13 Nis 2013

Motorik Özelliklerin Gelişiminde Kritik Yaşlar ve Altyapı Eğitimi (Dayanıklılık)


          



              Kondisyonel özellikler veya kondisyonel çalışmalar kavram ve uygulamaları futbol altyapı eğitim süreci için ürkütücü ve kaçınılması gereken bir algıya neden olmaktadır. Aslında böyle bir algının oluşması da doğaldır. Çünkü altyapı eğitimi sürecinde yaş düzeylerine ve gelişim özelliklerine uygun olmayan motorik özellikleri geliştirme amaçlı kondisyonel çalışmalar yararlı olmasından öte zararlı sonuçları dahi olabilecek olan çalışmalardır.
            Ancak altyapı eğitim sürecinde unutulmaması gereken en önemli ilke, gelişim sürecindeki bazı gelişim özelliklerine ilişkin gelişim özellikleri ile ilgili kritik yaş dönemlerinin değerlendirilmesi adına söz konusu gelişim özelliği ile ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesi gerektiğidir.         Bu çalışmalarda İlkesel olarak unutulmaması gereken olgu da, çalışmaların yarışmaya dönük performans odaklı değil gelişim düzeyine ve amacına olması gereğidir. Bir diğer önemli nokta, futbol ve benzeri spor branşlarına yönelik altyapı eğitim sürecindeki motorik kondisyonel gelişim uygulamalarının başlangıç dönenlerinde söz konusu spor branşına yönelik ve giderek spor branşına özgü olması gerektiğidir.
            Altyapı süreçlerinde yer alan çocukların bazı yaş dönemlerinde o yaşa özgü motorik-kondisyonel özellikler açısından sıçramalar yapıyor olmaları onları o özellikler açısından öne çıkarıyor olabilir. Bu gelişim durumu, altyapı antrenörlerini sıçrama yapan özelliğe ilişkin aşırı yüklemeler yapmaya sevk etmemelidir.
            Altyapı eğitim süreçlerinde ağırlıklı olarak motorik-kondisyonel özelliklere yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor ise fevkalade yanlış bir iş yapılıyor demektir. Uygulanabilirliği ve sonuç alınabilirliği daha kolay olması nedeni ile teknik ve taktik etkinlik ve çalışmalardan ziyade kondisyonel çalışmalara yönelme eğilimi antrenörlük yeterliliği açısından sorgulanması gereken bir durumu yansıtmaktadır.       Altyapı eğitim süreçlerinin biricik amacı, sağlıklı ve uzun yıllar performans sporu yapabilmeye olanak sağlayacak bedensel bir gelişim oluşturmaya katkı sağlamak yanında,  o spor branşı ile ilgili temel teknik ve taktik becerileri üst düzeyde sergileyebilecek psikomotor bir gelişim düzeyi oluşturmaktır.   

        DAYANIKLILIK ÖZELLİĞİ VE FUTBOLDA ALTYAPI EĞİTİMİ
            Öncelikle dayanıklılık; bir işi ve o işin gereklerini gerektiği gibi ve gerektiği sürede yerine getirebilecek devamlılığa sahip olabilme yeterliliği olarak tanımlanabilir. Ancak iş belli olsa da, işi yapacak olan çocuklar olunca normal koşullarda bir dayanıklılığın değil çocuklara özgü bir dayanıklılığın gelişiminden söz edilmelidir.
            Normalde bir futbol müsabakası veya antrenmanının gerektirdiği dayanıklılık düzeyi ve ölçütleri,  çocukların gelişim düzeyi dikkate alındığında asla bir gösterge olmamalıdır.
            Futbol altyapı eğitim sürecinde bazı çocukların bazı etkinlikleri yapamıyor veya yapmak istemiyor oluşlarının nedeni çoğu kez dayanıklılık özelliğinin gelişmemiş olması ile ilgili değil, daha çok öğretim uygulamalarının içeriğinin yaş döneminin gerektirdiği diğer gelişim özelliklerine göre düzenlenmemmiş olmasındandır.
            Dayanıklılık görünüş ve inceleniş biçimlerine göre değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflamalar;
·      Etkinliğe katılan kasların payı ile ilgili olarak genel ve lokal dayanıklılık,
·      Spor dalı özgü olması açısından genel ve özel dayanıklılık,
·      Kassal enerji değişimi açısından aerob ve aneorob dayanıklılık,
·      Kasların çalışma biçimi açısından statik ve dinamik dayanıklılık,
·  Etkinliğe katılan kondisyonel yetiler açısından kuvvet, çabuk kuvvet, sprint kuvvetinde dayanıklılık, süratte dayanıklılık,
·      Süre açısından bakıldığında ise kısa, orta ve uzun süreli dayanıklılık.

            Futbola özgü dayanıklılık öncelikle genel (temel dayanıklılık) ve özel dayanıklılığı (futbol branşına özgü) diğer dayanıklılığı içerir. Metebolik olarak ise yine futbola özgü aerob ve aneorob (ağırlıklı olarak alaktasit) dayanıklılıktan söz etmek gerekir.
            Altyapı eğitim sürecinde öncelikle temel dayanıklılık denilen genel dayanıklılığın yaş dönemlerine uygun gelişim düzeyinin elverdiği ve gerektirdiği ölçülerde geliştirilmesi gerekmektedir. Genel dayanıklılık ağırlıklı olarak dolaşım sistemi verimliliği ve sağlığı ile ilgilidir. Sadece sporcu adaylığı ve sporculuk açısından değil, her bireyde ve çocukta gerektiği şekillerde ve düzeyde geliştirilmesi gereken bir dayanıklılık özelliğidir.
            Genel dayanıklılığın sonuçlarına bakıldığında, ne kadar önemli ve gerekli bir özellik olduğu ortaya çıkmaktadır. Örneğin;
·      Bedensel verim yetisinin artması,
·      Dinlenme yetisinin kısalması,
·      Sakatlanma oranının azalması,
·      Psikolojik yüklenebilirlik düzeyinin artması,
·      Teknik becerilerde hataların azalması,
·      Oyunun gereği tepkilerde duyarlılık, eylemlilik hızında süreklik,
·      Taktik becerilerde devamlılık ve hatasızlık,
·      Sağlıkta denge.

            Tüm bunlara karşın söz konusu altyapı eğitimi ve çocuklar olunca, dayanıklılık özelliğine ilişkin uygulamalarda duyarlı olunması gereği daha bir önem kazanmaktadır.
            Dayanıklılık özelliği ile ilgili eğitim uygulamalarındaki duyarlılık gösterilmesi gereken üç altın kural olmalıdır. Aslında bu altın kurallar tüm motorik-kondisyonel özelliklerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar ve etkinlikler için geçerlidir.
1.      Çocukların yaş dönemlerine özgü gelişim düzeylerinin dikkate alınmalıdır.
2.      Dayanıklılık gelişiminde kritik yaş dönemleri boş geçilmeme, iyi değerlendirilmelidir.
3.      Spor branşı karakteri gereği top kullanmadan vazgeçmemeye özen gösterilmelidir.     

     Dayanıklılık;
·      Devam yöntemi
·      İnterval yöntem
·      Tekrar yöntemi
·      Yarışma/ Oyun yöntemleri
 ile geliştirilebilir.

            Futbola ilişkin öğretim uygulamaları ve çalışmalar genel olarak incelendiğinde bunların oyunsal etkinliklerden, oyunun kendisinden, müsabakalardan ve teknik ve taktik beceri uygulamalarından oluştuğu görülür. Bu etkinlikler söz konusu yöntemleri çoğu zaman içermektedir. İçermediği durumlarda ise, söz konusu futbol eğitim ve gelişim uygulamalarını yöntemlere uyarlayarak kurgulamak ve planlamak mümkündür.
            Örneğin interval veya tekrar yöntemi, orta alandan top alıp verme, sonrasında sprint, daha sonrasında top alıp süratli bir dribling ve orta veya şutla sonlandırılacak bir çalışmada, yüklenme aralık ve dinlenmelerini ayarlayarak gerçekleştirilebilir.  
            Futbola ilişkin öğretim uygulamaları genel olarak genel dayanıklılık çalışmalarını ve futbola özgü olması nedeni ile “özel dayanıklılık” çalışmalarını içermelidir. Genel dayanıklılık gelişimi için atletik karakterde, simetrik ve topsuz çalışmalara gerek yoktur. Özellikle futbolda altyapı eğitim sürecinin en önemli eğitim amacı olan temel eğitim formasyonu (fundamental) açısından topsuz çalışmalardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Yaş düzeyine uygun genel dayanıklılık ve özel dayanıklılık çalışmaları, altyapı eğitiminin amacına da uygun olarak top ile ilişkinin kesilmesine neden olmayacak çalışma ve uygulamaları içermelidir.
            Uzun süreli eğitim süreçlerinde temel dayanıklılık sürekli ve aşamalı bir biçimde yüklenme artışı ile gerçekleştirilmelidir.
            Özel dayanıklılık ise top ile ve topsuz temel teknik becerileri içerecek biçimde futbola özgü ve futbol karakterini koruyan çalışmalar ile gerçekleştirilmelidir.
            Futbol altyapı eğitiminin öncelikli olarak “kaliteli futbolcu” yetiştirmek amacı ve kaygısı, çocukların altyapı eğitim sürecinde genel olarak top ile ilgili ilişkilerinin mükemmelleştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda altyapı eğitim sürecinde top ile ilişkinin hiç bir şekilde kesintiye uğramaması, aslında motorik-kondisyonel gelişim özelliklerini ile top ilişkisinin de iyi kurulmasına neden olacaktır. Buradan hareketle genel dayanıklılık çalışmalarının da özel dayanıklılık çalışmaların mümkün olduğu kadar top ile ilişkili olmasının sağlanması altyapı eğitim sürecinin sonunda yetiştirilecek futbolcu kalitesinin belirlenmesi açısından çok önemlidir.
            Futbol altyapı eğitim sürecinde dayanıklılık özelliği ihtiyacını belirleyecek olan şey oyunu devam ettirebilme, diğer söylemle “oyun devamlılığıdır”. Oyun devamlılığı oyunu aynı kalitede sürdürebilmek demektir. Bir oyunu aynı kalitede sürdürülebilmesi için oyun içinde gereken tüm hareket becerilerinin sergilenmeye devam ettirilmesi anlamına gelir ki, tam anlamı ile bu bir “futbol dayanıklılığı”  ya da “futbolcu dayanıklılığı” demektir.
            Çocuklar her yaşta dayanıklılık gelişim içindedirler. Dayanıklılık özelliği gelişiminin küçük yaşlardan başlayarak doğal bir seyir izleyerek geliştiği belirlenmiştir. Bunun doğal seyrine fazla müdahale etmeden kritik dönemlere özel önem vererek oyun düzeyi artışına paralel olarak “antrene” edilmesi en sağlıklı yaklaşım olacaktır.
            Dayanıklılık özelliğinin, zamanı gelince gerekli olur mantığı ile sonraki dönemlere ötelenmesi ile bir an önce kazandırılması ve yüksek düzeyde kazandırılması gereği mantığı, motorik-kondisyonel özelliklere ilişkin gelişim psikolojisine hiç uygun olmayan yaklaşımlardır.

              8-9 Yaş Dayanıklılık Özelliği Gelişimi
            10 yaşın altındaki çocukların temel dayanıklılık özelliği adına “antrene” edilmeleri gerekli değildir. Ama bilinmesi gereken 7-10 yaş çocuklarının genel dayanıklılık özelliklerine ilişkin gelişim bir gelişim atılımı gösterdikleridir. Bu atılım 11. yaşa değin sürer.
            Dolayısı ile futbol altyapı eğitimine ilişkin bu yaş döneminde genel/temel dayanıklılık özelliği adına öğretim uygulamaları içeriği zenginleştirilmelidir.
            Oyunsal etkinlikler, oyunlar ve özellikle de eğitsel oyunların metabolizma üzerindeki dayanıklılık özelliğine ilişkin etkilerinden yararlanılmalıdır. Uzun süreli yüklenmeler amacıyla yapılan düzenlemelerde dahi etkinliklerdeki aktivite süreleri 20 dakikayı asla geçmemelidir. Belirli oranda ve sayıda ara dinlenmeler verilen uygulamalar doğru uygulamalardır. Buradaki etkinliklerin belirli düzeyde koşu içeriyor olması çocuğun kardiovasküler bir çalışma içine girilmesi bakımından önemlidir.
            Koşu ve hareketliliğin olduğu, durağan olunmaya pek ortam yaratılmaması gereken genel dayanıklılık etkinliklerinde ideal oyun süreleri maksimum 20 dakikayı aşmamalı, yüklenmenin en az yarısı kadar süre dinlenmeden sonra ikinci bir 20 dakikalık etkinlik süresi başlatılmalıdır. Süreler 10 ar dakikalık dilimler şeklinde de planlanabilir.
            Temel hareket becerileri, özelleşmiş hareket becerileri, temel teknik beceriler, koordinatif ve algısal motor gelişim amaçlı tüm etkinlikler genel dayanıklılık özelliğini geliştirecek bir yapı ve işleyiş arz edecek şekilde düzenlenebilir. Bir defalık etkinlik süresi 10 dakikadan az olmamak koşulu ile 20 dakikayı da aşmayacak dilimlerden oluşan bir günlük eğitim uygulamaları totalde en fazla bir saati bulmalıdır.    
            Futbola özgü dayanıklılık (özel dayanıklılık) açısından bu yaş dönemine yönelik etkinlikler top ile ilişkili hareketlere yönelik eğitsel oyunlar temelinde planlanmalı ve gerçekleştirilmelidir.

                        10-11(12) Yaş Dayanıklılık özelliği gelişimi
            Bu yaş döneminin genel dayanıklılığı planlı ve bilinçli bir sistematiği gerektirmektedir. Öncelikle koşuların ağırlıklı olarak yer aldığı oyunlar ve oyunsal etkinlikler, öğretim uygulamalarının karakterini oluşturmalıdır. Bu dönem çocukları gözlemlendiğinde hareket halinde olmayı yeğleyen çocuklar olduğu görülecektir. Dolayısı ile öğretim etkinliklerinin genel dayanıklılık içeriklerini oldukça kolay yerine getirebileceklerdir.
            Temel teknik ve taktik becerilerin öğretimi ile ilgili önceki bölümlerde de sözü edilen tüm öğretim uygulamalarının özellikle koşuları da içerecek şekilde kurgulanması bu yaş dönemi dayanıklılık özelliği gelişim açısından yeterli olacaktır.
            10-11 yaş genel dayanıklılık açısından gelişim hızının devam ettiği yıllardır. Çocukların çok hareketsiz kalmalarına ve durağan bir yapıda olmalarını engelleyecek şey etkinliklerin eğlence ve motivasyon içeriği ve kurgusudur.  
            Yaş düzeyine uygun temel teknik beceri ve temel taktik becerilere ilişkin etkinlikler, oyunsal etkinlikler veya oyunlar 4X15 dakikalık 4 devreden, 3X20 dakikalık üç devreden oluşan dinlenmeli  en az bir saatlik çalışmalar şeklinde gerçekleştirilmesi genel dayanıklılığa yönelik amaç açısından bir gerekli ve yeterli görünmektedir. Bir saatlik çalışma kapsamında devamlı koşu etkinliğinin 20 dakikanın altına düşmemiş olması önemlidir.
            3:3, 4:4 interval oyunlar oldukça yararlıdır. Tek kale maç bu açıdan da yabana atılmamalıdır.
            Çok kısa süreli olmak koşulu ile her çalışma gününde 10 dakikayı aşamayacak süreler diliminde yarı alan 5:6, 6:6 oyunları dayanıklılık gelişim adına önerilebilir. Ancak top ile ilişki gelişim adına daha büyük sahaların bir handikap olduğu unutulmamalıdır.
            Bu dönemin özel dayanıklılığı adına gerçekleştirilen çalışma esprisi oyunlardaki yüklenme ve dinlenme ilişkisiyle ilgilidir.
             
                 (12)-13-14 Yaş Dayanıklılık özelliği gelişimi
            Bu yaş dönemlerindeki genel/temel dayanıklılık sürekli ve düzenli bir şekilde organizmanın yüklenmelere uyum gösterebilmesi amacına yönelik olmalı ve geliştirilmelidir. 13-15 yaş genel dayanıklılık özelliği açısından yine bir atılım dönemidir. Kalp hacminde, oksijen nabzında ve atış hacminde ciddi artışlar söz konusudur.
            Temel teknik beceri çalışmalarında anımsanırsa hız, ritm, ve akıcılığın önemine değinilmişti. İşte bu çalışmalar ile ilgili de çeşitleme döngülerinden söz edilmişti. Çeşitleme döngülerinin yüklenme sıklığı, süresi ve yoğunluğu ayarlandığında genel dayanıklılık gelişimine de katkı sağlayacağı açıktır.
            Temel taktik öğretim çalışmalarına yönelik beceri öğretim uygulamaları da belli bir yüklenme şiddeti ve süresi ile gerçekleştirilirse yine temel dayanıklılık açısından da bir kazanım elde edilmiş olunması sağlanacaktır.
            Toplam olarak 70-80 dakikayı bulacak olan öğretim etkinlikleri 2X35, 3X25 veya 4X20dakikalık süreler şeklinde dilimlenebilir. Bu dilimlemelerde devamlı ve interval karakterli koşu aktivitesi 30 dakikanın altına, interval karakterli koşularında kısa süreli olmak kaydı ile yüklenme süreleri toplamının 5 dakikanın altına düşmemiş olması önemlidir. Etkinlikler boyunca kat edilecek mesafenin en az 3000 m. ile 6000 m. arasında olması olağan bir durumdur.
            Bu yaş diliminde, önceki ve sonraki yaş dilimlerinde verilen bu sürelerin sadece koşuya dayalı genel dayanıklılık süreleri olmadığını bir kez daha söylemekte yarar vardır. Bu yaş döneminde total süre olan 70-80 dakikanın değişik içeriklerdeki planlamayla tamamlanıyor olması zaten başlı başına bir dayanıklılığı ve dayanıklılık çalışması anlamına gelmektedir.
             
            15-16 Yaş Dayanıklılık özelliği gelişimi
            Dayanıklılık açısından öncelikli olarak devamlı ve interval yöntemlerin kullanıldığı, oyun içindeki yüklenmeler ile yetinilmeyip dayanıklılığın öne geçtiği çalışma düzenlemelerinin yapılması gerektiği bir dönem olarak nitelendirilebilir.
            15-16 yaş dönemi çocuklarının temel teknik beceriler açısından mükemmel düzeyde olmaları, müsabaka tekniği açısından çok ciddi mesafeler kat etmiş olmaları, bireysel taktik becerilerdeki yeterlilik düzeyleri ve takım taktiği açısından gelmeleri gerektikleri düzey, onların genel ve özel dayanıklılık açısından da gelişmiş olmalarını gerektirir.
            Kesintisiz oyunlar, uzun süreli ve devingen teknik ve taktik çalışmalar, özellikle tam sahayı içerecek biçimdeki kombinasyonlar, grup savunma ve hücum oyunları, merkezi hücum ve savunma oyunları genel dayanıklılığın top ile ilişkinin kesilmeden sürdürülebilirliği ve özel dayanıklılığı da geliştirildiği çalışmalardır.
            Etkinlikler toplam süre açısından bir müsabaka süresine denk gelen sürelere ulaşılmış olmayı gerektirir. 90 dakikaya ulaşacak etkinlik süreleri genel dayanıklılık özelliğinin geliştirilmesi için yeterlidir. Devamlı yüklenilmiş olma açısından kat edilen mesafenin de en az 5000 kilometrenin üstüne çıkmış olması gerekir.
            Bu total sürede çalışmaların içeriğini oluşturan tüm aktiviteler  temel teknik beceri kullanımları olan varyasyon ve kombinasyonlar, taktik görevlerin gerektirdiği tempo, sprint ve diğer davranışların toplamına bakıldığında devamlı yöntemin, interval yönteminin, tekrar yönteminin oyun içinde kullanıldığı, genel ve özel dayanıklılık çalışmaları kapsamış olduğu görülür.
            1:1, 2:2, 3;2, 2:1 gibi çalışmalar vazgeçilmemesi gereken uygulamalardır.
            Kesintisiz oyunlar oldukça önemlidir.
        Alaktasit aneorob çalışmalar kadar, laktasit anerob çalışmaların önem kazanmaya başladığı bir süreçtir.  Orta ve uzun süreli aneorob eforları görmeye başlamak gerekir. Bu da oyun içinde 10 saniyeyi geçen tempo ve sprint koşular anlamına gelmektedir.
            Yine unutulmaması gereken, bu dönemde de genel ve özel dayanıklılığın olabildiğince top kullanmayı gerektiren planlamalardan oluşması gerektiğidir.

              17- 18 Yaş Dayanıklılık özelliği gelişimi
            Performans dönemine giriş aşamasına gelen bu yaş grubu totalde 1.5 saatlik oyun devamlılığı sürecini dolduracak denli uzun süreli dayanıklılığa, oyun süreci içinde topsuz temel teknikleri ve taktik koşuların gerektirdiği alaktasit ve laktasit aneorob eforları gerçekleştirebilecek submaksimal ve maksimal dayanıklılık yeterliliği düzeyine gelmiş olmaları gerekir.
                 

24 Mar 2013





"Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi Işığında Futbolda Altyapı Eğitimi" adlı kitap çalışmamız yayınlandı. Bu blogda yer alan ve almayan tüm yazıları bulabileceğiniz kaynak "spor yayınevi ve kitabevi" tarafından yayınlanmış bulunmaktadır.
İlgili herkese bir nebze de olsa yarar sağlaması en içten dileğimdir.
Türkiye futbolu kurtulacaksa ve uluslararası arenada belli bir düzeye gelecekse bunun biricik yolu bu işe altyapılardan ve doğru eğitim ile topyekün başlamaktır...

www.sporyayinevi.com

13 Mar 2013

Futbol Altyapı Eğitiminde Yaş Dönemlerine Göre Taktik Beceri Öğretimi



  
Taktik öğretim için taktik öğrenmenin önkoşullarının oluşmuş olması gerekmektedir. Altyapı eğitim sürecinde yer alan çocuklara temel teknik becerilerin öğretilmesinde olsun, belirli düzeylerde oyun oynayabilmelerinin sağlanmasında olsun ve futbola ilişkin diğer tüm gereklerin öğretilmesi ve kazandırılmasında olsun, çocukların içinde bulundukları öğrenme düzeyleri ya da kazanım elde edebilme düzeylerinin göz önüne alınması gereği değişmez bir önkoşuldur.   
Taktik öğrenmenin birincil en önemli ön koşulu çocukların söz konusu taktiği algılayabilecek, anlamlandırabilecek zihin işleyişine yani bilişsel gelişim düzeyine ulaşmış olmaları gerekir.
Çocukların top ile ve topsuz olarak istedikleri şeyleri değil kendilerinden istenilen şeyleri gerçekleştirebilmeleri için, öncelikle bilişsel bazı faaliyetlerin yerine getirilebilmeleri gerekir. Bunun zekâ düzeyi ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu beynin bazı işlemleri yapabilmesi için yaş dönemlerine özgü bir gelişim seyrediyor olması ile ilgilidir.
Örneğin 8 yaşlarındaki çocukların oyun oynarlarken top neredeyse tümüyle orada olmaya çalışmaları bu yüzdendir. İçinde bulundukları bilişsel gelişim düzeyleri istedikleri şeyi bu kadar ve bu şekilde gerçekleştirmelerini sağlamaktadır. Çocukların kendilerinden istenilen şeyleri gerçekleştirebilmeleri için daha zamana ihtiyaç vardır. Çocuğun istediği şey ile çocuktan istenilen şey benzer şeyler olmaya başladığında taktik öğretim için öğrenme koşulları yerine gelmeye başlamış demektir.
Taktik denilen kavram oyun için gerekenleri, gerektiği şekilde gerçekleştirebilme yeterliliği demektir. Gerektiği gibi davranabilmeyi sağlayacak olan yeti alma, algılama, anlama üzerine kurulmuş olan bilişsel gelişim yetisidir. Hemen bununla birlikte olması gereken yeterlilik yani diğer ön koşul gerektiği gibi davranabilmeyi mekanik olarak sağlayacak olan fiziksel yeterliliktir. İstenilen ve gereken davranışın yani taktiğin gereği olan davranışlar zihin onayından ve yönergesinden sonra hareket yeterlilikleri ile gerçekleştirilir.
Futbolda taktik denilen şey, bir işi istenilen ya da gereken şekilde yerine getirmek olduğundan çocukların istenilen veya gereken bir şeyi öncelikle anlamaları ve anladıktan sonra da top ile ve topsuz olarak yerine getirebilecekleri bir gelişime ulaşmış olmaları gerekir. Bunu en iyi altyapı antrenörleri bilir. Çocukların oyun içinde hangi yaşlarda hangi taktik davranışları anlayıp uygulayabilecekleri altyapı antrenörlerinin deneyimleri ve gözlemleri ile de sabittir.
Futbol altyapı eğitim süreçlerindeki oyun etkinliklerinde ve müsabakalarda zaman zaman küçük yaş grubu çocuklarına yönelik savunma, orta alan ve hücuma yönelik bireysel ve grup taktiği ile ilgili öğretim etkinlikleri ve beklentilerin olduğu görülmektedir. Özellikle altyapı eğitim sürecinde yer alan temel eğitim grubu çocukları için böylesi bir yaklaşımın doğru ve gerekli olmadığını belirtmek gerekir.
Taktik öğrenme bir süreç işidir. Çünkü taktik öğrenme de tıpkı diğer öğrenmeler gibi zamanı geldiğinde öğrenilebilecek davranışlardır. Antrenörün taktik öğretim konusunda yapması gereken şeyler sırasıyla, taktik öğrenme için gereken hareket becerisi yeterliliğini oluşturmuş olmak, taktik öğrenme ile ilgili bilişsel gelişimde kritik yaş dönemlerini yakalamak ve ondan sonra da yaş dönemi bilişsel özelliğinin elverdiği ölçüde taktik öğretim etkinlikleri planlamak ve uygulamalarını sağlamaktır.
Futbola ilişkin taktik davranışlar ve kazanımlar da futbol oyununun diğer gerekleri gibi çocuğa göre değiştirilerek ve dönüştürülerek yani çocuğa uygun hale getirilerek ve çocuğun gerçekleştirmesinin sağlanmasıyla öğretilmelidir. 
Belli bir yaş döneminde birden bire taktik öğretim diye bir anlayış söz konusu olamaz. 8 yaşındaki bir çocuğun top neredeyse orada olma isteği onun taktik davranış biçimidir. Buradan hareketle futbol altyapı eğitiminde çocukları standart taktiklere göre eğitmek yerine taktikleri çocukların yeterliliklerine göre değiştirmek ve dönüştürmek zorunluluğu vardır.
Gol yememek için kendi kalesinin önünde beklemek düşüncesi ve bu düşüncesini uygulayabilmek davranışı futbola ilişkin ilk taktik olarak değerlendirilebilir. 8-9 yaşlarındaki çocukların kendi aralarında gol yememe adına kale önünde bekleme gereğini hissetmeleri, bunu algılamış ve anlamlandırmış olmaları ile ilgili bir durumdur. Bu davranışa bir de topu uzaklaştırma adına topa tek vuruş yapma davranışını ekleyin, alın size ilk bireysel savunma taktiği. Buradan şu sonuç çıkarılmalıdır; çocuklar düşünebildikleri ve top ile ilişkileri elverdiği ölçüde taktik öğrenime hazır hale gelirler. Taktik çocuğa göre tasarlanırsa taktik öğrenme bir anlamda 8 yaşında başlar. Ancak formal bir taktik öğrenme asla 8-9 yaşlarında başlamaz.
Taktik ile ilgili tüm öğrenmeler çocuğun bilişsel gelişim düzeyi ve temel teknik becerileri gerçekleştirebilme düzeyi ile doğrudan ilgili olduğu belirtilmişti.
            Mevkilerin erken belirlenmesi yarışmacı bir anlayış nedeni ile taktik adına yapılması gereken bir yaklaşım olsa da çocukların futbol adına çok yönlü gelişimlerini engelleyen de bir durum yaratmaktadır. Temel teknik beceriler konusunda henüz gelebileceği en üst noktaya gelmemiş çocuklara savunma, hücum, orta alan mevkilerine göre roller biçilmesi onları o mevkilere şartlandıracağından, sadece söz konusu mevkilerin gerektirdiği kısıtlı bir teknik beceri gelişimine neden olunmuş olunacaktır. Sonuçta kompleks futbolculuk niteliği dediğimiz her alanda o alanın gerektirdiği becerileri gerçekleştirebilme yoksunluğu ortaya çıkacaktır. Çocuklar temel teknik becerilerde mükemmellik dönemi olan 15’li yaşlara değin her mevkide oynayabilmelidirler. Bu şekilde sahanın her bölgesinde o bölgenin ve pozisyonun gerektirdiği becerileri sergileyebilme özelliği edinmiş olacaklardır. Bu futbolculuk niteliği açısından önemli bir özelliktir. Bu özellik daha sonraki süreçte kesinleşen mevki oyunculuğu niteliğine de önemli katkı sağlayacaktır.
Mevki belirlenmesinden sonraki süreçte taktik eğitim uygulamalarında karşılaşılan en önemli eksiklerden birisi, mevkilere özgü çalışmalardaki yetersizliktir. Taktik çalışmalarda oyunculara dağıtılacak görevlerin özellikle oynadıkları mevkilere göre yapılandırılmış olması gerekirken çoğu kez oyuncuların hepsi benzer uygulamalara tabi tutulabilmektedirler. Top ile yapılan taktik çalışmalarda olsun, topsuz yapılan taktik çalışmalarda olsun oyuncuların oynadıkları mevkilerin gereklerini yerine getirmeleri sağlanmalıdır.
Oyun içeriği ve oyun karakteri yaş dönemlerine göre şekillenir. Taktik denilen şey çocukların top ile ve topsuz gerçekleştirdiği davranışları belli bir sistematik içinde gerçekleştirmeleridir. Bu sistematik bireysel davranışlardan, işbirliği ile ilgili davranışlara oradan da grup ve takım davranışlarına doğru evrilir. Bu evirilme süreci aynı zamanda giderek daha formal bir karakter kazandığında bireysel, grup ve takım taktikleri uygulanmaya başlanmış olur.

8-9 Yaş Futbol Taktik Beceri Öğretimi
Bu yaşlarda kurallı oyunların oynanamıyor oluşunu, oyun içinde belli bir düzen sağlanamıyor oluşunu iyi anlamak gerekir.  Çünkü çocuklar bu yaş döneminin bilişsel gelişimi gereği onlardan istenilen biçimde değil, kendi istedikleri biçimde oynamaya çalışırlar ve oynarlar. Oyunlarında asla bir takım oyunu yoktur ve olamaz. Sadece işbirliği eğilimi olabilir Bu işbirliği de birlikte oynamaktan başka bir şey değildir. Yani bir çarkın birer dişlisi olma gibi bir anlayışa sahip olamazlar. Bu bağlamda bu yaş gruplarına yönelik futbola özgü bireysel, grup ve takım taktiği adına bir öğretim uygulaması söz konusu olmamalıdır. Bu yaş döneminin oyunlarında birlikte olma adına sadece aynı renk formayı giymiş olmak algısı vardır. Birlikte ama tek başlarına, tek başlarına ama birlikte oynarlar. Bu yaş grubunun öğretim uygulamalarında bazı etkinlik ve oyunlar aracılığı ile işbirliği algısı oluşturulmaya çalışılmalıdır. Örneğin stafet oyunları, bayrak yarışları gibi grup algısını güçlendirecek oyunsal etkinlikler bu dönem adına taktik öğretim içeriğini oluşturmalıdır. Birbirlerinden bir şey alıp vermeyi gerekli kılan veya birisinin hareket etmesinin diğerinin hareket etmesini ön koşulu olan etkinlikler işbirliği yapmanın önemini algılatmaya başlama adına yararlı eğitim içeriğidir.

            10-11 (12) Yaş Futbol Taktik Beceri Öğretimi
Bazı çocukların taktik öğrenme adına biraz daha öne geçmeye başladıkları, bireysel ve informal davranışlarını kontrol etmeye başladıkları bir yaş dönemidir.
Futbol oyunu açısından bakıldığında bu yaşlardaki çocukların daha çok temel teknik becerileri bireysel olarak uygulamanın peşinde olduklarından grup ve takım oyunu temelli bir zorlamaya gerek yoktur. Çünkü bu kez temel teknik becerilerde sıçrama eşiği olan kritik dönemi taktik öğretim adına heba etme gibi bir eğitim sorunu ortaya çıkabilir.
Bu yaş grubunda bazı çocukların kurallı oyunlara geçiş yaptığı, bazılarının ise kurallı oyunlarda zorlandığı yaşlardır.
Somut düşünceden soyut düşünceye geçiş evresinde olmaları, onların taktik adına bazı bireysel temel taktik davranışları anlamaya yerine getirmeye çalışmaya izin verir.
Grup taktiği adına oyun alanının bazı bölgelerinde bekleme ve o alanın gerektirdiği davranışları sergileme eğilimi başlar. Ancak temel eğilimleri hücum etme davranışları üzerinde şekillenir. Çocuklardaki bu eğilimi eğitim fırsatı olarak görüp değerlendirmek adına ileriye oyun/dikine oyun için gereken temel teknik özelliklerin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Bu yaş grubu futbol oyununu gol atma oyunu olarak görür. Bu algı normal bir algıdır. Yapılması gereken bu doğal gelişim seyrinden yararlanarak çocukların bireysel hücum taktiğine ilişkin hareket becerilerini geliştirmelerine olanak sağlayacak öğrenme ortamları hazırlamaktır.
Mevki seçimi daha çok alan seçimi ağırlıklı olarak geride ve ileride ya da hücum eden ve savunan şeklinde cereyan eder. Dolayısı ile savunmacı ve forvet oyuncusu olma adına değil ama, kendisine ilişkin farkındalık oluşturma adına bir eğilim başlayabilir. Burada yapılması gereken çocukların kompleks bir özellikte yetişmeleri adına her yerde oynamalarının sağlanmasıdır.
Sahanın küçük olması oyunun iki bölgede oynanan oyun  olarak (hücum ve savunma) algılanmasını güçlendirecek, bu anlamda savunma yapmak ve hücum etmek davranışlarına yönelik bir işbirliği taktik öğrenme adına bazı kazanımlar oluşturacaktır.
10-11(12)yaş çocukları için temel ve üst düzey taktik eğitim uygulamaları için erken bir dönemdir. Oyun alanı savunma ve hücum olarak iki taktik bölgeden ve dolayısı ile gol atma gol yememe algılarına dayanan bir taktik dışavurum ile gerçekleşir. Bu yaş çocukları oyunlarda birilerinin istediği şeylerden çok kendi hareket çeşidi, hareket becerileri ve motorik-kondisyonel özelliklerinin elverdiği ölçüde davranış sergileme peşindedirler. Dolayısı ile onların bu isteklerine bu tür eğitim ortamları ve uygulamaları cevap vermek gerekir.
Bu dönemde çocuklara türlü hareketi gerçekleştirme imkanı yanında, yeni hareket davranışları sergileme imkanı sağlayan oyunsal etkinlikler ve az kurallı oyunlar aracılığı ile bu davranışları anlamlı bir bütünlük içinde birleştirebilmelerinin sağlanması en önemli taktik eğitim olacaktır.
Hafif ve normal ebadından küçük toplar ile tek kale maçlar, 3 numara futbol topu ile küçük saha oyunları(dar alanda pas amaçlı değil) ve mutlaka futbol tadını alabilecekleri serbest oyunlar ideal eğitim uygulamalardır.

10-11(12) yaş grubuna ilişkin unutulmaması gereken çıkış noktası şudur; Bu yaşlardaki çocukların bilişsel gelişim düzeyleri daha ziyade soyut değil somut algı ve değerlendirmeler düzeyindedir. O halde oynayacakları futbol da olasılıklar ve tahminlere ilişkin olamaz. Yani rakibin durumuna göre tasarlanmış bir futbol oyunu öğretimi anlamsız ve gereksizdir. Düşünsel yeterlilikleri ölçüsünde sadece hücuma dayalı bir futbol vizyonları vardır. Çünkü bu yaşlardaki futbol oyunu ileriye doğru oynanması gereken, yani direk karşı kaleye gidilmesi gereken bir oyun algına dayanır. Bunun için her türlü hareketi denerler. Bunu değiştirmek yerine bu algıdan yararlanmak gerekir. Özellikle top sürme, çalım atma ve kaleye gol atma amaçlı son dokunuş gibi daha çok bireysel davranışların yoğun olarak sergilenmesi doğaldır. Bu doğallığı bozmadan bu tür eğitim uygulamaları fırsatını tüm çocuklara eşit ölçüde sunmak gerekir.
Oyunlarda:
Bireysel savunma taktiği olarak;
·         İlk toplara müdahale
Grup savunma taktiği olarak;
·         Alan savunması
Bireysel hücum taktiği olarak;
·         Süratli top sürme ve aldatma
·         Şut alanına girme ve şut atma
·         Yaratıcılık
Grup hücum taktiği olarak;
·         Ender de olsa duvar pasları
·         Duran toplar (başlangıç düzeyinde)
Bu yaş grubunun temel ve grup taktikleri olarak eğitim içeriğini oluşturmalıdır.
Çocukların gelişim özellikleri dikkate alındığında yukarıda sözü edilen temel taktik uygulamalar çok formal olmamalı, ilave taktik öğretim uygulamalarından kaçınılmalı ve bu taktik uygulamaların geliştirilmesine yönelik taktik çalışmalar yaptırılmamalıdır. 
            Pas tekniği ve davranışı gelecekteki oyunculuk ve futbolculuk kalitesi adına vazgeçilemez bir temel teknik davranış olsa da, bu yaşlarda çocukların bireysel olarak kendilerini ifade etme eğilimleri dikkate alınarak pas konusunda duyarlı olunmalı ama çok ketum davranılmamalıdır.
            Pas tekniğinin benimsenmesi ve içselleştirilmesi adına pasın temel özne pas oyunları ve etkinlikleri özel olarak uygulanmalı normal oyun koşullarında pas adına çocukların kendilerini ifade etmekten alıkoymalarına neden olunmamalıdır.
Unutulmaması gereken bu yaş grubunun öncelikli olarak koordinatif ve algı motor gelişim sürecinde olması gerektiğidir. Diğer bir söylemle gelecekteki futbolculuk verimini ve kalitesinin temellerinin atıldığı bir süreçte temel teknik beceri amaçlı eğitim, taktik beceri eğitiminden daha önemli ve gereklidir.

(12) 13-14 Yaş Futbol Taktik Beceri Öğretimi
Bu yaş grubu çocuklarının bilişsel gelişim düzeyleri, oyuna ilişkin düşünce biçimleri daha soyut düşünebilmelerini sağlayacak durumdadır. Bu şu anlama gelmektedir; Futbol bir takım oyunudur ve bu oyunu oynayabilmek için birlikte hareket etmek gerekir. Bu düşünce oyun içinde bireysel davranışlar kadar grup ve takım davranışlarının da önemli olduğunun farkına varılmasının sonucudur.
Bu farkındalık ve değişim önemli bir gelişim göstergesidir. Bu nedenle grup ve takım oyunu adına temel taktiklerin altın dönemi olarak değerlendirilecek bir dönemdir. Bunun yanı sıra bu dönemde takım taktiğine giriş, oyun sistemi ve gereği dizilişlerle tanışmanın başladığı bir taktik gelişim söz konusudur.
Bu dönem aynı zamanda futbol altyapılarında yarışmacı sürecin başladığı bir dönemdir. Söz konusu yarışmacı süreç altyapı lig müsabakaları deneyim kazanma ve temel taktikleri uygulayabilme ortamı olarak değerlendirildiğinde bir eğitim fırsatıdır. Ama bu müsabakalar kazanmaya odaklı ve kazanmanın başarı olarak algılandığı anlayış ile gerçekleştiriliyorsa çocukların bazı konularda gelişimlerini engelleyen bir faktör de olabilmektedir.
Çocuklar bu yaş dönemlerinde temel taktik becerileri uygulama, takım taktiği olarak da sistemlere ve dizilişlere giriş yapacakları bu dönemde, müsabakalar nedeni ile üst düzey taktik eğitim uygulamalarına ve beklentilerine maruz kalabilmektedirler.
Bunlara ilaveten normal futbol topu ve oyun sahası büyüklüğü gibi dezavantajlar da buna eklendiğinde ortaya ciddi bir tıkanma ve boğulma hali çıkmaktadır. Doğal olarak da bunun sonucu bu dönemin futbolu hiç olmaması gereken bir biçimde kuvvete dayalı, kuvvetli oyuncu odaklı bir hal alabilmektedir.
Top kontrolleri ve pasın altın dönemidir. Pasın sadece beceri düzeyi açısından değil oyun açısından da öneminin ve değerinin algılandığı bir dönemdir. Pasın grup ve takım oyunu açısından tüm taktik uygulamaların anahtarı olduğunun öğretilmesi gerken bir dönemdir ve uygulamalara da bunun mutlaka yansıtılmasının sağlanması gerekir.
Artık oyun alanının savunma ve hücuma dayalı iki bölgeden değil, orta alanın da olduğu üç bölgeden oluştuğu ve bunun oyuna yansıtıldığı bir dönemdir. Ama orta saha hala çabuk geçilir ve oyun hazırlığın gerçekleştiği bir alan olarak değerlendirilemez. İşte bu yaşların eğitim uygulamalarının taktik amaçlarından ve içeriğinden birisi de bu olmalıdır.
Bu dönemin en önemli taktik temelli öğretim içeriği oyun anında doğru temel tekniği seçebilme ve uygulayabilmedir. Buna seçilmiş temel teknik beceriyi olabildiğince çabuk uygulayabilmeyi de ilave ederseniz bu yaş grubu için amaca ulaşılmış demektir.
Mevki seçimleri ve mevki oyunculuğu için seçimlerin yapıldığı ama seçim ve tercihlerin kesinleştirilmemesi gerektiği bir dönemdir. Mevki çalışmalarına başlanması gerektiği ancak her çocuğun her mevkiye göre temel taktikleri uygulayabilir olmasının sağlanmasının önemli olduğu bir yaş dönemidir.
İleriki süreçlerde ve profesyonel düzeydeki çalışmalarda ise bunun tam tersi, çalışmaların herkesin oyun içindeki rolüne, mevkisine ve görev ve sorumluluklarına yönelik uygulamalardan oluşması gerekmektedir.  
Ama bu yaş dönemindeki çok yönlülük gelecekteki oyunculuk kalitesi açısından gereklidir.
Bu dönem çocuklarının temel teknik beceriler açısından geldikleri düzey ile anlama, kavrama ve farkına varma ile ilgili geldikleri düşünebilme düzeyleri aşağıdaki temel ve grup taktiklerini oyun içinde hayata geçirebilmeye uygundur.
 Bireysel savunma taktiği olarak;
·         İlk toplara müdahale
·         Derinlik
·         Kademe
·         Savunmada yer tutma
Grup savunma taktiği olarak;
·         Alan savunması (ağırlıklı olarak)
·         Adam adama savunma
Bireysel hücum taktiği olarak;
·         Süratli top sürme ve aldatma
·         Boş alan yaratma
·         Şut alanına girme ve şut atma
·         Top saklama- Yardımlaşma
·         Yaratıcılık
·         Kanat oyunlarında kale çizgisine inme ve dışarıya pas verme   
Grup hücum taktiği olarak;
·         Duvar pasları
·         Kombinasyonlar (en az iki ve daha fazla beceriyi amaçlı olarak kullanabilmeye dayalı varyasyonları ekleyebilme)
·         Top değiştirme

Takım taktiği adına oyun sistematiğine giriş yapılmalıdır. Bu oyun sistemlerine geçiş değildir. Kazanılmış olan temel taktik becerilerin bir kısmını oyun akışı içinde takım bütünlüğü takım bütünlüğü adına sistematik bir biçimde kullanabilme becerisidir.
Hücum adına;
·         Kontratağa giriş
·         Merkezi hücum oyununa giriş
Savunma adına;
·         Savunmada yer alma, geriye sarkma
·         Presle savunmaya giriş
·         Temel ofsayt uygulamaları
·         Duran topların kullanımı

15-16 Yaş Futbol Taktik Beceri Öğretimi
Temel teknik beceriler ile ilgili hiçbir sorunu kalmamış olması gereken bu dönem oyuncuları, taktik öğrenme açısından da oldukça ciddi mesafeler kazanmaları gereken bir döneme girmişlerdir.
Daha önce de belirtildiği üzere temel teknik becerileri gerçekleştirebilme düzeyi açısından doruk noktayı yakalama yaşı 15’li yaşlar olurken, taktik beceriler açısından doruk noktayı yakalama yaşları daha geç dönemlerdir. Çünkü taktik beceri düşünce gücü ve yeterliliğini yani soyut olan şeyleri somuta dönüştürebilme ile ilgili gelişim özellikleridir.
Ayrıca taktik beceri temel teknik becerilerde sorunsuz olmayı yanında kondisyonel açıdan bazı özellikleri de gerektirir. Sonuç itibari ile taktik beceriler futbolun gereklilikleri açısından bir bileşendir. 
Türk futbolundaki sorunsallardan birisi de, oyun sisteminin gereği olan taktik davranışları sahaya yansıtabilmede yaşanan sistematik davranış eksikliğine ilişkindir. Bunun çözümü altyapı sürecinde elde edilmiş olması gereken tüm temel teknik becerilerin temel taktik davranışlar ile birleştirilebilmesini sağlayan savunma, orta alan ve hücum kombinasyonları yanında olasılık üzerine çeşitlendirilen oyun alıştırmalarıdır.
15-16 yaş dönemi performans sürecine girildiği dönemlerdir. Saha içinde mevki tercihleri netleşmiştir.
 Bu yaş grubu öncelikli olarak bireysel ve grup taktiğine ilişkin temel taktik becerilerde mükemmel düzeye ulaşmış olmalıdır.
Bu beceriler genel çerçevesi ile şunlardır:
 Bireysel savunma taktiği olarak;
·         İlk toplara müdahale
·         Hücum oyuncusunun yönünü kaleye çevirtmemek
·         Hücum oyuncusunu tehlikeli bölgeye sokmamak (kaleyi geniş açıdan gören ceza alanı içi ve önü gol atma olasılığı yoğun olan bölge).
·         Oyalama
·         Derinlik
·         Denge
·         Kademe
·         Savunmada yer tutma
Grup savunma taktiği olarak;
·         Alan savunması (ağırlıklı olarak)
·         Adam adama savunma
·         Ofsayt becerileri
Bireysel hücum taktiği olarak;
·         Süratli top sürme, aldatma, adam eksiltme
·         Boş alan yaratma
·         Orta yapma alanına (kanatlara)girme ve isabetli gol ortaları yapma
·         Kanat oyunlarında kale çizgisine inme ve dışarıya pas verme   
·         Şut alanına girme ve isabetli şut atma
·         Top saklama- Yardımlaşma
·         Yaratıcılık
Grup hücum taktiği olarak;
·         Oyunda yön değiştirme
·         Hücumda Genişlik
·         Kanat oyunları
·         Kombinasyonlar
·         Top değiştirme
·         Duvar pasları
·         Bindirme
·         Adam çoğaltma
·         Duran topların kullanımında çeşitlilik
15-16 yaş döneminde temel taktik becerilerin sahaya yansıtılması oyun bütünlüğü ve oyun akışının gerektirdiği koşullar içinde olmak zorundadır. Oyun dışında bireysel ve grup çalışmaları elbette gerekli ön eğitim çalışmaları olsa da, önemli olan bu davranışları oyun ve müsabaka koşullarında en doğru ve amaca uygun gerçekleştirebilmektir.
Oyun ya da müsabaka deyince söz konusu bu temel taktik beceriler oyunun koşulları içinde belli bir sistematik içinde uygulanması gündeme gelmektedir. İşte bu sistematik denilen olgu takım oyununun müsabaka düzenini uygulanabilmesi anlamına gelmektedir. Bundan sonrası ise oyun sistemleri ve sistemlerin gereklerini yerine getirebilme becerileridir.
Bu yaş dönemi temel taktik becerileri oyun sistematiği içinde takım oyununa yansıtabilme sürecidir. Bunlar;   
Müsabakada savunma anlayışı ve savunma düzeni ile müsabakadaki hücum düzeni ve hücum anlayışıdır.
Savunma ile ilgili sistematik taktik uygulama becerileri
·         Forechecking; presle yapılan savunma becerileri,
·         Geriye sarkma, Savunmada yer alabilme.
·         Ofsayt uygulamaları
    Hücum ile ilgili sistematik taktik uygulama becerileri
·         Kontratak
·         Merkezi Hücum

Tüm bu beceriler aslında oyun sistemlerine de bir şekilde girildiğinin göstergeleridir. Ancak Oyun sistemleri ve sistemlerin gereği dizilişlerin taktik beceri davranışları giderek olgunlaşacak bir oyun anlayışının ürünleridir.
Bu yaş döneminde oyun sistemlerine ilişkin olarak spor kulübünün ve ulusal düzeyde futbol ekolünün gerektirdiği temel oyun sistemi ve dizilişine ilişkin formasyon kazanımına giriş yapılmalıdır.
Bu dönemde oyun mevkilerinin netleşmiş olması savunma, hücum ve orta alan bölgelerine yönelik bir netleşme şeklinde olmalıdır. Bu dönemde savunma, orta alan veya hücum tercihi netleşen oyuncuların mutlaka savunmanın, orta alanın ve hücumun her alanında ve yönünde oynamaları sağlanmalıdır. Böylesi bir eğitim bu yaş dönemi oyuncularının bireysel ve grup savunma ve hücum taktikleri yanı sıra, savunma ve hücum ile ilgili sistematik taktik uygulama becerilerini arttıracak ve bir sonraki süreçte oyun sistemlerinin gereği saha dizilişlere ilişkin görev ve sorumlulukları daha iyi yerine getirebilmelerine kolaylık sağlayacaktır.



17-18 Yaş Futbol Taktik Beceri Öğretimi
Oyun sistemleri ve oyun sistemleri gereği saha dizilişlerinin gerekli kıldığı görevleri yerine getirmede mükemmellik ve sorunsuzluk dönemidir. Daha da önemlisi, müsabakadan müsabakaya değişen taktik görevlere adaptasyon ve sorumluluk alabilme bu yaş döneminin eğitim sürecini oluşturmalıdır.
Müsabaka anında değişen durumlara göre taktik görevler konusunda program değiştirebilme becerisinin kazandırılması gereken bir süreçtir.
Rakip takımın durumuna göre oyuna entegre olabilme, takım arkadaşından doğan eksikliği kapatabilme ve oyun anında ekstra taktik görevlerin gereğini gerçekleştirebilme gibi özellik eğitiminin önemli olduğu performans sürecidir.
Temel oyun sistemlerini ve bu sistemlere ilişkin taktik görevleri yerine getiriyor olabilme özellikleri bu dönemin taktik öğretim uygulamalarının amacı olmalıdır.
4:4:2, 4:3:3, 3:5:2, 3:4:3 gibi bazı temel oyun sistemleri ve bunların varyasyonlarından oluşan dizilişlere ilişkin gerçekleştirilecek öğretim uygulamaları futbolculuk kalitesi oluşturma adına ihmal edilmemesi gereken eğitim uygulamalarıdır.
Bunların yanı sıra çok daha önemlisi kulüp ölçeğinde ve özellikle ulusal ölçekte benimsenmiş bir oyun anlayışı ve bu anlayışın sahaya yansımasını sağlayacak oyun sistemi konusunda gerçekleştirilecek eğitim uygulamaları bu dönemin en önemli taktik eğitim içeriklerini oluşturmalıdır.     

6 Mar 2013

Futbol Altyapı Eğitiminde Hafif Top ve Küçük Top Kullanımının Önemi



Hafif top, top ile ilgili hareketi gerçekleştirebilme yeterliliğini kolaylaştırması açısından çok ama çok önemlidir. Nesne ne kadar büyük ve ağır olursa o nesneyi hareket ettirebilmek için sarf edilmesi gereken güç o kadar artar. Ya da o nesneyi hareket ettirebilmek için daha güçlü olmak gerekir.
Beceri gelişimi açısından bir hareketin öncelikle gerçekleştirebilmek yani denemek sonrasında da tekrarlamak gerekir. Söz konusu hareket amaçlı olarak ve istendiği her anda gerçekleştirilebiliyorsa öğrenilmiş demektir. Aynı hareket büyük bir kolaylıkla, hızla ve doğrulukla gerçekleştirilebiliyor ise buna da beceri denir.
Nesne ile ilgili ya da bir nesne kullanımının gerektirdiği hareketlerde ise, nesnenin özellikleri bir hareketin denenmesi, tekrar edilmesi ve istendiği an amaçlı olarak gerçekleştirilebilmesini etkiler. Çok daha önemlisi nesnenin özellikle ağırlığı söz konusu nesne ile ilgili birçok hareketi belli bir hızda, kolaylıkta ve doğrulukta gerçekleştirebilmeyi doğrudan etkiler. Bu etkileme küçük yaşlarda hareket kolay gerçekleştirebilmeye olumsuz olarak yansırken büyüme ile birlikte bu etkinin olumsuzluğu giderek azalır.
Nesnenin kendisi bir durumdur ve her durum kendi koşullarını yaratır. Öncelikle o koşulların yerine getirilmesi gerekir ki sonrasında amaçlanan davranış gerçekleşebilsin. Oysa küçük çocukların nesneden kaynaklanan koşulları bertaraf etmeye odaklanması değil o nesneyi amaca uygun kullanabilme ustalığını geliştirmeleri birincil derecede eğitim amacı olmalıdır.
Eğer top ağır ya da büyükse, topun ağırlığı ve büyüklüğü koşulu hareketin gerçekleştirilme kalitesini ve beceri düzeyini etkiler. Özellikle çocuklarda topun ağır olması durumu çocuğun hareketi gerçekleştirme sürecinde odaklanması gereken beceri değil topun hareket ettirilmesi olacaktır. Bu temel teknik beceri öğrenimi için olumsuzluk faktörüdür.
Bir nesneyi hareket ettirebilme, onu kontrol edebilmek için harcanacak güç söz konusu nesneyi beceri düzeyi yüksek bir şekilde hareket ettirmeyi ve kontrol edebilmeyi engeller. Sinir iletilerinin kasları harekete geçirme biçimi eğer ağırlıklı olarak güç üretme ile ilgili ise, daha büyük kas ve fazla sayıda kas fibrili devreye girecektir. Böylesi durumlarda vücudun ilgili bölümü ile nesne ilişkisi nesneye güç uygulama ilişkisi olur ki, teknik beceri gelişimi bu şekildeki bir biyolojik sistematik ile oluşmaz.
Temel teknik becerilerin gelişebilmesi için nesnenin hafif olması birinci koşuldur. Hafif bir nesneyi hareket ettirebilmek için güç üretme yerine yeterince güç üreterek nesneyi değişik biçimlerde kontrol edebilecek nesneye hükmedebilecek küçük/ince kas gruplarını kullanabilmek mümkündür. Çünkü hafif nesne için gelen sinir iletileri güce yönelik değil, nesneyi kullanabilmeye yönelik nitelikli iletiler olacaktır.
Küçük bir çocuğa çok büyük ve ağır bir makas vererek ondan bir kâğıdı düzgünce kesmesini beklemek ile altyapı eğitimindeki birinci ve ikinci hatta üçüncü dönem çocuklarına ağır ve büyük toplar vererek onlardan temel teknikleri beceri düzeyi yüksek şekilde gerçekleştirmelerini istemek aynı şeydir.
Temel teknik beceriler tam anlamı ile sinir kas koordinasyonu ile gerçekleşen koordinatif özelliklerin bir sonucudur. Koordinatif özellikler vücudu ve vücudun bir bölümünün giderek artan bir düzeyde kontrollü kullanabilme becerisidir. Vücudun tamamını veya bazı bölümlerini belli bir uyum içinde amaçlı olarak kullanabilme becerisi olan koordinasyonu olumsuz olarak etkileyecek olan şey dış etkenlerdir. Dış etkenler ne kadar karşılanabilir durumdaysa koordinasyon bozulmadan sürdürülür. Top ile ilgili temel teknik becerilerde topun ağırlığı ne kadar karşılanabilirse top ile ilişkiyi gerektiren hareketler o kadar iyi düzeyde gerçekleşir. Topun ağırlığı dış etken olarak ne kadar fazla ise top ile ilişki o kadar bozulur ve beceri düzeyi düşer.
8, 9 yaşlarında bunun içindir ki, naylon ve plastik toplar son derece gerekli ve yararlı top materyalleridir. 10, 12 yaşlarında ise voleybol topu özelliğindeki ve ağırlığındaki topların tercih edilmesi temel teknik beceri gelişimi açısından bir zorunluluktur.
13, 14 yaş çocuklarının müsabakaları izlendiğinde, müsabakaların normal saha ebadında yapılıyor olmasının da getirdiği olumsuzluklar nedeni ile 5 numaralı topun ne kadar zorlayıcı olduğu ve çocukların çoğu temel teknik beceriyi gereği gibi gerçekleştiremediklerini gözlemlemek mümkündür. Oysa bu yaş döneminde de küçük numaralı topların kullanılması hem temel tekniklerin beceri düzeyini, hem de daha önemlisi temel tekniklerin müsabaka koşullarında kullanılabilme kalitesini arttıracaktır. Bunların yanı sıra temel taktik becerileri uygulanabilirliğine de olumlu katkı sağlayacaktır.
Büyük ve ağır top küçük yaş gruplarında güce dayalı futbola prim vermektir. Oysa temel teknik becerilerin kullanımındaki ustalığa dayalı futbol, yani koordinatif özelliklere dayalı futbol altyapı eğitiminin önemli amaçlarından olmalıdır.
Hafif ve küçük top meselesi sadece belli bir yaş grubu ile sınırlı kalmamalıdır. Her yaş döneminde kullanılması gereken bir eğitim materyali olmalıdır. Hafif top küçük yaş gruplarında bir zorunluluk ve gereklilik olurken ilerleyen büyük yaş dönemlerinde de teknik becerilerin mükemmelleştirilmesi adına bazı çalışmalarda kullanılması gereken bir eğitim ve çalışma materyali olmaya devam etmelidir.
Küçük toplara hükmedebilmek için daha ince kas hareketlerini kullanmak zorunluluğu normal topları daha rahat kullanabilmeyi ona hükmedebilmeyi kolaylaştıracaktır. Normal toplar ile temel teknik becerileri gerçekleştirebilme kalitesi daha da artacaktır.
Gelişim ve öğrenme açısından ilk önemli koşul büyümedir. Büyümeye uygun olmayan hiçbir şey öğrenilemez. Altyapı eğitiminde çocuğun büyümesine en uygun olan topların kullanımı o dönemin öğrenmelerini hem kolaylaştıracak hem hızlandıracak hem de niteliğini arttıracaktır.     

Topların büyüklüğü ve ağırlığı ile ilgili yarattığı eğitim durumları ve sonuçları;
  •   Ağır toplar; top ile ilgili çok fazla çeşitlilikte hareket gerçekleşmeye engel koşullar yaratır. Israr ise hareket kısıtlılığı ve kuvvet eğilimi, kuvvetli olma hissi doğurur.
  •   Hafif toplar; Hareket çeşitliliği fırsatı doğurur. Çünkü topu hareket ettirebilme eforu, topu değişik şekillerde hareket ettirebilme eforuna dönüşür. Topa hükmetme hissi ve ihtiyacı ve fırsatları yaratır. Büyük kuvvet gereği hissi yerine çabuk olma isteği ön plana çıkar.

Geçmişteki naylon toplar ile daha kolay ve mükemmel derecede gerçekleştirilebilen hareket becerilerinin temelinde bu neden yatar. Günümüzde naylon toplara dönme ihtiyacı sadece bir nostalji değil bir eğitim zorunluluğu olarak algılanmalıdır. Özellikle 8-9 yaş döneminde hafif topların top ile ilişkiyi arttırmadaki rolü büyüktür.
Temel teknik beceriler edinmede kritik bir yaş dönemi olan 10-11(12) yaşlarda ise, voleybol topu ağırlığındaki topların kullanımı ve en küçük numara futbol toplarının kullanımı (3 numara top), çocukların hareket çeşitliliği fırsatı sağlarken bazı temel tekniklerdeki beceri düzeylerinin artmasına olanak verecektir.
Altyapı çalışmaları ve müsabakalarında 10-11-12-13 yaş dönemlerinde 4 numara top,   14 yaş müsabakalarında ise 5 numara normal top kullanıldığı görülürken 3 numaralı topların sadece o da genel bir uygulama şeklinde değil 7, 8 yaşlarındaki çocuklara yönelik kullanıldığı görülmektedir.
14 yaş müsabakaları gözlemlendiğinde 5 numaralı topun kullanılmasında çocukların hareket kısıtlığını açıkça görebilmek mümkündür. Keza özellikle 10-11 yaşlarında 4 numara topların yine ağır top olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek gerekir. 12 yaşlarında 13 yaşlarındaki çocukların 4 numara 3 numaralı toplar ile oyunlarını gözlemlerseniz ne kadar keyifli ve akıcı bir oyun oynadıklarını görebilirsiniz. Çünkü işin yoğunluğu topa değil topu rahat kullanmaya kayınca temel hareket becerileri kullanımı hissedilir derecede artmaktadır. Biraz daha küçük ve hafif toplar çocukların temel teknik becerileri daha hızlı, daha akıcı ve daha ritmik bir şekilde gerçekleştirmelerinde etkili olmaktadır Bu da temel teknik becerilerin müsabaka tekniği koşullarında gerçekleştirilmesi gelişimini hızlandıracaktır.
  •       Gereğinden fazla küçük top kullanımı; Top ile ayağın teması topun küçük olması nedeni ile zorlaşacağından daha fazla koordinasyon ihtiyacı dolayısı ile ince beceri gelişimine katkı sağlar. 10,12 yaş ve 13,14 yaşlarındaki öğretim uygulamaları gereğinden fazla küçük top kullanımlarına da mutlaka yer verilmelidir.
  •       Büyük ve hafif top; top ile temas yüzeyi kolaylaşacağından özel zorluğu olan temel teknik becerilerin ilk öğrenme aşamalarında kolaylık sağlayabilir. 7 yaş için mükemmel, 8-9 yaş için zaman, zaman kullanılması gerekli bir top çeşidi olmalıdır.  

     

OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ

Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...