14 Tem 2016

J.P.SATRE'IN FUTBOL TANIMINA İLİŞKİN BİR KAÇ CÜMLE İLE VAROLUŞÇU FELSEFE VE FUTBOL


J.P. Satre çok önemli bir felsefecidir.
Bu çok önemli felsefeci, çok önemli bir takım oyunu olan futbolu da es geçmemiş, onunla ilgili de laflar etmiş, yazılar yazmıştır.

Ettiği sözlerden birisi de resimdeki kareografideki sözdür.
Bu cümlede yer alan "karmaşıklaşır" ifadesini zenginleşir, güzelleşir, anlam kazanır ve aslını bulur biçiminde algılamak gerekir.

Bu durum varoluşçu felsefe açısından şöyle açıklanabilir;
Bir takım, karşısındaki başka bir takım varsa, işte o zaman kendisinin de takım olduğunu anlar.
Onun için karşınızdaki takım düşmanınız değil, size anlam ve değer kazandıran rakibinizdir.
Yani rakip olmak düşman olmak değildir...
Rakip dediğimiz şey, yani karşımızdaki takım bizim takım olarak var olma nedenimizdir. O yoksa bizim var olmamız için bir neden yoktur.
O'nun olmaması demek bizim de olmamamız demektir.
O halde varsa ben de varım.. Ben varsam o da var.

Karşıt sandığımız ya da bize öyle öğretilen bir çok şey aslında bizim varlığımızın bir nedeni, gerekçesi ya da ihtiyacımız olan şeydir.
Karşıt olmak demek, yok eden ya da yok edilmesi gereken şey demek değildir. Bütünleyen, işlevsellik kazandıran, zenginleştiren, var olmaya anlam katan, hatta varolmayı sağlayan demektir.
Düşünün siyah beyazın karşıt rengidir, ya da beyaz siyahın... Birisi olmasaydı diğeri şimdiki var olduğu kadar değerli ve anlamlı olabilir miydi?

Bunu anladığımız an yaşam da, dünya da ve futbol daha da güzelleşecektir.

1 Haz 2016

GELİŞİM PSİKOLOJİSİ VE FUTBOL EĞİTİMİ


Gelişim ilkesi 3
GELİŞİM DEĞİŞİK ALANLARDA NÖBETLEŞEREK GERÇEKLEŞİR.


Çeşitli dönemlerde gelişim alanları nöbetleşerek ön plana geçebilir. Bir gelişim alanının çok hızlandığı dönemlerde diğerleri duraklama gösterebilirler (Senemoğlu, 2004: 6).


Örneğin doğum öncesi dönemde bebeklikte fiziksel gelişim oldukça hızlı iken 2-3 yaşlarında dil gelişimi hızlanır. Önceki yıllara göre fiziksel gelişim biraz yavaşlar.


Okul yıllarında sosyal gelişim hızlı iken cinsel gelişim yavaş gerçekleşir. Ergenlik döneminde ise bedensel ve cinsel gelişim dikkat çekecek düzeyde hızlanır (Aral ve ark., 2000).


Görüldüğü gibi gelişimin nöbetleşerek devam etme ilkesi uyarınca belli dönemlerde belli gelişim alanlarının öne çıkması söz konusudur.


Bilindiği üzere gelişim alanları fiziksel (bedensel ve motor), bilişsel, sosyal ve duygusal olmak üzere değerlendirilmektedir. Her bir gelişim alanı diğerinden bağımsız değildir. İç içe geçmiş sarmal bir şekilde bir bütün olarak ama bazen bir gelişim özelliğinin daha ön plana çıkıp ağırlık kazandığı bir süreç söz konusudur.


Hareket veya oyun eğitiminde gelişimin bu ilkesinden elde edilecek çıkarım, çocuklardan her yaş döneminde belli bir gelişim alanıyla ilgili aynı hızda bir öğrenme beklenmemesi gerektiğine ilişkin olmalıdır.


Oyun veya hareket etkinlikleri, çocukların yaş ve dönem özelliklerini mutlaka dikkate almak zorundadır. Aksi halde, öğretim amaçlarına uygun gelişime katkı sağlama mümkün olamayacağı gibi, döneme uygun gelişim özelliğini görmezden gelen etkinlikler zarar verici de olabilmektedir.


Futbol altyapı eğitiminde gelişimin nöbetleşerek gelişmesi ilkesi açısından en büyük hatalar genel olarak şunlardırı;


1. Teknik beceri düzeyi ile ilgili 8-9 yaşlardan önce beklenti içine girilmesidir.


2. 8-9 yaşlarda çok fazla sayıda teknik beceri çeşitliliği peşinde olunmasıdır.


3. 10-12 yaşlarda hem teknik beceride artı, hemde çeşitlilikte artış yerine kondisyonel özelliklerin peşinde olmaktır.


4. 13-15 yaşlarda teknik becerilerde ustalaşma yerine performans beklentisidir.


5. 16-18 yaşlardan önce oyun sistemleri ve sistemlere özgü taktik taktik çalışmalardır.


31 May 2016

GELİŞİM PSİKOLOJİSİ ve FUTBOL

Gelişim İlkeleri 2

GELİŞİM SÜREKLİ BİR OLUŞUMDUR VE AŞAMALAR HALİNDE (BELLİ AŞAMALARDAN GEÇEREK) OLUŞUR.

Gelişimin sürekliliği öğrenmenin sürekliliği anlamına da gelmektedir.
Çocuklar seviyelerine uygun tüm davranışları sürekli öğrenebilirler. Öğrenmenin ve diğer gelişim unsurlarının aynı şekilde ve düzgün bir zaman eğrisiyle görülmesi mümkün değildir.

Öğrenme ve diğer gelişim unsurlarının bir işi yapabilme sürecindeki değişimi sürekli ancak, bunu çıktıya dönüştürebilme süreci aşamalar halinde olabilmektedir. Bu aşamalılık biyolojik bir zorunluluktur.

Psikomotor gelişim düzeyi için o düzeyin gerektirdiği motor davranışları gerçekleştirebilecek birikimler gereklidir. Bir davranışın gerçekleştirilmesi o davranış için gerekli olan ön davranışları gerçekleştirebilme zorunluluğu anlamına gelir. Bunlar hep sürekli ancak birikimli olduğu için aşamalılık şeklinde ortaya çıkan değişimlerdir.

Bu eğitim ilkesinin Futbol yansımaları aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

1. Çocuklar gerçekleştirebildikleri kadar yapabilirler.

2. Futbol eğitimi formal anlamda olmasa da çocuğun hareket etmeye başladığı an başlayan bir süreçtir. Spor eğitimi ilkel hareketler ve temel hareketler dönemlerinden başlayan bir süreç ve bu dönemlerden başlayarak ileriye doğru yine belli dönemlerde ortaya çıkan hareket becerilerindeki artış demektir. Bu bağlamda ilkel hareketler dönemi etkinlikleri (uyaranları) temel hareketler dönemi için, temel hareketler dönemi etkinlikleri de özel hareketler dönemi için birer gelişim aşamalarıdır. Yürüme hareketi koşma hareketi için bir gelişim aşamasıdır ve mutlaka yaşanmalı ve yaşatılmalıdır.

3. Bir hareket veya teknik beceri birden ortaya çıksa da o hareketin gerçekleştirilebilmesi uzun bir birikimi gerektirir.

4. Çocukların uzun süre motor bir davranışı beceri düzeyinde gerçekleştiremiyor olmaları, söz konusu beceri aşaması için gereken sürekliliği sağlayamamış olmaları ile açıklanabilir.

5. Oyun veya hareket eğitimi ve sonraki yaş dönemlerindeki temel spor eğitimi sürecini ilgilendiren uygulamaların amaçladığı ve içerdiği tema “hareket yeterliliği”dir. Motor yeterlik yanında, bedensel diğer gereklilikler olan solunum, dolaşım gibi kondisyonel yeterlilikleri içermeye başlar. Bunun için okulöncesi dönemden başlayarak çocukların bu özelliklerini ve bu özelliklerin doğal seyrini ve gelişim aşamaları sürecini iyi bilmek gerekir. Dolaşım ve solunum sistemi ile kassal özelliklerin doğal gelişim süreçlerine ve gelişim aşamalarına uymayacak biçimde uyarılması ve geliştirilmesi çalışmaları gelişimin biyolojik temel ilkelerine ters olacaktır. Çocukların kassal gelişim özelliklerinin kritik dönemleri araştırmalar ile ortaya koyulmuştur. Dolayısı ile gelişimde aşamalılık ilkesine, gelişim ile ilgili biyolojik bulgulardan hareket ederek uymak mümkündür. Gelişime paralel olmayan kondisyonel çalışmalar zorlayıcı ve sağlığı tehdit edici eğitim uygulamalarıdır. Aynı zamanda işin doğasına uyulmaması nedeni ile olumsuz tutum geliştirmeye sebep veren yaklaşımlardır.

6. Oyun veya hareket eğitimi etkinliklerinin mesafe ve süreye dayalı ölçmeci bir eğitim anlayışı ile planlanması çocukların gelişim sürekliliğine ve gelişimde aşamalılığa uygun olmayan bir anlayışı yansıtır.

GELİŞİM PSİKOLOSİ VE FUTBOL

Gelişim ilkesi 1
"GELİŞİM KALITIM VE ÇEVRE ETKİLEŞİMİ SONUCU OLUŞUR"

Kalıtım bireyin genlerle geçen özelliklerini ve bu özelliklerin sınırlarını belirlerken çevre, bu özelliklerin ne derece ortaya çıkacağını ya da bireyin bir çok gizil gücünde performansının ne olacağını belirlemektedir (Atkinson ve ark., 1999; Erden, Akman, 1996).

Kalıtım var olan çevre koşulları ile etkileşime girerek gelişimi belirler. Bireyin sahip olduğu özellikler genlerinin belirlediği sınırlar içinde çevreyle etkileşim içinde biçimlenir (Yeşilyaprak, 2006: 38). Örneğin kalıtsal zeka potansiyelinin uygun eğitim yaşantıları ile desteklenmemesi halinde yeterince gelişmediği bilinmektedir. Öte yandan boy, kilo gibi birçok fiziksel özelliğin gelişimi yeterli ve dengeli beslenmeye bağlıdır (Aydın, 2007: 24).


Bu ilke dünyanın her yerinde ve her çocuk için geçerliliği söz konusu olan bir ilkedir.

Bu ilkenin bize söylediği şey pratik anlamda şunlardır;

1. Kalıtımsal özellikler önemlidir ama her şey değildir.
2. Çevresel özellikler yani eğitim önemlidir. Ama tek başına yeterli değildir.
3. Kalıtımsal özelliklerin olumluluğu ile eğitimin olumluluğu birleşince "gelişim" mükemmel olur.
4. Kalıtım için çocuğun sadece enine boyuna bakmak hatadır. Çocuğun yaşına uygun normal gelişim özellikleri gösterip göstermemesi önemlidir.
5. Her çocuk her eğitime aynı şekilde cevap vermez, veremez.
6. Eğitim yaşantıları kalıtımsal özellikleri tetiklemeli ve onu uyarmalıdır.

30 May 2016

EZBER TEKRARDIR... TEKRAR İSE EZBER

SÖZEL VE DÜŞÜNSEL EĞİTİMDE EZBERİN YERİ NEYSE,
HAREKET EĞİTİMİNDE VE TEMEL TEKNİK EĞİTİMDE DE TEKRARIN YERİ ODUR.

EZBER TEKRARLA OLUR
TEKRAR EZBER DEMEKTİR.

SONUNDA BECERİ GELİR AMA BU BECERİ YARATICI VE ÇOK YÖNLÜ OLMAYAN TEKİL BİR BECERİDİR.

Sözel ve düşünsel eğitimde ezber yapmak demek; Kelimeleri ve cümleleri defalarca sözel olarak tekrarlayarak olduğu gibi önce kısa süreli belleğe sonra geri çağırıp yine tekrar ederek uzun süreli belleğe kaydetmek demektir.
Hareket eğitiminde ve teknik eğitimde bir hareketi defalarca aynı şekilde yaparak önce kısa süreli belleğe, sonra istendiğinde ve gerektiğinde tekrar aynı şekilde yaparak uzun süreli belleğe kaydetmek demektir.
Sözel eğitimde ezber ile Hareket eğitiminde tekrar belli ölçüde ve bazı durumlarda çok olumlu sonuçlar verir.

Çünkü;
İkisi de çabuk öğrenmeyi sağlar.
İkisinde de öğretim kolaydır.
İkisinde de beceriye çabuk ulaşılır.

Ama;
Eğitim hayatı boyunca tüm derslerde ezber ile yetişen çocuklar sonunda ezber yaptıkları konularda ve tek açıdan mükemmel olurlarken, ezber yapmadıkları konularda yetersiz oldukları gibi, ezber yaptıkları konuyu farklı durumlarda çeşitleyemezler, yorumlayamaz, analiz ve sentez yapamazlar.

Yine hareket, spor eğitimi ve süreci boyunca hep tekrar ederek, tekrar ettikleri hareketleri ve teknikleri mükemmel yapan kişiler, sadece beceriye ulaştıkları hareket ve teknikleri çok iyi yaparlarken aynı hareket ve becerileri farklı durumlar, pozisyonlar ve şartlarda duruma uydurma denilen o an için en doğru ve en gerekli hareketi ve tekniği yapmakta yetersiz kalırlar.

Onun için ne sözel ve düşünsel eğitimde ezberden, ne de hareket ve spor eğitiminde ezberin karşılığı olan tekrar yaparak öğrenmeden ve öğretimden kaçınmamız hayati derecede önemlidir.
Ezber yapanlar tartışma ortamlarında ve fikir üretme ortamlarında ne kadar sıkıntı yaşarlarsa,
Spor eğitim hayatını sadece aynı şeyleri tekrar ederek beceriye dönüştürenler de müsabakalarda çoğu zaman yetersiz durumda kalırlar.

Ezber ve tekrar elbette önemlidir.
Kullanılmalıdır.
Çünkü geliştiricidir.
Ama hayatın gereklerine ilişkin öğrenmede asla yeterli değillerdir.

İnsanlar değişen durum ve koşullara göre üretim yapabilme ve farlı davranışlar geliştirebilme ve sergileyebilme ihtiyaçları ile karşılaşırlar. Buna hazır olmak için sadece ezber ve sadece tekrara dayalı gelişim yeterli değildir.

24 May 2016

YETENEKLİ VEYA BECERİ DÜZEYİ YÜKSEK ÇOCUK/OYUNCU SEÇMEK MARİFET DEĞİLDİR.




Eğer "yetenek seçimi" veya "yetenekli oyuncu seçimi" diye tanımlanan şey; teknik becerisi ya da motorik becerileri diğerlerine göre yüksek düzeydeki çocuğu seçmek ise;
Bu bir marifet değildir... Bunu biraz ilgili herkes yapabilir.

İyi top süren,
İyi pas veren,
İyi çalım atan,
Topa iyi vuran,
Sürati olan ,
kuvvetli olan,
dayanıklı olan çocuğu seçmek kolaydır... Zaten her şey ortadadır. Ortada ve görünür olanın neyini seçeceksin?

Marifet yetenekli olacak çocuğu seçmektir.

Yetenek bir işi yapabilme düzeyi demektir, son aşamada adına beceri denilen bir işi en iyi yapabilmeye doğru geliştirilir.

Yetenekli oyuncu ya da becerisi yüksek çocuk veya oyuncu seçmek bir marifet değildir.

Çünkü yetenek ve onun ürünü olan beceri somut olarak görülebilir, ölçülebilir bir özeliktir.

Fazla uzatmadan;
Yetenek bir işi iyi yapmayı sağlayacak özellikler olurken o özelliklerin olup olmayacağına ilişkin gelişim unsurlarına/öncellerine de "yeti" denir.
Yetiler geliştikçe bir işi yapabilme düzeyi için gereken özellikler yani yetenek oluşur. Yetenek bir işi en iyi en ideal ve en ekonomik yapabilmeyi sağlar. Bu aşama ise "beceri" olarak tanımlanır.
Kısaca ve özellikle altyapılarda oyuncu adayı seçimi için yetenekli ve beceri düzeyi yüksek çocuk seçmek marifet değildir.

Marifet yetenekli olabilecek çocukları BULABİLMEK ve seçebilmektir.
Bunun için altyapıların başlangıç yaşlarında çocuğun yeteneği değil yetileri önemlidir.

Bunlar;
Bedensel algı yoluyla ayırt etme algısı,
Mekan/alan uyumu/algısı,
Denge (iç algı) yetisi,
Karmaşık tepki yetisi,
Ritm yetisidir.
(Somutlarsak; Yön, yan yetisi, mekânda kendini konumlandırma yetisi, nesneyi hissetme yetisi, işitsel, görsel uyaranları doğru ve çabuk anlama yetisi gibi).

İlerde, özellikle 10,12 yaşlarındaki koordinatif yeteneklerin ve dolayısıyla teknik becerilerin ön koşulu olan bu algılar/yetiler, yetenekli çocuk seçimi için temel seçim ölçütleri olmak zorundadır.
Yetileri zayıf olan çocuklar belli bir süreçte ve zamanlarda bazı özellikleri dolayısıyla bize yetenekli ve becerisi yüksek gelebilir.
Bu aldatıcı bir durumdur.

O an için bedensel gelişiminin bir sonucu olarak öne çıkmış olan çocuklar esasen bize gerekli olan özelliklerin temeli olan yetileri düşük çocuklar olabilirler. İlerleyen süreçte bir türlü gelişme kaydedemeyen çocuklar işte bu çocuklardır.






13 May 2016

DEĞER VERMEK, DEĞERLİ HİSSETMEK VE TAKDİR ETMEK ÜZERİNE PEDAGOJİK DOĞRULAR NEDİR?


Değer vermek değer verenin değerini düşürmez.
Antrenör çocuğa değer verirse, kendisini değerli hisseden çocuk mutlu olur. Mutluluk motivasyonların en büyüğüdür.
Çocuğa değer veren antrenörün değeri düşmez.

Zaten tepeden bakarak, çok bildiğini göstererek, sürekli bağırıp çağırarak ve kıyaslayarak değerli atrenör olunmaz. Çocuklar da bu tip antrenörleri değerli bulmazlar. Yalnızca ürkerler ve korkarlar.
Ürken ve korkan çocuk mutsuzdur.
Mutsuzluk motivasyonu düşürür. Kaslar gerer. Beceriyi engeller.

Kendine değer verilen çocuklar başkalarına değer vermeleri gerektiğini hissederek öğrenirler. Bu bütünsel bir öğrenmedir.
Ancak bazı çocuklara daha fazla değer vermek onları ayrıştırır ve onu egosantrik yapar. Onun kendisini diğerlerinden daha üstün kılmanın kapısını açar.

Daha iyi ve becerisi daha yüksek çocukları takdir etmek başka bir şey, onu diğerlerinden ayıracak kadar ona değer vermek başka bir şeydir.
Takımda onu özel tutmak, ona farklı övgüler dizmek, ona farklı muamele yapmak onu diğerlerinden değerli kılmaz yalnızca eşitsiz kılar. Ve o çocuk spor yaşamının sonuna kadar diğer oyuncu arkadaşlarının kendisi için oynamaları gerektiği hissine kapılır.
Bu spor eğitiminde en sık rastladığımız pedagojik yanlışlardan birisidir.

Değer insanın kişiliğine verilen ve gösterilen özendir.
Oyununa ve becerilerine gösterilen değer ise sadece takdir etmektir. Farklı şeylerdir.
Takdir davranışlarımız çocukları birbirinden ayıran ve onları eşitsiz kılan değer vermeye dönüşmemelidir.

ÇOCUKLAR ŞUNU DÜŞÜNÜRLER VE HİSSEDERLER;
* BEN DAHA HIZLIYIM, BEN DAHA GÜÇLÜYÜM, BEN DAHA İYİ PAS VEREBİLİYORUM, BEN DAHA İYİ ŞUT ATABİLİYORUM.
BUNA EĞİTİMDE "FARKINDALIK" DİYORUZ VE BU ALGI ÖNEMLİ ve GEREKLİDİR.

AMA ÇOCUKLAR ŞU "FARKINDALIĞA" DA SAHİP OLMALIDIRLAR; ÇÜNKÜ BU FARKINDALIK DA DEĞER VERMEK İLE İLGİLİDİR VE ÇOK ÖNEMLİDİR;
* O OLMAZSA BEN TEK BAŞIMA HİÇ BİR ŞEYİM.
* O DA BAZI KONULARDA ÇOK İYİ.
* BİZ BERABERKEN DAHA İYİ VE DAHA VERİMLİYİZ.
* BİZ BÜTÜNÜN DEĞİŞİK PARÇALARIYIZ. HEPİMİZ ÖNEMLİYİZ.

"YILDIZ FUTBOLCU" YETİŞTİRİLMEZ..


"YILDIZ FUTBOLCU" İŞLER DOĞRU VE PLANLI YÜRÜYORSA BELLİ ORANDA VE ÖLÇÜLERDE KENDİLERİ YETİŞİR...

Altyapılarda "yıldız" ya da "özel" futbolcu yetiştirilmez.
Yıldız ya da özel futbolcu yetiştirme diye bir eğitim programı yoktur.
Altyapılarda doğru, amaca yönelik, bilimsel ve çocukların yaş düzeylerine yönelik eğitimler vardır.
Bu doğru eğitim programları ile "iyi ve amaca uygun" oyuncular yetiştirilir.

Belli standartlara uygun futbolcu yetiştirirken, uygulanan eğitim doğru, bilimsel ve yaş düzeylerine uygunsa, genetik özellikleri farklı ve ayrıksı özellikleri olanlar "yıldız" futbolcu olurlar.
Yani yıldız futbolcu yetiştirilmez, yıldızlığa uygun özellikleri varsa, verilen doğru eğitimlerin içinden kendisi yetişir.

Ama bu kendiliğinden olur demek değildir. Doğru, bilimsel ve yaşa uygun eğitimin içinden kendisi ortaya çıkar.
Tıpkı tarlaya ekilen ekinlerin hepsinin başakları 1'e 40 gibi iyi verim sağlarken, bazı başakların 1'e 60, 1'e 80 ve hatta 1'e 100 tane vermesi gibidir bu iş....

Yani tarlanızın toprağı, o tarlanızın bakımı, ekim yöntemleriniz ve ekilen ürünün bakımı ne kadar zamanında ve doğru ise başaklarınızdaki tane verimi o kadar yüksek olur.

Özetle; Altyapılarınızda eğitiminiz, organizasyonlarınız ve üstyapı ile ilişkileriniz ne kadar doğru, yaş seviyesine uygun ve bilimsel ise oyuncularınızın çoğu iyi futbolcu, içlerinden bazıları da "yıldız" futbolcular olur.

1 May 2016

BİR ÜLKEDE ALTYAPI / ÜSTYAPI SPOR MODELİ BÜTÜNLÜĞÜ NE DEMEKTİR?



Altyapı / Üstyapı
Üstyapı / Altyapı ilişkisi üzerine...

Hangi spor salı olursa olsun, söz konusu o spor dalı ile ilgili altyapı eğitimleriniz ve organizasyonlarınız yani modeliniz ne kadar iyi olursa olsun, bunun ortaya çıkmasını sağlayacak olan üstyapılardır.

Eğer üstyapılarınız yani profesyonel spor organizasyonlarınız; Federasyon, kulüpler ve takımlar düzeyinde ülke spor modelinin tamamlayıcısı ve değerlendiricisi değilse, altyapılarınızın varlığı ve altyapılarınızda çok doğru işler yapılıyor olması çok anlam ifade etmez.

Örneğin; Eğitim fakültelerinizde çok iyi öğretmenler yetiştiriyor olmanız, eğitim sisteminiz iyi değilse çok anlamlı değildir. Çünkü o çok iyi öğretmenler, kötü eğitim sisteminde "iyi şeyler" yapamayacaklardır.

Özetle üstyapılar belirleyicidir. Yani hayatın kendisidir. Altyapılar ise hayata ilişkin olandır ve hayatın devamını sağlar. Hayat kötüyse hayata ilişkin olanın iyi olması bir önem taşımaz.

Bu ülke altyapı organizasyonlarını ve altyapı eğitimlerini elbette geliştirmeli ve ciddiye almalıdır. Ama bununla beraber öncelikle bu altyapılara örnek olacak, altyapılarda üretilenleri değerlendirecek bir üstyapı organizasyonuna ve anlayış ve sistematiğine ihtiyaç vardır.

En popüler ve en fazla insani ve ekonomik potansiyele sahip futbolda, altyapı organizasyonları ve eğitimleri çok önemlidir. Ve geliştirilmelidir. Ama bu geliştirme neye göre ve niçin yapılacaktır? Hangi üstyapı modeline, anlayışına ve sistematiğine göre gerçekleştirilecektir.

Eğitim denilince aklımıza hep çocuklar geliyor. Oysa eğitim aynı zamanda büyükler içindir.
Büyükleri eğitimli olanların çocukları da genelde eğitimli olurlar. Üstyapılar mükemmel ise altyapıların mükemmel olma zorunluluğu zaten vardır. Ama altyapıların mükemmel olması üstyapıları mükemmel kılmıyor ne yazık ki.

Özetle spor modeli denilen şey; Üstyapılardan altyapılara doğru şekillenir. Gelişim ve süreklilik ise altyapılardan üstyapılara doğru gerçekleşir. Model bütünlüğü ya da tutarlılığı dediğimiz şey işte budur.

Türkiye futbol üstyapılarında yani en tepedeki Futbol Federasyonundan başlayarak evrenselliği, dürüstlüğü, nesnelliği, tarafsızlığı, insan özkaynaklarına önem ve değer vermeyi ve bunlar kadar önemli ve tamamlayıcı olan "benimsenmiş bir oyun anlayışını" modellemediğiniz sürece altyapılar ile ilgili ne söylerseniz söyleyin ve ne yaparsanız yapın hiç birisi çok anlamlı olmayacaktır. Üstyapıları yaşanabilir kılmadan, altyapıların yaşamla ilgili olmasını sağlayamazsınız.

Bu anlamda oldukça yeterli bir süredir ciddi altyapı eğitimi ve organizasyonu olan Türkiye’de “iyi”, “çok iyi” ya da uluslararası düzeyde oyuncu yetişmiyor olması tesadüf değildir. Bunun nedeni sadece altyapı eğitimine yönelik yetersizlik ve eksikler ile ilgili olmasa gerektir. Altyapıların antrenör ve sporcu adayları ile değer verilen ve önemsenen kurumlar olmaması, üstyapı altyapı ilişkisindeki spor modeli tutarsızlığı ile ilgili bir durumun yansıması olup, çözümü öncelikle üstyapıların “insanileştirilmesi” yani tamamlayan ve değerlendiren işlevselliğe kavuşturulması ile ilgilidir.

29 Nis 2016

ÇOCUKLAR ALTYAPI EĞİTİMLERİNDE DE HALA ÇOCUKTURLAR



ÇOCUKLARI ve ÇOCUKLUĞU YENİDEN TANIMLAMAK YANLIŞTIR..
OYSA GERÇEK "ÇOCUK SADECE ÇOCUKTUR"

ÇOCUĞA DEĞER VERMEK ONU ÖNEMSEMEKLE OLUR,
ONDAN ÇOK ŞEY BEKLEMEKLE DEĞİL...

Farkında mısınız aile olarak, öğretmen olarak ve antrenör olarak çocukları yeniden tanımlıyor onlara yeni roller biçiyoruz durmadan.

Eskiden çocuk çocuktu.
Hepsi o kadar.
"Çocuktur yapar" vardı eskiden.

Şimdi epey zamandır her şey değişti.
Artık çocuklar büyüklerin uygun gördüğü büyük şahsiyetler gibi.

Avrupalılara özenirken Avrupalı olamamak budur işte.
Avrupalı çocuğu büyük gibi görmez, sadece ona önem verir bu da onun kendini değerli birisi olarak algılamasını sağlar.

Biz ise çocuğa büyük birisiymiş gibi davranarak ona değer vereceğimizi sanıyoruz. Oysa yanılıyoruz. Çocuklara büyük birisiymiş gibi davranarak onları ezeriz. Çünkü beklentiler çoğaldıkça yükler artmış demektir. Çocuklar ağır yükleri kaldıramazlar ve kaldırmaya çalışmamalıdırlar.

Antrenörlerimizin bir kısmı çocuklara gelişmiş büyükler olarak davranıyor. Yapamadıkları, düşünemedikleri ve gerçekleştiremedikleri şeyler için onlara kızıyor, eleştiriyor ve hatta bağırıyorlar.
Bu şekilde çocuklar değerli olduklarını algılamazlar. Yalnızca beceriksiz ve yetersiz olduklarını algılarlar. Ve potansiyellerinin asla farkına varmazlar.

Dahası bu şekilde onların gelişimlerine katkı sunmak olanaksızdır.
Bilinçsiz çaresizlik çoğu zaman işte burada başlar ve kısa zamanda vazgeçme ya da motivasyon düşüklüğü nedeniyle başarısız olarak değerlendirilme kaçınılmaz olur.

Keza öğretmenler, anne ve babalar da ne yazık ki; çocuklarına değer vermeyi onları önemsemeyi onlardan beklentilerini yükselterek yapabileceklerini sanıyorlar.
Ama yanılıyorlar.

İyisi mi çocukları çocuk olarak görmeye devam edelim. Çünkü onlar her şeyi yanlış ve eksik yaparak doğru ve tam yapmayı zamanı gelince birer birer öğreneceklerdir.
Önemli olan küçük yaşlarda da olsalar onlara göre düzenlenmiş ilkelere ve kurallara uymak zorunda olduklarını öğrenmeleridir.

Avrupa'nın bizden farkı budur. Ama bu fark sonra giderek açılacak sonuçlar doğurur.

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ 8. PROBLEM ÇÖZME YÖNTEMİ




(Sorunu ne olduğunu ve nerede olduğunu görme, soruna çözüm üretme, tümden gelerek sorunlu parçayı bulma)

Problem çözme yöntemi sporculara çeşitli öğrenim deneyimleri ile sunulan problemlere ilişkin olarak kendi kendilerine ve serbest bir şekilde çözümler bulmalarını sağlar.

Bir hareketi ve/veya hareketler dizisini amaca yönelik bütünsel bir şekilde gerçekleştirme biçimi olarak ifade edilebilecek olan bu yöntem, önceki öğrenmelerden yola çıkılarak yeni bir şeye ulaşma çalışması/mücadelesi şeklinde değerlendirilmelidir.

Yöntemin Özü: Bütünden parçaya esasına dayanır. Bütün içinde sorun yaratan parçanın çözümü esastır. Antrenörün yarattığı problemin çözümüne ilişkin her türlü çözüme onay verildiği bir anlayışın uygulanmasıdır.

Çözüm antrenörün kafasındaki şekilde gerçekleşmek zorunda değildir. Önemli olan sporcunun her ne şekilde olursa olsun, sorunu aşması ve çözüme ulaşmasıdır.

Hatırlatma notu: Sporcunun ulaştığı çözüme antrenörün “ama” diye başlayacak başka bir problem yaratması mümkündür. Bu durumda işin içine yönlendirilmiş buluş yönteminin karışmış olduğunu söylemek mümkündür.

Problem çözme yöntemi insan hayatının her alanında doğumdan itibaren var olan bir öğrenme yoludur. Bunun öğretim yolu olarak da kullanılması insan doğasına uygun ve oldukça etkili bir eğitim yaklaşımıdır. İnsanlar doğduktan sonra yaşamları ile ilgili birçok şeyi problem çözerek bulurlar. Emeklemeden yürümeye, yürümeden koşmaya, bir nesne ile ilişkiden o nesnenin amacına uygun kullanılmasına kadar birçok davranışımızı aslında keşfederek öğrenir ve devam ettirerek geliştiririz.

Problem çözme yöntemi bu bağlamda futbol altyapı eğitiminin her yaş grubunda ve her dönem ve evresinde kullanılması gereken bir yöntemdir. Bu öğretim yönteminde birinci koşul çocukların gelişim düzeylerine göre problemler planlanması ve onlardan bu problemin çözümünün istenmesidir. Aksi takdirde çocuklar için çözümsüz veya çözümü mümkün olmayan problemler hem onların futbola, oyuna ve amaca yönelik hareketleri gerçekleştirme gelişimlerine yarar sağlamaz, hem de olumsuz duygu ve tutum geliştirmelerine neden olur.

“Problem çözme yöntemindeki” problem kavramına futbol altyapı eğitimi açısından bakıldığında buradaki problemin, çocukların ve gençlerin futbol ile ilgili tüm gerekliliklere bir durum, bir pozisyon ve oyunun bir bölümünün gerektirdiği davranışları/becerileri gerçekleştirme ihtiyacının kendileri tarafından giderilmesi olarak bakmak gerekir.

Antrenörün çocuk ve gençlere amaca yönelik temel teknik bir becerinin nasıl yapılacağını söylememesi ve göstermemesi ama mutlaka gerçekleştirilmesini sağlaması problem çözme yönteminin kullanılması anlamına gelir.

Örneğin belirlenen hedeflere belli hedef mesafelerinden vuruşlar yaparak hedef kaydetme ile mesafe arasındaki ilişki değiştikçe topa vuruşun da değişmesi gerektiğinin çocuk tarafından çözülmesi problem çözme anlamına gelir.
Keza kaleyi soldan, sağdan gören açılarda hangi ayakla daha iyi sonuç alınabileceği ile ilgili bir uygulama etkinliğinde çocukların açı ve vuruş tekniği arasındaki bağlantıyı kurmaları problem çözme anlamına gelir. Yine bir antrenörün top sürme ile ilgili olarak belli mesafelerde hem düz hem de slalomlu top sürme süratinin daha da geliştirilmesi ile ilgili etkinlikte çocukların düz olarak topa daha az temas etme ihtiyaçlarını anlamaları ile, slalomlu mesafede top ile daha fazla temas yanında her iki ayaklarını kullandıklarında daha hızlı olabileceklerini anlamaları onların problem çözmeleri anlamına gelir.

Bir çocuğun daha temel altyapı dönem ve evrelerinde top ile ilişkili hareketlerde hızlı olabilmeyi sadece hızlı koşmak değil topa hükmedebilmek olduğunu anlaması tam anlamıyla bir “problem çözmedir”. Ama bunu antrenör, planlayacağı ve hazırlayacağı uygulama etkinlikleri ile öğrenciye hissettirmek durumundadır. Aksi durumda problem çözme yöntemi öğretimde formal olarak kullanılmamış olur. Şunu belirtmek gerekir ki; problem çözme her uygulamada, etkinlikte ve özellikle oyun uygulamalarında çocukların ve gençlerin sürekli yaşadıkları bir öğrenme yoldur. Antrenör bunu sürekli yaşamalarını sağlayacak eğitim etkinlikleri kurgulayabilirse işte o zaman “problem çözme yöntemi” formal olarak da kullanılan bir öğretim yolu olur.

Problem çözme yönteminin antrenör tarafından en kolay ve pratik olarak kullanımı, çocuk ve gençlerin eğitim süreçlerinde gerek temel teknik ve gerekse taktik becerilerin öğretiminde, çok daha önemlisi oyun içinde kullanılmasını gerekli kılacak engeller, zorluklar ya da problemler yaratması ve çözümü için de sporcuları işe koşmasıdır.
Bir kısıtlama ve kural koymak problem yaratma anlamına gelir. Söz konusu kısıtlama veya kurala rağmen çözüme veya sonuca ulaşılması problem çözme anlamında değerlendirilmelidir. Kuralları sürekli değiştirerek ya da çoğaltarak planlanan bir çözüme veya sonuca ulaşılmasının sağlanması elbette problem çözme olsa da, yönlendirilmiş buluş yönteminin de kullanıldığı anlamına gelmektedir.

Problem çözme yönteminin çocuklarda ileriye yönelik olarak futbol stili (kendine özgü tarz) oluşturmada inanılmaz yararı vardır. Çünkü bir problemin aşılması için “ne yaparsan yap ama problemi aş” yaklaşımını da içinde barındıran problem çözme yöntemi birçok bireysel davranışı/hareketi özgürce yapma fırsatı da verir. Bu bir düzensizlik anlamında değerlendirilmemelidir. Çocukların ve gençlerin uygulamalarda farklı denenceleri sınaması ve bunun sonucunda bireysel ve toplumsal olumlu geribildirimler alması onları inisiyatif almaya ve farklı çözümler için farklı davranışlara iterken söz konusu temel teknik becerilerde ve taktik davranışlarda da kendine özgü davranışlar sergileme ihtiyacı ve isteği oluşmasına neden olmaktadır. Farklılık peşinde koşan temel teknik becerileri farklı uygulamaya başlayan çocuklar bir süre sonra kendilerine özgü bir futbol oynama becerisine ulaşabilmektedirler.

Futbol altyapı eğimi bütünlüğü içinde bakıldığında pratik anlamda oyun ve bütünsel oyun uygulamaları kendi içinde daha çok problem çözme yöntemine yakın eğitim uygulamaları olurken, kısıtlamalar ve kurallar ile gerçekleştirilen oyun uygulamaları daha çok problem çözme ve yönlendirilmiş buluş yöntemlerinin bir arada kullanıldığı eğitim uygulamaları olmaktadır. Oyunun bir bölümünün veya kesitinin ele alındığı ve burada gerçekleştirilmesi gereken becerilere yönelik varyasyon (çeşitleme) uygulamaları ise ağırlıklı olarak yönlendirilmiş buluş yönteminin kullanıldığı uygulamalar olmaktadır.

Temel teknik becerilerin öğretimi ile ilgili olarak sporcuların hangi temel teknik becerileri nerede, ne zaman ve nasıl kullanacaklarına ilişkin çözüm uygulamaları problem çözme yöntemine ilişkin eğitim uygulamalarıdır.
Örneğin;
• Top ile oynanan eğitsel oyunlarda ve genel oyun etkinliklerindeki oyunun gerektirdiği her türlü davranışın gerçekleştirilmesi süreçlerinde,
Temel teknik becerilerin öğretimi süreçlerinde,
Temel teknik becerilerin kullanılması süreçlerinde,
Temel teknik becerilerin duruma uydurulması (oyun içinde, oyunun gerektirdiği gibi ve oyun koşullarında kullanılması) süreçlerinde,
Temel teknik becerileri kendine özgü kullanılması süreçlerinde problem çözme yöntemi etkin bir biçimde kullanılabilir ve kullanılmalıdır.

Taktik becerilere ilişkin öğretim ile ilgili olarak sporcuların top ile ve topsuz hareket becerilerini nerede, ne zaman, nasıl, hangilerinin bir probleme dayalı olarak gerçekleştirmeye yönelik çözüm uygulamaları problem çözme yöntemine ilişkin eğitim uygulamalarıdır.
Örneğin;
• Top ile ve topsuz tüm eğitsel oyunlarda ve futbola ilişkin oyun etkinliklerinde oyunun gerektirdiği top ile ve topsuz davranışları, bulunduğu noktada, bölgede ve özellikte tüm oyun alanında gerçekleştirebilme süreçlerinde,
• Temel teknik becerileri oyun içinde, oyunun gerektirdiği koşullarda bu becerileri topsuz oyun ile birleştirme süreçlerinde (boşa kaçma, bindirme, alan değiştirme, sorumluluk alma, kademeye girme, derinlik ve genişlik sağlama, alan paylaşımı v.b.),
• Bireysel savunma taktikleri öğretim süreçlerinde (ilk toplara müdahale, hücum oyuncusunun yönünü kaleye çevirmeme, hücum oyuncusunu tehlikeli bölgeye sokmama, oyalama, derinlik, kademe, savunmada yer tutma),
• Grup savunma taktikleri öğretim süreçlerinde (alan savunması, adam adama savunma, ofsayt uygulamaları),
• Bireysel hücum taktikleri öğretim süreçlerinde (süratli top sürme, aldatma, adam eksiltme, boş alan yaratma, orta yapma, çizgiye inerek top kesme, şut alanına girme ve isabetli şut atma, top saklama-yardımlaşma v.b),
Grup hücum taktikleri öğretim süreçlerinde (oyunda yön değiştirme, hücumda genişlik, kanat oyunları, kombinasyonlar, top değiştirme, duvar pasları, bindirme, adam çoğaltma, duran topların kullanımında çeşitlilik v.b.),
Takım savunma taktikleri öğretim süreçlerinde ( top kaybedildiğinde ileride baskı, geriye sarkma, savunmada yer alma, ofsayta düşürebilme becerileri v.b)
Takım hücum taktikleri öğretim süreçlerinde (merkezi hücum, kontr-atak v.b) problem çözme yöntemi etkin bir biçimde kullanılabilir ve kullanılmalıdır.

Oyun sistemleri ve oyun dizilişleri öğretim süreçleri ise başlı başına problem çözme yönteminin kullanılması gerekli olan aşamalar olup, kalıplaşmış sistem davranışlarına ve diziliş görev ve sorumluluklarına ilaveten bazı durumlarda ne yapılmalı, nasıl yapmalı sorularına/problemlerine uygulamalı cevapların öğretilmiş ve öğrenilmiş olmasını sağlamak son derece önemli ve gereklidir. Bunun için problem çözme yönteminin oyun sistemleri ve oyun dizilişlerine ilişkin görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden öngörülmemiş durumlara göre hazırlık olunmasına ilişkin bazı becerilerin geliştirilmiş olması gerekmektedir. Bunun için bazı olası hipotezler üzerinden problemler yaratılıp oyuncuların bu durumda ne yapacaklarına ilişkin çözüm üretmelerini isteyip bunu uygulamalarını istemek bir futbol takımı için ayrıcalıklı bir taktik beceri anlamına gelmektedir.

Bunun yansıra örneğin;
Top bizde iken kim ne yapacak? Yapmazsa ne olur?
Rakip takıma savunması uzun, nasıl gol aramalıyız?
Savunmamızın arasına rakip takımlar girip top ile buluşuyor, ne yapmalıyız?
Kanatları kullanamıyoruz gibi problemler koyarak ile takımın eksik olduğu ya da sorunlu olduğu konularda sporcuları işe ortak etmek ve çözüme katkı sağlamalarını sağlamak sorunun çözümünü algılayarak davranış değişikliği sağlamayı arttıracağından problem çözme yönteminin etkili olabileceği başka çalışma biçimi olarak karşımıza çıkabilir.
Sonuç olarak çocukların içinde bulundukları gelişim özellikleri ve futbol oyunu ile ilgili ihtiyaçları göz önüne alınarak, onlardan çözmelerini isteyeceğimiz her davranış problem çözme yönteminin kullanılmasını gerektirir. Problemi çözmek için çocuğun problemin farkına varması ve çözebilecek düşünce (kapasitesine?) ve ilgili hareketleri yapabilecek olgunluk düzeyinde olması gerekmektedir.

Problemin çözümü için uygulama düşüncesi yeterli olamadığı durumlarda veya çözümü uygulama yeterliliği olmadığı durumlarda problemin niteliği ve niceliği aşağıya çekilebileceği gibi, yönlendirmeden ziyade kolaylaştırıcı ipuçları sağlanabilir.

Alıntı: İ. Topkaya (2015) Futbolda Altyapı Eğitimi, Paradigma Akademi Yayınları.

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ 7. YÖNLENDİRİLMİŞ BULUŞ YÖNTEMİ



(Öğrenenin ilk parçadan son parçaya anlamlı tümevarımı – Tahmin ederek aşamalı bulma ve yapma)

Yöntemin Özü: Antrenörün kafasında var olan çözüme ya da sonuca, sorular aracılığı ile yönlendirmeler sonucu sporcunun kendisinin ulaşmasının sağlanmasıdır.

Bu Yöntemin Amaçları;
•Sporcuyu belirli bir buluş sürecine sokmak,
•Sporcunun bulduğu cevap ile antrenör tarafından sunulan uyarıcı arasında kusursuz bir ilişki geliştirmek,
•Mantıksal olarak bir olgunun bulunmasına yol açan, sıralı buluş becerilerini geliştirmek,
•Hem antrenörde hem de sporcuda buluş işlemi için gerekli olan sabrı geliştirmek.

Uygulama;
•Her soruyu düzenlendiği şekilde sunmayı öğrenmek,
•Sporcunun cevabını beklemek,
•Dönüt sunmak,
•Bir sonraki soruya geçmek.

Bölüm sona erdiği zaman, yaşantı sonuçlarını gözden geçirilir. Sırayı takip edebilme, her cevabı bekleyebilme, uygun dönüt şeklini kullanabilme, soruların sıralaması uygun olup olmadığı, soru ekleme gereksinimi duyulup duyulmadığı değerlendirmeleri yapıldıktan sonra, bu işlemin başka bir sporcu ile yapılmasına hazır olunduğu ortaya çıkar. Bu yönteme göre davranış ve beceri edinimi zaman alır.

Uygulama Evresi;
Yönlendirilmiş buluşta uygulama kararları, öğretilecek ve öğrenilecek belirli konuyu ilgilendirir. Konuyu belirledikten sonra, yönlendirilmiş buluştaki bir sonraki ve en önemli aşama, adımların sırasını belirlemektir. Bu adımlar sporcunun derece derece ve güvenli bir şekilde, sonucu bulmasını sağlayacak sorulardan ve ipuçlarından oluşur. Her adım, bir önceki adımda verilen cevaba bağlıdır. Her adım dikkatli bir şekilde tartılmalı, değerlendirilmeli, denenmeli ve daha sonra sıralamadaki yerleri saptanmalıdır. Bu, adımlar arasında konunun yapısına bağlı bir bağ olacağı anlamına da gelir. Bağlantılı adımlar düzenlemek için, antrenörün sporcunun belirli bir uyarıcıya vereceği olası cevapları tahmin etmesi gerekir. Eğer bu cevaplar, çeşitlilik ve sapma gösterirse, o zaman çeşitlilik gösteren cevapların sayısını azaltmak için antrenörün başka bir adım düzenlemesi gerekir. Bu adım, muhtemelen, daha küçük ve bir önceki adıma daha yakın olacaktır.

Aslında, yönlendirilmiş buluşun ideal şekli, her ipucunu sadece tek bir cevap elde edecek şekilde düzenlemektir. Birden fazla cevap olasılığı olduğunda antrenör sporcuyu sadece bir olasılığı seçmeye ve diğerlerinden vazgeçmeye yönlendirecek başka bir ipucu sunmaya hazırlıklı olmalıdır.

Antrenörün dikkat etmesi gereken bazı kurallar şunlardır:
•Hiçbir zaman cevabı söylemez,
•Her zaman sporcunun cevabını bekler,
•Sık, sık dönüt sunar,
•Kabul etme (açık olma?) ve sabır ortamı yaratır.

Antrenörün uygulama evresinde bilincinde olması gereken noktalar;
•Amaç,
•Adım dizisinin yönü,
•Her adımın büyüklüğü,
•Adımların birbirleri ile ilişkisi,
•Dizinin hızı,
•Sporcunun duyguları.

Değerlendirme Evresi;
Her adımda sunulan tepki, anında, doğru ve kişisel bir değerlendirmenin gerçekleşmesini sağlar.
•Yanlış cevaptan önce gelen soruyu veya ipucunu tekrar eder. Eğer cevap doğru olursa, bir sonraki soruyla devam eder. Eğer tekrar yanlış bir cevap verilirse, sporcu için daha küçük bir adım olacak başka bir soru sorar.
Bu öğretim yönteminde antrenörün direkt olarak şunu yap, bunu yap, şöyle yap, böyle yap şeklinde söylemesi, göstermesi ve istemesi yerine, önceden belirlediği ve planladığı bir etkinlikte sonuca ya da çözüme sporcunun kendisinin ulaşmasını sağlanır.

Uygulama anında sporcunun bir sonraki aşamayı/hareketi sorular yardımı ile önce düşünmesine, sonra da düşündüğünü yapmasına/uygulamasına dayanır.

Bu tür öğretim ve öğrenme süreci sporcunun ilerideki performans yaşamında yaratıcı olmasını ve oyun anında inisiyatif almasını kolaylaştırır. “Özellikli futbolcu” yetiştirmede etkin bir öğretim yöntemidir.

Temel teknik becerilerin mükemmel beceriye ve stile ulaştırılmasında, duruma uydurulmasında (amaca yönelik kullanılmasında) ve özellikle taktik beceri gelişiminde çok kullanılışlı ve yararlı bir yöntemdir.

Temel altyapı 1. evresinde eğitsel ve serbest oyunlarda oyun için gereken davranışların arka arkaya doğru ve amaçlı bir şekilde yapılmasının sağlanmasında, çocukların gereken hareketleri arka arkaya yapmalarını gerektirecek sorulara verecekleri cevapları bekleyerek harekete dönüştürmelerinin istenmesi oldukça etkilidir.

Zira temel altyapı 2. evresinde ağırlıklı olarak top ile ilişkili hareket becerilerinde topu yönetme, topa hükmetme dediğimiz gelişim, top ile ardı ardına harekeleri birleştirebilme becerisidir.

Futboldaki tüm temel teknik beceriler ve taktik davranışlara ilişkin olarak “başka nasıl yapabilirsin” sorusu en temel ve basit yönlendirilmiş buluş sorusudur. Bu soru antrenörün beklediği cevabı söylemeye ve gerçekleştirmeye kadar sürer.
Pas öğretimi ve geliştirilmesi çalışmalarında iç pas ve dış pas yapma ile ilgili dış pası kullanma eğilimi ve gerekliliği için başka nasıl yaparsın sorusundan ziyade dış pasın kullanımını gerektiren bir ortam yaratmak ve çocuğun dış pası yapma davranışını sergilemesi onun dış pas keşfi anlamına gelmektedir.

Örneğin top sürme ile ilgili olarak “topu ayağına yakın olarak sür” demek veya göstermek yerine “topu rakip oyuncunun kapmasına engel olarak nasıl sürebilirsin” sorusu çocuğun topu ayağına daha yakın biçimde sürmesi sonucunu sağlıyorsa ilk yönlendirme sorusu çocuğun keşfi ile sonuçlanmış demektir. Aksi durumda yönlendirme sorularına ya da yönlendirici yaptırımlara gidilebilir. Örneğim driplingin diğer çocukların belli aralıklar ile sabit durdukları bir koridorun oluşturduğu kulvarda yaptırılması, top ayaktan uzağa doğru açıldığında belli aralıklarda koridoru oluşturan çocukların topa müdahale etme haklarının olduğu bir durumda top süren çocuğu, topu ayağından açmamasına yönlendirecektir.
Bu ve buna benzer öğretim uygulamaları çocukların keşfederek öğrenmelerine neden olacağı için daha kalıcı ve beceriye daha kolay dönüşen bir öğrenme olmaktadır. Eğitim süreci biraz daha uzayabilecek ancak oyuncu daha nitelikli yetişmiş olacaktır.

Oyun içinde de yönlendirilmiş buluş yöntemi kullanılabilir. Çocukların oyun içinde antrenörün istediği sıralama ile oyunun gerektirdiği davranışları ardı ardına kendilerine söylenmeden yönlendirerek yapmalarının sağlanması şeklinde gerçekleştirilebilir.

Örneğin savunmada kazanılan top sonrası geçiş için kullanılmasına yönelik olarak birden fazla seçenekten planlanmış bir tanesinin takım oyuncuları tarafından keşfedilerek uygulanmasının sağlanması yönlendirilmiş buluş yöntemi ile taktik beceri öğretimine girer. Kazanılan top sonrası rakip takımın kendi yarı alanında yerleşmesine fırsat vermeden iki veya üç pas ile hızlı oyun oynanması doğrultusunda planlanmış olan taktik bir çalışmada, kısa ve çabuk oyun başarılmış olsa dahi “rakip ileriye çıkmış durumda, orta alan markaj altında başka ne yapabiliriz” sorusu kadar, rakip durumundaki oyuncuların her defasında biraz daha baskılı oynamalarının ve kademe derinliğinin bozulmasının sağlanmasının planlanmış olması da bir yönlendirme olarak kabul edilmelidir.

Kısaltılarak yapılan alıntı için kaynak:
İ.Topkaya, "Futbolda Altyapı Eğitimi" Paradigma Akademi Yayınları, 2015.

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ 6. KATILIM YÖNTEMİ



Sporcu adayı çocuklara eğitim etkinliklerinde daha çok özgürlük tanımak ve onların ilgisini çalışmaya çekmek amacıyla uygulanan bir yöntemdir.

Bu yöntemde antrenör sporculara bağımlı olacakları bir ölçüt öne sürmez. Performans farklılıklarını dikkate almaz. Her sporcu kendi yetenek düzeyine göre hareketlere katılır. Bu yolla sporcular gerçek kapasitelerini öğrenerek kendilerine gerçekçi hedefler belirleyebilirler.

Bu anlayış doğal olarak sporcuların uygulamalara katılmaları için bir neden sunduğu gibi, onların bazı kıyaslama durumlarından rahatsız olmalarını engelleyeceğinden güdülemeyi de arttırabilecektir.

Bu Yöntemin Amaçları;
• Sporcuların katılımının sağlanması,
• Bireysel farklılıklara dayalı bir ortam oluşturulması,
• Kişinin beceri seviyesinde harekete başlama fırsatı bulması,
• Kişinin amaçladığı ile performans gerçeği arasındaki bağlantıyı görmeyi öğrenmesi,
• İleri düzeyde bireyselleşme sağlamadır.

Uygulama Evresi;
• Anlayışı sunarak ortam hazırlanır.
• Yöntemin asıl amacı bildirilir.
• Sporcunun görevleri açıklanır.

Değerlendirme Evresi;
• Sporcular ölçüt çizelgesini kullanarak performanslarını değerlendireceklerdir. Bu aşamada sporcular ile iletişim kurmak ve geribildirim vermek gerekir.

Yöntemin Yararları;
• Bu yöntemin kullanılması antrenörün katılım anlayışını kabul ettiğini gösterir.
• Antrenör karşıt olmama düşüncesini ve anlayışını genişletebilir.
• Öğrenme ortamı sporcunun amaç ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi denemesine yönelik olarak düzenlenmesi anlamına gelir.
• Sporcu amaç ile gerçek arasındaki farkı azaltma yönünde öğrenme fırsatına sahiptir.
• Diğerlerinden daha fazla veya daha az yapmanın kabul edilebilirliği öğrenilir. Rekabet, diğerlerine karşı değil, kişinin kendisine ve kendi standartlarına, becerilerine, amaçlarına karşı verdiği rekabettir.

Katılım yöntemi altyapı eğitim süreçlerinin özellikle temel altyapı eğitimi 1. ve 2. evrelerinde yoğun olarak kullanılması önerilen ve çocuklar açısından yararlılıkları büyük olacak bir öğretim yöntemidir.

Çocuklar bu evrelerde birbirlerinden çok farklı gelişim özellikleri sergileyebilirler. Dolayısıyla bazı çocukların bazı hareketlere ve oyunlara katılımlarının sağlanabilmesi aynı düzeylerde olamayabilir. Bu durumda her çocuğun etkin kılınabilmesi söz konusu etkinliğin çocukların gelişim özelliğine göre düzenlenmesini gerektirebilir.
Bunun iki tekniği vardır. Ya etkinlikler çocuklara göre düzenlenecektir ya da etkinliğin içinde çocuklara uygun roller bulunacak ve koyulacaktır.

Katılım yöntemini ilerleyen altyapı dönem ve evrelerinde taktik öğretim etkinlik ve uygulamalarında çocukların futbol oyununa ilişkin mevkilere göre oyun, görev ve sorumlulukların sergilenmesi gerektiği zamanlarda kullanmak fayda sağlayabilecektir.

Her çocuğun daha iyi olduğu, kendini daha yeterli hissettiği durum, bölge ve hareket becerilerine göre hazırlanan etkinlikler çocukların daha iyi performans göstermelerine neden olacağından ilerleyen süreçlerde özellikle gelişim altyapı dönem ve evrelerinin sonlarına doğru savunma, orta alan veya forvet oyuncu kimliği oluşturmalarını kolaylaştıracaktır.

Katılım yöntemi için teknik beceri uygulamaları açısından çok basit bir örnek vermek gerekirse; Topun hedefe atılması gerektiği durumlarda hedef mesafesinin veya hedef büyüklüğünün çocuklara göre ayarlanmasını gösterebiliriz.

Ya da bir çocuğun seken topa vole çalışmasında diğer çocuğun kendisine atılan topa vole vurma çalışması aynı anda farklı beceri düzeylerine sahip iki çocuğun etkinliğe katılımını sağlayacaktır.

Taktik beceri açısından topa sahip olunduğunda alınacak pozisyonlara ve sorumluluklara ilişkin görev dağılımlarının kolaydan zora doğru dağıtılması veya herkesin daha becerili olduğu davranışlar göz önüne alınarak bir taktik çalışma uygulaması katılım yönteminin kullanıldığı uygulama örnekleridir.

Kaynak: İ.Topkaya, "Futbolda Altyapı Eğitimi" Paradigma Akademi Yayınları, 2015.

3 Mar 2016

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (KENDİNİ DEĞERLENDİRME YÖNTEMİ)


Bir öğretim yönteminde sporcuların eğitim uygulamaları sürecinde ve dışında deneyimler yaşayarak kendilerini değerlendirme fırsatının yaratılması amaçlanmaktadır. Sporcuların antrenörün belirlediği ölçütlere göre, edindikleri becerileri kendi başlarına uygulama ve verilen ölçütlere göre kıyaslayarak bir değerlendirme yaparak kendi performanslarını geliştirebildikleri öğrenim yoludur.

Sporcular bu yöntemde kendi başlarına çalışırlar. Antrenör alıştırma yönteminde olduğu gibi görevlerinden bazılarını sporcuya aktarır. Sporcunun gözlem kartları yardımıyla kendi başına yapmış olduğu gözlem, uygulama bitiminde değerlendirmek için kullanılır. Hareketi bağımsız olarak uygulayan sporcu, hem zihinsel hem de fiziksel performans açısından kendisini daha fazla geliştirir. Bu yöntem aynı zamanda sporcuya sorumluluk bilinci de kazandırır.

Bu Yöntemin Amaçları;
Kendini denetleme yönteminde ortaya çıkan antrenör-sporcu ilişkileri ile yeni bir durum yaratılmaktadır. Sporculara daha fazla karar devredilmekte ve bu kararlar daha fazla sorumluk gerektirmektedir. Kendini denetleme yöntemi, sporcuları yeni hedeflere yöneltmeyi sağlamaktadır.

Yöntemin içeriği;
•Kişinin kendi performansının farkında olmasını sağlamak ve geliştirmek,
•Kendi performansını gözlemlemeyi öğrenerek ve daha sonra ölçütlere göre bir değerlendirme yaparak bedensel beceri farkındalığı geliştirmek,
•Sporcuyu dönütün dış kaynaklarına tamamen bağımlı olmaktan uzaklaştırmak; dönüt için kişinin kendisine güvenmeye başlamasını sağlamak,
•Bireysel gelişim için ölçütler kullanmak,
•Kişinin kendi performansı ile ilgili dürüstlüğünü ve nesnelliğini korumasının sağlanması,
•Farklılıkları ve kişinin kendi sınırlarını kabul etmesi,
•Uygulama ve değerlendirme evrelerinde sporcunun kendine devredilen kararları vermesi ile bireyselleşme işlemini devam ettirmesidir.

Bu Yöntemin Yapısı;
Sporcular işbirliği ile öğretim yönteminin gerektirdiği şekliyle ölçütleri birlikte çalıştığı eşine dönüt sunmak için kullanmayı öğrendiğine göre, bir sonraki aşamada ölçütleri kendine dönüt sunmak için kullanabileceklerdir. Bu nedenle bu yöntem aynı zamanda “kendini denetlemektir”. Bu yöntemde herkes çalışmaları alıştırma yöntemindeki gibi uygular ve daha sonra kendisi için var olan ölçütlere bakarak değerlendirme kararlarını verir. İşbirliğine dayalı öğretim yönteminde ise bilindiği üzere karşılaştırma ve sonuçlar çıkarma becerileri, her sporcu tarafından kendi performanslarını denetlemek için kullanılır. Bu yöntemde, antrenörün görevi hazırlık evresinde bütün kararları, özellikle de konuyla ilgili kararları vermektir.
Kendini Değerlendirme Yönteminin Uygulanması;
Kendini değerlendirme yönteminde bir bölümün, belki de en çok göze çarpan özelliği, önceki iki yöntemin bir devamı olmasıdır. Sporcular bu teknikleri kullanarak, kendilerini değerlendirme becerisini eninde sonunda kazanırlar. Alıştırma yönteminde, alıştırmayı yapmayı öğrenirler. İşbirliğine dayalı öğretim yönteminde, ölçüt kullanmayı ve bir eşe dönüt sunmayı öğrenirler. Kendini değerlendirme yönteminde ise, sporcu aynı becerileri kendini değerlendirmek için kullanır. Bu, sporcunun sıralı bir şekilde alıştırmadan işbirliğine, işbirliğinden kendini değerlendirmeye geçmek zorunda olduğu anlamına gelmez ancak becerileri oluşturmaya kesinlikle yardım eder. Kendini değerlendirme yöntemindeki bölümler sayesinde sporcular alıştırmayı uygularken neleri yapıp neleri yapmadıklarını görerek özgüvenlerini arttırma şansı bulurlar.

Uygulama;

Hazırlık Evresi
Bu yöntemde, hazırlık kararlarının hepsini antrenör verir. Hangi alıştırmaların uygun olduğu ile ilgili ve sporcunun kullanacağı ölçüt çizelgesi ile ilgili kararları antrenör önceden belirler.

Uygulama Evresi
•Antrenör sporcuları toplar.
•Yöntemin amacını anlatır.
•Sporcuların görevlerini anlatır. (Kendini denetleme ile ilgili kararlar açıklanır ve kendini değerlendirmeye ayrılan zamana dikkat çekilir.
•Antrenörün görevleri anlatılır.
•Alıştırmalar sunulur.
•İlave bilgiler açıklanır.
•Ölçütler belirlenir (Örneğin; sayı, hedef, hız, mesafe, doğruluk, beceri düzeyi gibi nitel ve nicel ölçütler).
•Alıştırmalar başlatılır.

Değerlendirme Evresi;
Her sporcu alıştırmayı uygularken, ölçüt çizelgesi kullanımı da başlar. Her bir sporcu kendi hız ve ritmine bağlı olarak, kişisel dönüt için ölçüt çizelgesini ne zaman kullanacağına karar verecektir.
Değerlendirmede antrenörün görevleri şunlardır:
•Sporcunun alıştırma uygulamasını gözlemlemek.
•Sporcunun kendini denetlemek için ölçüt çizelgesini kullanmasını gözlemlemek.
•Kendini denetleme işleminde yeterlik ve doğruluk ile ilgili olarak sporcu ile iletişime girmek.
•Çalışmanın sonunda dönüt sunmak (kapanış). Bu dönüt, bütün gruba yöneliktir ve görevlerini yerine getirmeleri ile ilgili genel ifadeler içerir.

Bu Yöntemin Sonuçları;
•Antrenör sporcunun bağımsızlığına önem verir.
•Antrenör sporcunun kendini denetleme sistemini geliştirme becerilerine önem verir.
•Antrenör bu işlem sırasında sporcunun dürüstlüğüne güvenir.
•Antrenör alıştırmalarının uygulanmasının yanı sıra, kendini denetleme işlemi ile ilgili sorular sormak için de yeterli sabra sahiptir.
•Sporcu kendi başına çalışabilir ve kendini denetleme işlemine katılabilir.
•Sporcu kendi sınırlarını, başarılarını ve başarısızlıklarını belirleyebilir.
•Sporcu kendini denetlemeyi, gelişim için dönüt olarak kullanabilir.
Altyapı eğitim süreçlerinde her dönem ve evre için kullanılması yararlı olacak bir öğretim yöntemidir. Ancak her dönem ve evrenin gelişim özellikleri ve futbola ilişkin öğrenilmesi/kazanılması gereken becerilerin neler olduğunun göz önüne alınması ön koşuldur. En az bunun kadar önemli diğer ön koşul ise altyapıdaki her dönem ve evre için, çocukların kendilerini değerlendirmede kullanacakları ölçütler oluşturulması gereğidir. Bu ölçütler gelişim düzeyi ve futbol alanı ile ilgili o dönem ve evrenin gerektirdiği çerçevenin dışına çıkmamalıdır. Aksi durumda dönem ve evrelerin gelişim düzeyleri göz önüne alınmaksızın ve futbola ilişkin kazanılması beklenilen konu ve becerilerin dışına çıkılan bir ölçme değerlendirme bu yöntemin amacına uygun olarak kullanılmasını engelleyecektir.

Örneğin;
•Kullanılan ayakta 50 kez top sektirme sayısı, kullanılmayan ayakta 30 kez top ektirme sayısı, iki ayağın birlikte ve eşit olarak 40 kez top sektirme sayısı, ayakta top sektirerek 20 metrelik mesafeye yürünmesi veya 30 metrelik mesafeyi hem top sektirerek hem de hafif koşarak kat etme,
•Belli bir mesafeden 20 kez yapılacak plase vuruşun her 5’inin kalenin köşelerine gönderilmesinin sağlanması, en az 3’er plasenin isabet kaydetmesinin istenmesi ölçütü,
•Oyun anında herkesten en az 20 kez isabetli pas yapmasının veya 8 kez top kazanmanın istenmesi
•30 metrelik mesafenin top ile en az 5 kez temas ederek belli zaman dilimi içinde geçilmesi ya da slalomlu 20 metrelik bir top sürme parkurunun belli zaman dilimi içinde geçilmesinin istenmesi gibi daha onlarca teknik, taktik ve biyo-motor beceri gelişimine yönelik ölçütler oluşturularak çocukların kendilerini değerlendirme yolu ile çalışmaları sağlanabilir.

Burada antrenör için en önemli iş daha önce söz ettiğimiz gibi çocukların kendilerini değerlendirmede kullanılacak ölçütlerin doğru, bilimsel ve amaca uygun olarak oluşturulmasıdır. Bunun için yaş grubu gelişim özelliklerinin bilinmesi ve futbola ilişkin teknik, taktik ve biyo-motor gereklilerin bilincinde olunması olmazsa olmaz koşuldur. Pratik olarak bu konuda en iyi çözüm yaş grupları deneysel çalışmalardır. Çan eğrisi tekniği yanı sıra her çocuğun kendi değerlendirme ölçütünün oluşturulması o ölçüte göre kendini geliştirilmesinin sağlanmasıdır.

Kaynak: İ.Topkaya, "Futbolda Altyapı Eğitimi, Paradigma Akademi Yay., 2015

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (GÖSTERİP YAPTIRMA YÖNTEMİ)


Bu yöntem, alıştırmayı öğretenin kendisinin yapmasının (demostrasyon=canlandırma) yanı sıra bir başkası aracılığı ile canlandırılmasının sağlanması ve bunlara ek olarak video, televizyon, sinevizyon, veya resim/fotoğraf yoluyla üçüncü bir kişinin yapması gibi model gösterme tekniklerini içerir ve öğrenenin gördüğü uygulamayı gerçekleştirmeye çalışması esasına dayanır.

Bu yöntem bir konuya ilişkin bilgilerin açıklanması ve bu bilgilerin beceriye dönüştürülebilmesi için gerekli uygulamaların yapılması aşamasında ve daha çok uygulama düzeyindeki davranışların kazanılmasında kullanılır.

Özellikleri:
•Gösteri antrenör merkezli, yapma işlemi ise sporcu merkezlidir.
•Bu yöntem sporcuların motor becerileri kazanmalarında etkilidir.
•Sporcular becerileri yaparak yaşayarak öğrenirler.
•Öğretene/gösterene bağımlılık ve gösterilen davranışın gösterildiği şekliyle kopyalanmaya çalışılması, yaratıcılığı ve stil oluşturmayı geciktirebilir.
•Bu yöntemin özellikle taktik öğretimde ağırlıklı olarak kullanılması taktik davranışların gösterildiği gibi gerçekleştirilmesine (otomasyona) neden olacağından, gerçek oyun içerisinde durumun gerektirdiği farklı taktik becerileri ve yaratıcı taktik becerileri sergileme özelliğinin kazanılmasını geciktirebilir veya engelleyebilir.

Yöntemin Özü: Yaptırılacak/öğretilecek bir hareketin, becerinin öğreten tarafından gerçekleştirilmesi veya gösteriminin sağlanması, öğrenenin ise gösterileni taklit etmesi esasına dayanır.

Söz konusu öğretim yöntemi motor öğrenme ile ilgili olarak etkili öğretim yollarından birisidir. Çünkü motor davranışları en iyi uyarılma biçimi görmektir. Bir motor davranışı sınamadan ve denemeden önce nasıl yapıldığının görülmesi “yaparak öğrenmeyi” sağlayan veya kolaylaştıran en önemli girdilerdendir. Yine motor bir davranışı girdiye bağlı olarak en iyi algılama biçimi gördüğünü yapmadır.

Futbol altyapı eğitiminin tüm dönem ve evrelerinde kullanılabilir. Özellikle temel ve gelişim altyapı evrelerinde bazı çocukların kişisel olarak “görerek öğrenme” eğiliminde olmaları, bir hareketi gerçekleştirebilmek için model almayı benimsemiş olmaları bu yöntemin kullanılmasını gerekli kılar.

Gelişim altyapı evrelerinde ise tüm teknik ve temel taktik öğretim etkinliklerinde yararlanılması gereken bir yöntem olup, performans altyapı eğitimlerinde ise sistem ve dizilişlere ilişkin yaralanılması gereken bir yöntemdir. Çünkü diziliş oyun içindeki sorumluluğu, sistem ise oyun nasıl kurgulanacağını belirleme işidir. Bunun için gösterme ve görme faaliyeti, gerçekleştirebilmeyi kolaylaştıracaktır. Çünkü diziliş ve sisteme ilişkin davranışların öncelikle zihinde canlandırılabilmesi çok önemlidir. Bunun için gösterme yaklaşımı önemli bir yoldur.

Kaynak: İsmail Topkaya, "Futbolda Altyapı Eğitimi" Paradigma Akademi Yay. 2.baskı, 2015

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRETİM ÖNTEMİ)


İşbirliğine dayalı öğretim yönteminin öğrenen konumundaki olanlara yönelik iki öğrenmeyi sağlaması gerektiği açıktır.
Birinci öğrenme; Bütünsel bir yapıyı oluşturan parçaların veya durumların her bir parçasının veya durumunun ne denli önemli olduğunun ve birisinin gerçekleşmemesi durumunda diğerinin de gerçekleşemeyeceğinin algılanmasını sağlamaktır.
İkinci öğrenme ise, işbirliği anlayışının, parçanın, durumun, kişinin önemi ve değerinin asıl bütünün, toplamın ve takımın daha önemli ve değerli olduğunun öğrenilmesine ilişkindir. Bütün olarak ortaya çıkan ürünün her kişi, her parça ve her bölümün ortak çalışmasının, birbirine desteğin ve yardımının sonucu olduğunun algılanmasına yönelik bir yöntem olan işbirliği yöntemi, bunu sağlamak için gereğinin yapılmasının ne denli önemli olduğunun öğrenilmesini en iyi sağlayacak yöntemlerdendir.

Bunun için yaşanması gerekenler ise yardım, birlik, biz duygusu ve takım olma ile ilgili davranışların yerine getirilmesidir.

Bu öğretim yönteminin uygulandığı uygulamalarda çocuklar;
• Yöntemin gerektirdiği toplumsallaşma sürecine katılır. Bir eşle karşılıklı olarak dönüt sunulur ve alınır.
• Eşin performansını gözlemler, performansı ölçütlere göre değerlendirir, sonuçlar çıkarır ve sonuçları eşine bildirir.
• Bu süreçte başarılı olmak için gerekli olan sabrı, hoşgörüyü ve ciddiyeti kazanır.
• Olası dönüt seçeneklerini çalışır, birlikteliği ve ilişkiyi devam ettirecek düzeltici geri beslemenin nasıl verileceğini öğrenir.
• Eşlerin birbirlerinin başarılı olduğunu görme ödülünü yaşar.
• Alıştırmanın ötesine geçen toplumsal bir bağ geliştirirler.
• Arkadaşları ile ilgili olarak empati kurma becerilerini kazanırlar.
• Bir gruptaki bireylerin birbirlerinden öğrenmelerine fırsat tanır.
• Başkalarının fikirlerine saygılı olmayı, birlikte tartışmayı ve hoşgörülü olmayı öğrenirler.
• Grupta yer alan her bireyin katkısını gerektirdiğinden, bireylerin öz saygı ve öz yeterlik duygularının gelişmesine yardım eder. Sporcu adaylarının kendilerine olan güveni artar.
• Sporcu adaylarının hata yapma korkusunu ve kaygı düzeyini en az seviyeye düşürerek öğretme öğrenme sürecine etkin ve verimli katılımlarını sağlar.
• Antrenör sporcu adaylarının takıldıkları yerde onlara yardımcı olmakta ve dolayısıyla onların öğrenme eksikliklerinin anında giderilmesine de fırsat tanımaktadır.
• İşbirliğine dayalı öğrenme, sporcuların takıma ve spor kulübüne karşı olumlu tutum geliştirmelerini sağlar.

Bu öğretim yöntemi bazı ön hazırlıkları gerektirir. Antrenör, gözlemcinin kullanacağı ölçüt çizelgesini hazırlar ve düzenler. Bunun yanında yapılacak alıştırmaları da belirler.

Uygulama evresinde ise;
•Öncelikle çocuklara bu yöntemin amacının, bir eşle çalışmak ve bu eşe dönüt sunmayı öğrenmek olduğu söylenmelidir.
•Herkesin belirli görevleri olduğu açıklanır. Her sporcunun hem uygulayıcı hem de gözlemci olacağı söylenir.
•Uygulayıcının görevinin, alıştırmaları uygulamak olduğu ve sadece gözlemci ile iletişim kuracağı söylenir.
•Gözlemcinin görevi, antrenör tarafından hazırlanan ölçütlere göre uygulayıcıya dönüt sunmaktır. Bu dönüt çalışma sırasında ya da çalışma sonrasında sunulabilir. Bu şekilde, uygulama evresinde kararları uygulayıcı verirken, değerlendirme evresinde kararları gözlemci verir.

Değerlendirme evresinde ise;
Gözlemcinin görevlerini yerine getirmesi için, aşağıdaki aşamaları tamamlaması gerekir:
•Antrenörden doğru performans ile ilgili ölçütler alınır.
•Uygulayıcının performansı gözlenir.
•Uygulayıcının performansı ölçütlerle karşılaştırılır.
•Performansın doğruluğu ile ilgili bir karara varılır.
•Sonuçlar uygulayıcıya bildirilir. (Bu dönüt, uygulama sırasında ya da uygulama sonrasında verilebilir. Bu yapılan alıştırmaya bağlıdır. Yerinde durarak yapılan alıştırmalarda sporcu dönütü duyabilir fakat hareket halinde yapılan alıştırmalarda bu mümkün değildir. Bu gibi durumlarda gözlemci alıştırmanın sonunu bekler ve dönütü sonra verir. Bir performans değerlendirmesi yapmadan önce, kişi, açık ölçütleri almak veya beklenen performansın bir modelini görmek zorundadır. Antrenör bunu bir ölçüt çizelgesinde sunar).
•Gerekirse antrenör ile iletişime geçilir. Ancak antrenör sadece gözlemcinin sorularını cevaplar ve sadece gözlemci ile iletişime girer.
•Bu noktada, çocuklar yeni yöntemin yapısını, belirli görevleri ve iletişim yollarını öğrenmiş durumdadır. Bundan sonra, antrenör alıştırmaları sunar.
•Sporculara ölçüt çizelgesinin amacı anlatılır ve bugünkü bölümün belirli konusu açıklanır. Bir eşin performansını değerlendirmede, ölçütleri bir araç olarak kullanmakta sporcular zorlanabilir. Bu nedenle, ölçütlerin gözlem ve dönüt için bir kılavuz olduğunu vurgulamak çok önemlidir.
•Uygulayıcı alıştırmayı tamamladığı zaman, uygulayıcı ve gözlemci görevleri değiştirir.
•Bölümlerle ilgili destek bilgiler ve parametreler açıklanır (ölçüt çizelgesi nereden alınacak, zaman parametreleri, vb.).

Bu yöntem ağırlıklı olarak temel altyapı eğitiminin ikinci evresi olan 10-11(12) yaş sürecinde futbola özgü olan ve olmayan tüm eğitsel oyunlar aracılığı ile yardımlaşmanın gereğinin öğrenilmesinde kullanılmalıdır.
Eğitsel oyunlar karakteri gereği zaten işbirliğini içinde barındıran etkinliklerdir. Futbol teknik becerilerine yönelik olarak en az iki kişinin yapabileceği, tek kişinin yapmasının mümkün olmadığı ya da anlamlı olmadığı pas ve kontrol uygulamaları ve oyunları yanında duvar paslarına ve 2;1 oyunlarda kullanılmalıdır. Temel taktik beceriler açısından ise işbirliği yönteminin işlevsel olarak kullanılabileceği uygulamalar savunmadan top alma, orta alana top gönderme, orta alandan top alma, hücuma top gönderme esasına dayalı basit ve gerçekleştirilebilir işbirliği uygulamaları şeklinde planlanmalıdır.

Gelişim altyapı eğitiminin birinci evresi olan (12) 13-14 yaş gruplarında ise temel teknik becerilerin geliştirilmesinde, her türlü pas ve kontrolleri işbirliği yapmayı gerektirecek şekilde planlanmayı gerektirir. Bu konuda çeşitlemeler ideal işbirliği uygulamalarıdır. Küçük grup oyunları da yine işbirliğinin kullanımını gerektiren çalışmalardır. Bireysel olarak da gerçekleştirilen top sürme, aldatma ve vuruşlar gibi teknik becerilerde ise işbirliği yöntemi iki açıdan işlevsel kılınabilir. Birincisi sporcu adaylarını uygulayan ve onu gözlemleyen şeklinde gruplandırarak ve birbirlerine dönütler vermelerini sağlayarak ve rollerin değiştirilmesini sağlayarak, ikincisi de bireysel teknik becerilerin en az iki farklı teknik beceri ve en az iki farklı kişi tarafından anlamlı birleştirilmesini sağlayarak. Örneğin, top sürme, orta ve gol vuruşu gibi.

Taktik beceri öğretiminde işbirliği yönteminin etkin olarak kullanılabileceği uygulamalar bireysel savunma açısından kademe, grup savunma taktiği açısından alan savunması, grup hücum taktiği açısından duvar pasları, takım taktiği açısından başlangıç seviyesinde ikili kontratak etkinlikleri olabilir.
Daha üst yaş gruplarında ise işbirliği yöntemi, ağırlıklı olarak grup savunma ve hücum taktiklerine yönelik çalışmalarda oldukça işlevsel olacaktır.

Kaynak: İsmail Topkaya, "Futbolda Altyapı Eğitimi" Paradigma Akademi Yay., 2015.

14 Şub 2016

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (TEKRAR YÖNTEMİ)



Yapılacak hareket etkinliğinin ne olacağı ve nasıl olacağının önceden belirlenerek verilen görevi tekrar ederken kişinin kendisi ile baş başa kalıp ortaya çıkan bazı durumlarda inisiyatif kullanma durumunda kaldığı bir öğretim yoludur.

Bu öğretim yönteminde futbola ilişkin öğretilecek temel teknik beceri, taktik beceri ya da biyomotor gelişime yönelik herhangi bir hareket ya da hareketlerden oluşan bir etkinlik uygulaması görev olarak algılanarak verilen yönergelere uygun olarak tekrara dayalı gerçekleştirilerek beceriye dönüştürülmeye (öğrenilmeye) çalışılır.
Alıştırma yöntemi, uygulama sırasında öğreneni karar verme konumuna sokan ilk yöntemdir. Bu uygulamalarda öğrenenler sadece alıştırmayı değil birçok konuda karar verme işlemini de uygulamış olurlar. Bu yöntemde uygulamanın odak noktası değişir. Antrenör ve öğrenen arasında farklı bir ilişki gelişir. Antrenör öğrenen durumundaki kişiyle ilgili olarak çalışma anında uygun kararlar vereceği konusunda ona güvenmeyi öğrenir. Öğrenen de çalışmayı yaparken temkinli ve bağımsız kararlar vermeyi öğrenir.

Komut ve alıştırma yöntemlerinin arasındaki asıl farklardan biri zamanın kullanımıdır. Komut yönteminde öğrenenin tepkisi doğrudan antrenörün komut sinyaline bağlıdır. Alıştırma yönteminde ise öğrenen her bir çalışmaya ne zaman başlayacağına, her bir çalışmanın hız ve ritmine ve bunun gibi şeylere karar verdikten sonra, kendisine alıştırmayı çalışmak için bir zaman dilimi verilir. Bu zaman boyutu, hem çalışmayı öğrenmek hem de karar vermek için gereklidir.
Bu yöntem, futbol altyapı eğitiminde ağırlıklı olarak temel teknik becerilerin öğretilmesinde ve saha içinde bölgesel temel taktik becerilerin geliştirilmesinde kullanılan bir öğretim yoludur. Ancak futbol oyununun karakteristik yapısı ve oyun olgusunun içinde barındırdığı değişen durumların varlığı düşünüldüğünde, bu öğretim yöntemi pratik olarak durağan şekilde gerçekleştirilen tekrar/alıştırma çalışmaları şeklinde organize edilirse çok faydalı olamamaktadır.

Alıştırma ne kadar çok yapılırsa beceriye ulaşma o denli kolay ve nitelikli olur, ancak söz konusu beceri amaca yönelik kullanılamayabilir. İşte asıl amaç bir hareketin ya da tekniğin beceriye ulaştırılması kadar, ulaşılan beceriyi oyun içinde oyunun gerektirdiği koşullarda kullanabilme becerisiyle birleştirilmesini sağlamaktır. Bunun için alıştırma yönteminin kullanıldığı öğretim etkinlikleri olabildiğince tekrarı sağlayacak nitelikte olurken oyun karakteri özelliklerini de içermelidir. Alıştırmalarda teknik öğretimde topun hızının, top ile buluşma sıklığının, topun farklı yön ve açılarda kullanımının sağlandığı değişen durum ve koşulların oluşturulması sağlanırken, taktik öğretim alıştırmalarında ise yine standart bir davranışın üzerine mutlaka farklı yer ve bölge konumlandırmaları ile, farklı rakip davranışları ve farklı oyuncu davranışlarına izin veren alıştırmalar eklenmelidir.

Pratik alanda, alıştırma veya tekrar yönteminin kullanım şeklini ve organizasyonunu daha çok drillerde görmekteyiz. Bilindiği üzere dril; varyasyonun daha alt basamağında yer alan temel teknik becerilerden bir veya bir kaçı ile aynı biçimde devam ettirilen uygulamalardır. Bir aşamaya kadar gerekli ve yararlı olsa da temel teknik becerilerin ve taktik becerilerin nitelikli ve amaca uygun çok yönlü edinilmesinde sürekli tercih edilmemelidir.
Çeşitlemeler (varyasyonlar), çeşitleme döngüleri, birleştirmeler (kombinasyonlar) ve birleştirme döngüleri tekrar yönteminin yarar sağlayacağı futbol pratikleridir.

Ayrıca oyun uygulamaları çok tekrar yapmayı sağlayacak şekilde organize edilir ve planlanırsa (kurallı ya da amaçlı oyunlar gibi) tekrar yönteminin hedefe yönelik daha yararlı kullanımı sağlanmış olacaktır.
Bu öğretim yöntemi futbol temel altyapı eğitimi 1. evrede çok ağırlıklı olmaksızın kullanılmaya başlanmalıdır. Temel altyapı 2. evrede yine giderek artan bir şekilde kullanılmalı, Gelişim altyapı 1. evrede ise bu yöntemden oldukça yararlanılmalıdır. Sonra giderek azalacak şekilde kullanılmaya devam edilmelidir.

Alıştırma yöntemi, oyun ve oyunsal etkinlik uygulamalarında tekrar edilme olanağı bulunamayan temel tekniklerin beceri düzeyinde gerçekleştirilmesi açısından önemli bir yöntemdir. Vole, dömi vole, rövaşata, şut vuruşları gibi... Çünkü bu tür teknik becerileri oyun içinde geliştirmek oldukça zordur. Bunun için salt bu becerilerin tekrarına dönük alıştırmalar yine farklı ortam ve koşullarda tekrar ettirilerek beceri düzeyi geliştirilebilir.
"Tekrar Yöntemi"nin Kullanılmasına İlişkin Öneriler:
Futbolda temel teknik becerilerin öğretiminde en sık kullanılan ya da kullanması kolay olan "tekrar" yöntemi, bir hareketin defalarca tekrar ettirilerek öğretilmesi ya da defalarca tekrar edilerek öğrenilmesi yoludur. Alıştırma yöntemi olarak da ifade edilir.

Bir hareketin veya motor bir davranışın beceri düzeyini arttırmak için kullanılan en temel yöntemlerinden birisidir. Tekrarı, bir hareketi otomasyon düzeyinde yapmanın yolu olarak da tanımlayabiliriz. Gerekli ve kullanılması gereken bir yöntem midir? Elbette evet, çünkü insanın yaşamını idame ettireceği ve uğraştığı bir iş için gereken motor davranışları en ekonomik şekilde yapmasını sağlayan öğrenmeler, tekrar yaparak gerçekleşebilir.
Futbol oyunu ise oyun için gereken temel teknikleri veya temel taktikleri dışsal koşullar olmadan beceri düzeyinde gerçekleştirmenin yeterli olacağı bir oyun değildir. Bir temel tekniği durağan ya da değişmeyen koşullarda çok mükemmel yapıyor olmak futbol oyun koşullarında çoğu zaman yeterli olmaz. Çünkü genel olarak oyunlarda ve futbolda topun durumu, rakibin durumu ve kişinin durumu sürekli değişmektedir. Yani koşullar sürekli farklılaşmaktadır.
İşte bu nedenle sık kullanılan "tekrar yöntemini" futbolun olağan koşullarına göre uyarlamak mümkündür. Bu sayede hem yöntemin sağladığı beceri edinimi ile ilgili avantajları kullanırken hem de futbol oyununun karakteristik gerekleri açısından da kazanımlar elde etmek mümkün olabilecektir.

Sonuç olarak "tekrar yöntemi" elbette kullanılmalıdır. Ama bu;
Aynı şeyi tekrar,
Aynı şekilde tekrar anlayışı ile değil,
Aynı şeyi farklı şekillerde tekrar,
Farklı şeyleri aynı şekilde tekrar,
Farklı şeyleri farklı şekillerde tekrar anlayışı ile olmalıdır.

Dolayısıyla tekrar yöntemi hem yaratıcılığı engelleyen bir yöntem olmaktan çıkarılmış olur. Hem de futbolun oyun koşulları dediğimiz dışsal koşulların dikkate alınarak kullanıldığı bir yöntem olur. Çünkü tekrar yöntemi mutlaka kullanılması gereken öğrenme yöntemlerinden birisidir.

Kaynak: İsmail Topkaya, Futbolda Altyapı Eğitimi, Paradigma Akademi Yay. 2015

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (KOMUTLA ÖĞRETİM YÖNTEMİ)



Eğitici antrenörün uyaranı ile çocuğun tepkisi arasında doğrudan ve anında gerçekleşen ilişkiye dayalı bir öğretim ve öğrenme yoludur.

Futbolcu adayının her hareketinden önce, antrenör tarafından sağlanan bir uyarıcı (komut sinyali) vardır. Çocuklar antrenör tarafından gösterilen model doğrultusunda hareket ederler. Dolayısıyla mekân, duruş, başlama zamanı, hız ve ritim, durma zamanı, süre ve aralık ile ilgili tüm kararlar antrenör tarafından verilir.

Bu yönteminin uygulanmasındaki amaç, uyaran-uyarıcı ilişkisinde anında cevap vermeyi sağlamaktır. Böylece, belirli çalışmalar doğru ve çabuk bir şekilde öğrenilebilir. Bu yöntemde bir bölümün, bir modelin tekrar edilmesi, performansın açıklığı, doğruluğu, eşzamanlı performans gibi amaçların başarılmasını kolaylaştırır.

Bu yöntem, futbolda ağırlıklı olarak top ile ilgili temel teknik becerilerin öğretiminde tercih edilir. Özellikle kontroller, paslar, vuruşlar ağırlıklı olarak bu yöntemin konu alanını oluşturur. Küçük yaşlarda çok etkili ve gerekli bir öğretim yolu olarak tercih edilmemelidir.

Özellikle futbol altyapı eğitimine başlama yaşı olan 8-9 yaş grupları yani temel altyapı eğitimi 1.evre çocukları futbol ile ilgili araştırma ve keşfetme evresindedirler. Komut yöntemi ise doğru olanın dikte ettirildiği ve aynen istendiği; neden, niçin sorularına cevap verme olanağı tanımaksızın istenilenin yerine getirilmesi gereken görevlerden oluşur. Bu anlamda bu evrede bu yöntemden kaçınılmalıdır.

Bu evrede genel olarak futbol oyununu keşfetme, yapılması gerekenlerin peşinde olma, sınırlılıkları fark etmeye çalışma ve olabildiğince temel hareket becerilerini oyun içinde ve sürecinde birleştirme yaklaşımı benimsenmelidir.
Komut yöntemi, ağırlık olarak temel teknik becerilerin, zaman zaman ve bazı durumlarda temel taktik becerilerin (top rakipteyken ve top kendi takımındayken konum alma) en doğru, en verimli standart şeklini öğrenme ile ilgili olarak kullanılması gereken bir yoldur. Kullanılma biçimi dediğimiz hız, açı, kuvvet gibi bileşenlerin ne olduğunun ve nasıl olduğunun öğrenilmesini sağlar. Uzun süre ve hep aynı biçimde uygulanması ise yaratıcılığı ve dolayısı ile de stil geliştirmeyi engelleyeceği unutulmamalıdır.

Bu yöntem, futbol altyapı eğitim uygulamalarında temel altyapı dönemi 2.evre ile gelişim altyapı dönemi 1.evre sürecinde futbolun gerektirdiği temel teknik davranışların beceriye dönüştürülmesi aşamalarının ön koşulu olarak kullanılması gereken bir yoldur.
Öğretim etkinliklerinin planlanmasında ise, tüm oyuncuların aynı davranışı gerçekleştirmeye yönelik organize edilmeleri sağlanmalıdır. Herkesten söz konusu bir teknik davranışı aynı ölçülerde ve aynı doğrulukta yapmalarını sağlayacak uygulamaları içeren çalışma organizasyonları yapılabilir.

Kaynak: İsmail Topkaya, Futbolda Altyapı Eğitimi, Paradigma Akademi Yay., 2015

FUTBOL ALTYAPI EĞİTİMİNDE ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GİRİŞ




Ne öğreteceğini bilmiyorsan nasıl öğreteceğini bilmenin hiçbir anlamı yoktur.
Ne öğreteceğini biliyor, buna karşın nasıl öğreteceğini bilmiyorsan, ne öğreteceğini biliyor olmanın da bir faydası yoktur.
Dolayısıyla iyi bir eğitmen/ANTRENÖR olmanın iki ön koşulu, ne öğreteceğini ve nasıl öğreteceğini bilmektir. İyi bir “eğitici antrenör” ne öğreteceğini ve nasıl öğreteceğini bilen ve gerçekleştirebilen kişidir.


Motor davranışlar, diğer bir söylemle bedenin bir bölümünün veya tamamının kullanılması ile ilgili davranışlar (hareketler), sadece ve sadece öncelikle “sınanarak”, sonrasında “yaparak” ve daha sonrasında da “tekrar ederek” yani “kullanarak” öğrenilir. Başka bir ifade ile bir hareketi en ilkel ve basit formundan başlayıp en üst düzeyde beceriye değin öğrenebilmek, söz konusu hareketi ya da hareketleri bedenen gerçekleştirmekle mümkündür.
Öğrenmenin “yaparak” gerçekleştiği durumlarda tüm öğretim yöntemleri “yaptırmayı” sağlamaya yönelik olmalıdır.
Hareket eğitimine yönelik öğretim yöntemleri aslında “farklı hareket eğitimi etkinlikleri” yaptırmayı sağlamaktan başka bir şey değildir



Hareket, beden eğitimi ve spor öğretimine ilişkin literatürde genel olarak ifade edilen birçok öğretim yönteminden, futbol oyununun ve altyapı eğitiminin yapısı gereği özellikle bazı öğretim yöntemleri ele alınmıştır.
Unutulmaması gereken, futbol altyapı eğitiminde öğretim yöntemlerinin amacının futbolun gereklerini, futbol oyunu karakterine ve yaş düzeyine uygun olarak öğrenmeyi sağlamaya dönük olmasıdır.
Öğretim yöntemleri tercihi bazı durumlara göre değişim gösterebilir. Yapılması gereken, tüm altyapı eğitimi süresince öğretim yöntemlerinin doğru ve yerinde tercih edilmesidir.
Günümüzde altyapı eğitimi ile uygulamalar gözlemlendiğinde pratik eğitim uygulamaları genel olarak aşağıdaki şekillerde sürdürüldüğü görülmektedir.
1. Temel teknik beceriler ile ilgili aynı davranışı tekrar uygulamaları,
2. Driller (temel teknik becerilerin hareketlendirilmiş tekrar standart uygulamaları),
3. Çift kale maçlar,
4. Standart kurallı futbol oyunları,
5. Futbol oyunu bütününden alınmış lokal parçaları (bölge ve pozisyon oyunları) tekrar uygulamaları,
6. Hücuma yönelik çalışmalar
7. Savunmaya yönelik çalışmalar

Söz konusu bu uygulamalar elbette yapılmalıdır. Ama eksik ve çoğu zaman yararsızdır. Çünkü hangi oyun olursa olsun oyunların doğasında değişen koşullar, durumlar söz konusudur ve hiçbir şey hep aynı biçimde yani tekdüze gerçekleşmez.
Futbol oyunu da sürekli değişik ve farklı davranışları gerekli kılan, değişik ve farklı davranışları üretmeye açık bir oyundur. Bu bağlamda futbol altyapı eğitiminde yukarıda sayılan uygulamalar doğru olsa dahi tekdüze eğitim uygulamaları biçimde gerçekleştirildiğinde yaratıcılığı ve durumun gerektirdiği doğru davranışları uygulama becerisini sergileyebilecek oyuncu yapısını geliştirmeyi çoğu zaman sağlayamamaktadır.
Öğretim yöntemleri, farklı eğitim amaçları için farklı eğitim etkinlikleri düzenleyebilmeyi sağlayacak anahtar rollere sahip eğitim araçlarıdır.

Öğretim Yöntemleri tercihleri aşağıdaki durumlarda farklılık gösterebilir:
1.Eğitim yaklaşımları/modellerine göre,
Örneğin, tam öğrenme modeli, yapılandırmacı eğitim yaklaşımı gibi.
2.Öğretilecek/öğrenilecek konuya, içeriğe, amaca göre.
Örneğin, temel teknik becerilerin öğretimi, temel teknik becerilerin amaçlı kullanımı, temel teknik becerilerin değişen koşullara göre kullanımı, top ile ve topsuz taktik davranışların öğretimi, taktik davranışların kullanımı, taktik davranışların rakibe göre kullanımı, oyun sistemleri öğretimi, oyun sistemlerin gereği davranışlar ve açık beceriler, kapalı becerilerin öğretimi gibi.
3.Altyapı eğitim dönem ve evrelerinin gelişim özellikleri ve eğitim amaçlarına göre, (Temel altyapı eğitimi dönemi 1.ve 2. evre, gelişim altyapı eğitimi 1. ve 2. evre, performans altyapı eğitimi, hazır oluş evresi).
4.Çocuğun motor gelişim ve motor öğrenme etkileşimine göre
Şimdi bazı öğretim yöntemlerine kısaca değinerek pratiğe dönük olarak bu yöntemlerin ağırlıklı olarak kullanılma alanlarını, altyapı eğitiminde ağırlıklı olarak kullanılması yararlı olacak eğitim dönem ve evrelerini ve futbol eğitim süreci ve ürünleri açısından taşıdıkları öneme bakmakta yarar vardır.

Futbol Altyapı Eğitiminde Tercih Edilen Bazı Öğretim Yöntemleri
1. Komutla Öğretim Yöntemi
2. Alıştırma Yöntemi
3. Gösterip Yaptırma Yöntemi
4. İşbirliğine Dayalı Öğretim Yöntemi
5. Kendini Denetleme/Değerlendirme Yöntemi
6. Katılım Yöntemi
7. Yönlendirilmiş Buluş Yöntemi
8. Problem Çözme Yöntemi

Kaynak: İsmail Topkaya, Futbolda Altyapı Eğitimi, Paradigma Akademi Yayınları, 2015

22 Eki 2015

FUTBOLDA ALTYAPI ANTRENÖRLERİ NASIL YETİŞİR? (2)




(ÜNİVERSİTELERİN SPOR YÜKSEKOKULLARINDA YER ALAN ANTRENÖRLÜK BÖLÜMLERİ FUTBOL UZMANLIK EĞİTİMLERİ ÜZERİNE)...

Biliyorsunuz TFF antrenör seminer, kurs ve güncelleme eğitimlerinde yer alan derslerin teori ve uygulamaları incelendiğinde altyapıya ilişkin konu ve uygulamaların yer almadığından daha önce söz etmiştik. (Çocuk Futbolu Eğitimlerini bunun dışında tutarak belirtiyorum).
Futbol antrenörlüğü belgesi alabilmek ve antrenör olabilmek için tek yetkili kurum olan TFF bilindiği üzere Üniversitelerin Antrenörlük bölümleri futbol uzmanlık alanı mezunu olanlara TFF Grassroots C antrenör belgesi vermektedir. Aslına bakarsanız daha önceleri daha üst düzeyde bir belge veriliyorken sonradan yapılan düzenlemeler ile bu düzeyden itibaren verilmeye başlanmıştır.
Gelelim Üniversitelerin antrenörlük bölümleri futbol uzmanlık eğitimler içeriği ve düzeyine.
Türkiyedeki bütün antrenörlük bölümlerinde temel antrenörlük eğitimi ile ilgili derslerden sonra özellikle 3. sınıftan itibaren seçilen uzmanlık dalı ya da branşı doğrultusunda daha öznel dersler alınmaya başlanır. Bu dersler genel derslerin branşa uyarlanmış haliyle alınması kadar, o branşın gerektirdiği bağımsız ve teorik dersleri dışında tüm bunlara ilaveten yine iki yıl ve dört yarıyıl boyunca haftada 2 saat teori, 4 saat uygulama tamamen "futbol" dersi almaktadır.
Olaya bu şekliyle baktığımızda bu bölümlerde okuyan antrenör adayı gençlerin, antrenörlük konusunda çok donanımlı yetiştikleri düşünülebilir.
Ama maalesef durum pek sanıldığı ya da beklendiği gibi değildir.
Bu gençler mezun olduklarında antrenör diplomasını okullarından, antrenör belgesini ise TFF dan alırlar. Aldıkları belge ile iş bulabilirlerse pek azı devlet kurumlarında, bir kısmı da kulüplerde çalışmaya başlarlar.
Peki genelde nerelerde çalışırlar?
Altyapılarda. Yani "çocuklar ve futbol" alanında çalışırlar.
Üniversite spor okulları antrenörlük bölümü mezunu olan antrenör adaylarının üstyapılarda çalışmaya başladıkları nadirdir.
O halde bu okullardan üstyapılara mı? Yoksa altyapılara mı antrenör yetiştirmemiz gerekir?
Elbette altyapılara.
Ama bu açıdan baktığımızda karşılaştığımız durumlar ve gözlemler bu konuda bazı sıkıntı ve eksiklerimizin olduğu yönündedir.
Söz konusu eksikler ve sıkıntılar daha ziyade futbol uzmanlık derslerinin teori ve uygulamalarının altyapı futbolu ile ilgili olmayışından kaynaklanmaktadır.
Bu paylaşımı yapmadan önce en az 15 farklı üniversitenin antrenörlük bölümü futbol uzmanlık ders içerikleri gözden geçirilmiş, futbol uzmanlık derslerinin öğretim programlarının içeriklerinde "çocuklar ve futbol" ile ilgili teorik ve uygulama konularına rastlamak neredeyse mümkün olamamıştır.
Örneğin:
Çocuklarda sürat özelliği gelişimi ve futbol
Çocuklarda dayanıklılık özelliği gelişimi ve futbol
Çocuklarda koordinasyon özelliği gelişimi ve futbol
Çocuklarda algısal motor gelişim ve futbol
Çocuklarda çok yönlü oyun özelliği gelişimi ve futbol
Çocuklar ve futbolda ölçme değerlendirme
ile ilgili konu başlıklarına, içeriklerine ve uygulamalarına rastlanmamıştır.
Yine daha da öznel konular olan/olması gereken
Futbol ile çocuklarda yaşa göre sürat gelişimi
Futbol ile çocuklarda yaşa göre kuvvet gelişimi
Futbol ile çocuklarda yaşa göre dayanıklılık gelişimi
Futbol ile çocuklarda yaşa göre koordinasyon gelişimi
Futbol ile çocuklarda yaşa göre algısal motor gelişim
Çocuklar ve futbol gelişimine ilişkin gözlem, gelişim kontrol listeleri, gelişimsel derecelendirme ölçekleri ve testler
gibi konu başlığına rastlamanız mümkün olamamıştır.
Ve
yaş gruplarına göre teknik beceri gelişim
yaş gruplarına göre taktik beceri gelişimi
yerine her yaş grubu için aynı teknik ve aynı taktik becerilerin öğretimi başlıklarının olduğu genel çerçeveli içerikler ile karşılaşılmıştır.
Bu durumda Türkiye,
Gerek federasyon ölçeğinde ve gerekse üniversiteler ölçeğinde Futbol altyapılarına yönelik en büyük ihtiyacımız olan futbolda ALTYAPI ANTRENÖRLERİNİ yetiştirme konusunda daha dikkatli olmak durumda görünmektedir.
Çünkü nereye baksanız teknik taktik ve kondisyon başlıklarından oluşan genel bir üçleme çerçevesi görüyorsunuz. Oysa altyapılar tekniğin, taktiğin ve kondisyonun üstyapılarda olduğu gibi öğretildiği yerler değildir. Altyapı eğitici antrenörleri de sadece bunları öğretmekle mükellef kişiler değildirler.
ALTYAPILARDA FUTBOL ANTRENÖRLÜĞÜ ve EĞİTİMİ DEMEK;
FUTBOLU VE FUTBOL İÇİN GEREKEN ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARA ÖĞRETMEK DEĞİL,
ÇOCUKLARIN GELİŞİM ÖZELLİKLERİNE GÖRE FUTBOLU VE FUTBOLUN GEREKENLERİNİ ÖĞRETEREK GELİŞTİRMEK DEMEKTİR.
Dolayısıyla üniversitelerin antrenörlük bölümleri uzmanlık derslerinin ağırlıklı olarak "çocuklarda yaş dönem ve evrelerine göre futbol eğitimi" ile ilgili teorik ve uygulamalı dersin ön plana çıkmasında oldukça büyük yararlar olacaktır.

FUTBOLDA ALTYAPI ANTRENÖRLERİ NASIL YETİŞİR? (1)



TFF ANTRENÖR EĞİTİMİ VE GELİŞİMİ ÜZERİNE

Gelişim ve Eğitim adı altında gerçekleştirilen seminerler genellikle antrenörlerin zorunlu tutulduğu ve bir kaç kişinin konuşma yapıp sonlandırıldığı toplantılardır.
Bu anlamda bu tür seminer toplantılar gelişimden ziyade belki aidiyet oluşturma açısından önemli olabilir. Ama asla gelişim eğitim toplantıları değildir. Çünkü gelişim, yeni şeylerden haberdar olmak değil bununla beraber yeni öğrenmeler ve davranış değişikliği yaratma ve oluşturabilme sürecidir.
Bu anlamda antrenör lisans güncelleme kursları daha fazla zamana yayıldığı ve bir program doğrultusunda yürütüldüğü için kısmen daha verimli bir süreç olmaktadır.
Ancak gerek güncelleme kurları içerik ve uygulama açısından analiz edildiğinde, bunların daha ziyade yarışmacı üstyapı ile ilgili içerik ve uygulamalarından oluşan bir yapıya sahip olduğu görülür.
Dolayısıyla bu kurslarda normal hayatında altyapı antrenörlüğü veya altyapı eğitim koordinatörlüğü yapan birçok teknik adam gerçekten altyapı eğitimi ile ilgili teorik ve uygulamalı bir gelişim semineri almamaktadırlar.
Çünkü antrenörlük yönetmeliğinde altyapı antrenörlüğü diye bir kategori ve sınıflama söz konusu değildir. Mevcut sorunun asıl kaynağı aslında budur.
Antrenör sınıflamasına baktığımızda teknik direktör/prolisans dan başlayan ve A, B, C, Kaleci diye devam eden bir antrenör kategorisi olduğu görülmektedir.Bu sınıflara ait lisansı olan çoğu kişi altyapılarda çalışabilmektedirler. Ama kurlarda aldıkları eğitim ve gelişim içerikleri tamamen üstyapıya ilişkindir.
Dolayısıyla TFF eğitim ve güncelleme seminerleri bu sınıflamaya göre yapıldığından altyapıya yönelik bir antrenör eğitimi söz konusu olamamaktadır.
Bu sorunun iki çözümü vardır.
1. Altyapılarda çalışan ve görev alan lisansları ne olursa olsun bütün teknik adamların eğitim ve gelişim çalışmaları altyapıya ilişkin olmalıdır.
2. Altyapı antrenörlüğü ayrı bir antrenörlük lisansı olmalı, ve bu lisans kendi içinde sınıflandırılmalı ve bu lisansa sahip kişilerin mesleki gelecekleri hep altyapı üzerine olmalıdır.
Şimdiki talimatname hangi lisansın nerelerde çalışacağını veya çalışabileceğini tarif etse de, altyapı "antrenörlüğününün kurumsallaştırılması" açısından yeni bir düzenleme kesinlikle gereklidir.
En azından altyapıda çalışanların daha çok altyapı ile ilgili eğitim ve gelişim seminerlerine davet edilmelerinin sağlanması ve programların da bu içerikte hazırlanması çok önemli ve gerekli bir husu olarak karşımıza çıkmaktadır.

13 Eki 2015

Çoçukarın Futbolu ve Eğitici Antrenörlük



Futbol, öncelikle "topa tekme atma" ile başlayan daha sonra tekme atmanın pasa ve şuta dönüştüğü motor davranış becerilerinin gelişerek oynama biçiminin de geliştiği ve değiştiği bir oyundur.
Çocuklar hemen öyle "pat" diye maç yapmaya başlamazlar.
Maç yapmaya başladıklarında ise, çocukların maçları büyüklerin maçına benzemez. Onların bir dünyası ve algılayışı vardır. Dolayısıyla onların “maçları" da farklıdır. Bu dünyayı ve algılayışı iyi bilmek gerekir.
Topa tekme atma aşamasındaki bir çocuğa pas ve şut atmayı öğretemezsiniz. Öğretmeye kalkarsanız çocuğu kaybedersiniz. Ya da çocuk sizi kaybeder.
Sonuçta kaybeden önce çocuk sonra ülke futbolu olur.
İlerleyen süreçlerde de bu aynen böyledir.
Örneğin bütün sahayı top ayağında baştan sona tek başına kat etmeyi düşünen bir çocuğa "taktik" öğretemezsiniz.
Öğretmeye kalkarsanız onun yetilerini yeteneğe dönüştürmesini engellemiş olursunuz.
İyi eğitimci öğretilecek şeyleri çocukların gelişim psikolojilerine göre düzenleyebilen kişi demektir.
Çocukları futbola değil, futbolu çocuklara uydurmak ve düzenlemek gerekir.
Altyapı eğitimlerinin temel özelliği de zaten bu olmalıdır.
Çocuklara büyüklerin oynadığı futbolu oynatmaya çalışmak altyapı eğitiminin hiç bir yerinde yoktur. eğer olsaydı "altyapı eğitimi" diye bir şey olmazdı.
Onun içindir ki yarışmacı antrenörlük yaklaşımı, özellikle temel altyapı ve gelişim altyapı dönemi birinci evrelerde zararlı olabilecek bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bunun için de, profesyonel futbol oynamış yarışmacı antrenörlük profili sergilemeye daha uygun eğitimci antrenörler genellikle gelişim altyapı ikinci evrede ve "performans altyapı" dönemlerinde görev almalıdırlar.
Ama en az bunun kadar önemli ve hatta daha önemli olan şey temel altyapı dönem ve evreleri ile gelişim altyapı birinci evresinde görev alan antrenörlerin “çocukların futbolunu” iyi bilmeleridir. Bu futbolu çocuklara göre düzenleyebilme, onların dünyasını ve futbolunu en az onlar kadar iyi bilecek durumda olmak demektir.

OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ

Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...