Çocuk futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eyl 2019

BAKINIZ BİR BABA, OĞLU İÇİN NE YAPMIŞ?


Haberin içeriği şöyle;

Diyarbakırlı Süleyman Bayrak, futbol tutkunu oğlu 10 yaşındaki Muhammed'in rahat antrenman yapabilmesi için evinin bahçesinin bir bölümünü halı sahaya dönüştürmüş.

Yenişehir ilçesi İplik-Fabrika Mahallesinde oturan Süleyman Bayrak, futbol tutkunu oğlu Muhammed'in futbolcu olmak istediğini öğrenen baba, halı sahaları gezerek eskiyen halıları alıp evinin bahçesine getirmiş.

Evinin bahçesinin bir bölümünü mini halı sahaya çeviren baba mini sahaya tahtadan kale de yaparak oğlunun hayalini gerçekleştirmesi için gerekli imkanları sağlamaya çalışmış.

İlkokul 5. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki küçük Muhammed, derslerinden arta kalan zamanını bu alanda arkadaşları ile antrenman yaparak geçiriyormuş.

PEKİ, ŞİMDİ BU HABERE
SEVİNELİM Mİ?
ÜZÜLELİM Mİ?
YOKSA BİRAZ DÜŞÜNELİM Mİ?

1. Baba elbette takdir edilesi bir iş yapmış, oğluna imkan sağlamak için çaba sarfetmiş, emek vermiş ve ilgisine ceap vermeye çabalamıştır. Takdir edilesi bir davranıştır.

2. Baba, örnek bir veli davranışı sergilemiş, çocuğunun ilgi ve ihtiyaçlarına kendi imkanları dahilinde çözüm üretmiştir.

Ama

3. Muhammet ve babası neden ve niçin böyle bir şeye ihtiyaç duymuşlardır?

4. Ülkenin spor ve futbol ile ilgili kişi ve kurumları milyonlarca lirayı har vurup harman savururken, bu ülkenin çocukları ve aileleri neden ve niçin bu tür çözümler üretmek zorunda kalsınlar?

5. Bir ülke bu tür kişisel örnekler ve çabalar ile sporda ve futbolda ne düzeyde gelişebilir ve ilerleyebilir?

6. Ülkeler şampiyon olmak için kulüp ve takımlar kurmazlar. Şampiyonları geliştirmek ve yetiştirmek için kulüpler ve takımlar kurarlar.

7. Bir ülkede pahalı ve lüks tesisler yapmak, pahalı takımlar kurmak öncelikli iş ve çözüm değildir.

Çözüm ve öncelikli iş herkesin, her yerde ve her an ulaşabileceği spor imkanları ve fırsatları yaratmaktır.

İşte buralardan sivrilecek, seçkinleşecek özellikli çocuklar, özel eğitimler ile şampiyonlar olarak ortaya çıkacaklardır.

9 Kas 2016

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMLERİNE ERKEN YAŞLARDA BAŞLATMAK DEMEK, FUTBOLA ERKEN BAŞLATMAK DEMEK DEĞİLDİR...


Çocuklar 7 yaşına kadar ne yapmaları gerektiğini içgüdüsel, görerek, taklit ederek ve tek şey olarak yaparlar.

8-10 yaşına kadar neler yapmaları gereğini en fazla iki bilemedin üç seçenek üzerinden yapabilirler.

10-12 yaşlarında neleri, niçin yapmaları gereği üzerine düşünmeye ve öyle yapmaya çalışırlar ki; bu da onların teknik becerileri geliştirmelerinin nedenidir.

Özetle 10-12 yaşından önce yapılan hiç bir çalışma ve eğitim uygulaması ne kadar futbol ile ilgili olursa olsun asla futbol amaçlarına yönelik bir çalışma olmaz.
Gerçek anlamda futbol eğitim uygulamaları 10-12 yaş aralığında başlar.
Daha önce yapılan tüm çalışmalar zorlama, dayatma ve sıkıntılı çalışmalardır. Eğer zorlama ve dayatma yoksa bu çalışmalar temel hareket becerileri, özelleşmiş hareket becerileri ve bunların sonucu koordinatif özelliklerin geliştirilmesine katkı demektir.

Spesifik, special ya da branşa özgü eğitim uygulamaları demek o spor branşının karakteristik özelliklerine göre gerçekleştirilen uygulamalar demektir. Çocuklar 10-12 yaşlarından önce futbolu aslına uygun olarak yani tam olarak asla oynayamazlar...

Çocuklar ayak ve top ilişkisine elbette daha erken başlamalıdırlar.
Ama bu futbol oyunu demek değildir.
Ayak topu oyunu ve etkinliği olarak ele alınması demektir.

Not: 4-6/7 yaşındaki çocuklar kendilerine söylenen iki farklı davranışı ardı ardına asla yapamazlar. Bunu yapmaya biliş/düşünce gelişim özellikleri elvermez.
Hele hale üç farklı şey onlar için üç kural demektir. Üç kurallı, iki kurallı bir etkinliği yapmaları mümkün değildir.
Ardı ardına bağımsız ve içlerinden geldiği gibi davranabilirler. Ama bunu dahi bir kez daha tekrar gerçekleştiremezler.

21 Nis 2015

FUTBOL TEMEL VE GELİŞİM ALTYAPI EĞİTİM SÜREÇLERİNDE FUTBOL, OYUN VE YARIŞMA ÜZERİNE



Oyunun kendi doğasına müdahale edilerek kazanmanın biricik amaç olarak gerçekleştirilen oyunlarda, özellikle futbol örneğinden yola çıkarak söylenebilir ki, her iki tarafta ter alan çocuklar için söz konusu oyun olması gerektiği kadar eğlenceli olamamaktadır.

Çünkü oyun gitmiş, geriye sadece futbol kalmıştır. Oysa futbol bir oyundur ve oyunlar eğlencelidir.
Oyunların eğlence boyutu azaltıldığında, eğitsel açıdan öğrenme düzeyi ve kalitesi azalırken ve buna ilaveten yaratıcılık da engellenmektedir.

Üstelik sosyal gelişim açısından da karşıdakine saygı duymama, karşıdakine değer vermeme gibi duygusal olumsuzluklar rekabet koşulları nedeniyle belirgin hale gelmektedir.

Özellikle kaybedenler için oyun artık bir oyun değil, bir sonraki sefere kaybetmemek için her şeyi yapması gereken bir "ölüm kalım" meselesi haline gelmektedir ki, günümüzde çoğu altyapı eğitimlerinin durumları bunu yansıtır niteliktedir.
Çocuklar oyunun kendi doğası ve karakteri içinde varsa yarışabilirler ve yarışmalıdırlar da. Ama kazanmak ve kaybetmemek için asla oyun oynamamalıdırlar. Oyunlar çocukların kazanması ya da kaybetmemesi üzerine üretilmiş etkinlikler değildir.

KULÜPLERDEKİ ALTYAPI ÖRGÜTLENMELERİNE RAĞMEN ASLINDA ÇOCUKLAR GÖRÜNDÜĞÜNÜN TAM AKSİNE FUTBOLDAN UZAKLAŞMIŞLARDIR



Şöyle bir hatırlayalım ve bakalım önce;
1. Sokak futbolu,
2. Mahalle arası futbol,
3. Teneffüs arası futbol,
3. Öğle arası futbol,
4. GS- FB takım maçları,
4. Tek kale maçlar,
5. Gazozuna maçlar,
6. Köyler arası maçlar,
Artık bitmiş/bitirilmiştir. Bunun yerine;
1. Halı saha maçları (paralıdır ve ergenlere ve büyüklere hitap eder),
2. Okullar arası maçlar (Toplam okul öğrenci sayısının % 1 ini kapsar),
3. Kulüplerin altyapıları (Toplam çocuk nüfusunun % 1 ila 5 ini kapsar),
futbol faaliyet alanları olmuştur.
Özetle;
Çocukların futbol ile buluşmaları doğal olarak kentlere kaymıştır. Ama kentlerde sokak, mahalle ve hatta okul bahçelerinde "top oynamaya" uygun arsa, arazi, alan ve saha bırakılmamış, var olanlar da ya halı saha ya da kulüp futbollarına ayrılmıştır.
Bir ülkede ve bir toplumda herhangi bir spor dalında başarılı olmanın ön koşullarından birisi de o spor dalının çok sayıda çocuk tarafından seviliyor ve gerçekleştiriliyor olmasını sağlamaktan geçer. Kulüpler ise burada beliren ve öne çıkan çocukların formal olarak eğitim sürecine alınması gereken yerlerdir.
Bir ülkede ne kadar çok sayıda çocuk, ne kadar çok top oynarsa o ülkede o kadar çok futbolcu yetişme fırsatı ve olanağı var demektir.
Bu futbolda önde olan tüm ülkelerde böyledir.
Bu anlamda başta Türkiye Futbol Federasyonu olmak üzere diğer tüm ilgili kurumlar, çocuklara ve ülke futboluna katkı sunmak istiyorlarsa bunun öncelikli işi; her sokağa, her mahalleye boş arsalar, alanlar ve tahsis edilmesini sağlamaları olmalıdır.
Gösterişli tesisler açmak, ulaşılmayacak ve içine girilemeyen futbol alanları yapmak çocuklar için bir şey ifade etmemektedirler.
Bu işin temel esprisi çocukların kolay ulaşabilecekleri ve kolay yararlanabilecekleri futbol oyun alanlarına kavuşturulmalarıdır.

OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ

Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...