğimiz 15 yaş sonrasındaki sürecin daha verimli olması buna bağlıdır.

Uterus içi 4 ay ile 4 ay-1 yaş
Çocukların refleks hareketler aracılığı ile yaşamını sürdürdüğü ve 4.aydan itibaren reflekslerin ortadan kalkmaya başladığı evredir. Refleks hareketlerin var olması gereği hayati bir durumdur. Ama 1 yaşına değin refleks hareketlerin yerini istemli hareketler bırakması gereği de o kadar önemli ve hayati bir durumdur. Geleceğin sporcuları adına burada yapılacak tek şey çocuğun sağlıklı olması gereğinden başka bir şey değildir. Bu bir yıl bebeğin ellerini, kollarını, bacaklarını ve olabildiğince vücudunu önce refleks hareketler, sonra da istemli ama güdüsel bir şekilde hareket ettirmeye çalışması ve bu imkanın ona sağlanması son derece önemlidir. Bu imkanı bulamayan çocuklar (hastalıklar ve patolojik bozukluklar nedeni ile) 1 yaşın sonlarına doğru ulaşmaları gereken ilk önemli dönüm noktalarından birisi olan “ilkel hareketler” dönemine geçiş yapamazlar ya da yaşdaşlarına göre daha geç kalırlar.

OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ

Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...