Futbolda/Sporda Altyapı Eğitimi demek, futbola ilişkin nelerin, nasıl ve asıl olarak "ne zaman" öğretileceği ve öğrenileceği ile ilgili süreç demektir. "Futbol/Spor altyapı eğitim pedagojisi" demek; Çocukların gelişim sürecindeki "kritik dönemleri" ve durumları dikkate alarak öğretimi sürdürebilmek demektir. Not: Burada yer alan yazılardan isim ve kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Aksi hırsızlığa girer. Alıntılar hukuken de kaynakça gösterilerek yapılır. (İsmail Topkaya)
17 Kas 2014
TÜRKİYE'DE FUTBOL VE FUTBOLDA EKOL 2
Türkiye'de kulüpler ve doğal olarak Milli Takım düzeyinde oynanan futbolun "Türk Futbolu" olarak nitelendirilebilecek bir kalitede olmadığı gerçeğini kabul etmemiz gerekir.
Yazılı ve görsel basında kullanılagelen "Türk Futbolu" nitelemesi daha çok Türkiye'de oynanan futbol anlamında değerlendirilmeli ve algılanmalıdır.
Aksi durum sıkça kullanılan bu ifadenin bir futbol ekolüne sahip olduğumuz anlamına gelir ki, doğru bir ifade olmadığı gibi kendimizi aldatan bir sonuca da neden olabilir.
Türkiye'de oynanan futbolun "Türk Futbolu" nitelemesini hak edecek yani bir ekol olarak değerlendirilebilecek bir düzeye gelmesi için,
* Uluslar arası platformlarda kabul gören ve kendine özgü bir futbol özelliğini ortaya koyabilen
* Ve bunu her zaman ve koşulda sürdürebilen düzeyde bir futbol kalitesine sahip olması gerekir.
Bir ülkede birçok konuda ekol olabilmenin temel koşulu taklit etmeden gelişmelerden haberdar olmaktır. Bu futbolda da böyledir.
Futbolu temel standartlarda ve temel gereklerde başkaları gibi oynamak koşulunu yerine getirirken asla onlar gibi oynamaya çalışmamak ekol olmanın felsefi ön koşuludur.
Alman futbolunun disiplin ve sorumluluk ilkesi onların ekol olmasındaki en önemli milli unsurudur. Ama Alman futbolu sadece disiplin ve sorumluluk duygusundan ibaret değildir. Almanlar her şeyden önce evrensel futbolun teknik, taktik ve kondisyonel tüm gereklerini yerine getirirlerken ulusal tipolojilerine ve değerlerine uygun (sentezleyerek) ortaya özgün bir futbol anlayışı koyabilmişlerdir.
Brezilya olsun, Afrika ülkeleri olsun bugün ekol olarak nitelendirilen düzeyde futbol oynayanların hepsi futbolu kendileri gibi oynayarak ama yerelde kalmayacak kadar çalışarak başarmışlardır.
Bizim ekolümüz aslında bellidir. Çünkü bizim değerlerimiz, tipololjimiz bellidir.
Bizde hem ağır oyun, hem hızlı oyun, hem güce dayalı oyun hem de ritmik oynanan oyunlar vardır.
İklim açısından bakıldığında bizde güneşi de yağmuru da olan dört mevsim vardır.
Coğrafyamız tek düze değil olağanüstü çeşitlilik arz eder. Düz arazimiz kadar engebeli arazimiz de vardır.
Biz hem çok sabırlı hem de tez canlıyızdır.
Tek kale maçlar çocukluğumuzun olmazsa olmazlarındandır.
Üç korner bir penaltı bizde, atan galip yine bizdedir.
Velhasıl topla dans edenimizde vardır, top geçirip adam geçirmeyenimiz de...
Kafasına top değmeden sezon boyunca oynayabilecek kadar vazgeçilmezlerimiz de vardır, sadece kafası ile oynayıp sahada yürüyerek yıldız olanımız da...
İşte tüm bunlar ve daha başkaları bizim "futbol ekolü" olma yolunda yapılması gereken model arayışlarımıza malzeme olacak argümanlardır.
Bizim olası futbol ekolümüz; ne tam liberal, ne de tam devletçi misali ne tam ferdi ne de tam kolektif olabilir.
Bizim olası futbol ekolümüz büyük bir olasılıkla savunması sağlam ve sade, orta sahası kuvvetli, kalabalık ve karma yetenekli, forveti ise duruma göre bol yedekli bir oyun anlayışını temel alan, bazen çok hızlı bazen çok sabırlı ama gerektiğinde yaratıcı bir oyun anlayışını pek ala geliştirerek bir ekol oluşturabilir. Tek eksiğimiz üretkenlik yani oyun içinde varyasyon zenginliğidir ki, hıza ve baskı altında teknik öğretime dayalı alt yapı eğitimi ile bu da çözümlenebilir.
Teşbihte hata olmaz, bizim olası ekolümüz biraz İspanya biraz İtalya karışımıdır. Ama ne İspanya'dır ne de İtalya.
Toplumsal ve bireysel kültür yapımız, hayatı algılayışımızdaki kafa yapısı yani düşünsel, sosyal ve duygusal özelliklerimiz yanında bedensel uygunluğumuz bizim Latin veya orta ve kuzey Avrupa futbolu oynamamıza asla izin vermez.
Bundan sonrası zaman işidir. Bundan sonrası temel eğitimdir. Karar verilen modele uygun futbolcu yetiştirme bu işin başlangıcıdır. Ancak bu topyekûn bir kalkışmayı gerektiren, popüler olma isteğinden uzak, tamamen insan yatırımına dayalı ileri görüşlülükle gerçekleşebilecek bir devrimdir.
Bu süreç için önemli unsur altyapı eğitmenleridir. Altyapı eğitmenliği üstyapıya geçiş için kullanılan bir basamak olmaktan çıkarılmalıdır. Altyapı eğitmeni olmak üstyapı çalıştırıcısı olmaktan daha zor ve daha değerli olmalıdır. Bu ise altyapı eğitmenlerinin önemli ve değerli olmalarıyla mümkündür. Altyapı eğitmenlerinin önemli olmaları onlara sağlanacak yetki sorumluluk ve maaş ile ilgilidir. Altyapı eğitmenleri aynı zamanda değerli olmalıdırlar. Bu da onların yeterliliği ve üretkenliği ile ilgilidir. Değerli olmayan hiç kimse önemli de olmamalıdır.
Altyapı eğitmenleri yeterliliği sadece teoriye dayalı kişilerden ya da futbolu bırakmış eski profesyonellerden değil, öncelikle gelişim ve eğitim psikolojisini bilen ve bunları kullanabilen kişilerden oluşmalıdır. Futbol temel eğitiminin gerektirdiği bilgi beceri ile karar verilen modele uygun planlama ve değerlendirme yeterliliği altyapı eğitimcilerinden aranan mesleki özellikler olmalıdır.
Diğer bir unsur da ülke futbolunun nüvelerini oluşturan kulüplerin söz konusu modele uygun futbolu benimsemeye başlamalarıdır. Aksi takdirde sadece temel eğitime dayalı süreç, futbol ekolü yaratmada istenilen sonucu doğurmayacaktır.
Futbol ekolü milli takımlarda yaratılacak bir düzey değil milli takımlara yansıyacak bir düzeydir. Futbol ekolü tabanın uygunluğu ve katılımına bağlı olarak, üst yönetimin hedefe yönelik kararlılığı ve desteği ile yaratılabilecek bir emek ürünüdür.
Her geçen gün yitirilmekte olan zamandır. Çünkü futbolda ekol olmanın "gayrı safi milli hâsıla" ile de çok fazla bir ilgisi yoktur. Türkiye'nin futbolunu yönetenlerin öncelikle bir futbol ekolü olmayı istemeleri gerekir. Bunun için gereken yönetim örgütlenmesini kullanarak bu örgütleri işin ehli, samimi ve emekten yana hedefe odaklanmış vasıflı insanlar aracılığı ile harekete geçirmek ikinci önemli adımdır.
TÜRKİYE'DE FUTBOL VE FUTBOLDA EKOL 1
Türk futbolu zaman zaman elde edilen başarılara rağmen başarılı diye tanımlanabilecek bir düzeyde değildir.
Çünkü uluslar arası ölçekte başarı ölçütlerinden birisi istikrar yani devamlılıktır.
Devamlılık dediğimiz olgu; oynanan futbolun belli bir kalitede sürdürülebilirliğidir. Oynanan futbol kalitesi ise, uluslararası arenada varlığınızı kabul ettirebilecek ölçüde bir futbol demektir.
Kısaca uluslararası arenada kendinizi kabul ettirebilecek standartta bir futbol ile, bu futbolu sürdürebilme koşulları bir araya geldiğinde BAŞARILI FUTBOL'dan söz edilebilir.
Bunun dışında kalan başarılar ise "başarılı futbol müsabakaları" anlamına gelir ki, bir ulusun futboldaki başarısını gösteren önemli ölçütlerden birisi değildir.
O halde "başarılı futbol"un temel koşulları açısından baktığımızda iki temel koşulun aynı anda yerine getirilmesi gerekir.
Buna spor literatüründa EKOL denir. Ekol; "okul" anlamına gelen herhangi bir iş veya alanda kabul edilmek zorunda kalınmış "kendine has" olmak anlamı taşır. Bir çok ülke bir çok alanda ekol olmuştur. Yani her hangi bir alanda kendini kabul ettirecek kadar kaliteli olmuştur.
Türk Futboluna ekol açısından bakıldığında ekol olmak için gereken koşulları yerine getirmekten çok uzakta olduğumuz açıkça ortaya çıkmaktadır. Çünkü uluslararası ölçekte gerek kulüp, gerekse mili takımlar düzeyinde kendimizi kabul ettirecek kalitede ve bu kaliteyi sürdürebilir bir futbola ulaşamadığımız görülür.
Almanya, İtalya, Fransa, Danimarka, İngiltere, Hollanda, Arjantin, Brezilya ve daha onlarca "futbolda ekol" örneklerine bir de bu açıdan bakmakta yarar vardır. Afrika futbolu, Latin Amerika futbolu ya da Avrupa futbolu diyebileceğimiz kıta ekollerine de yine iki temel koşul açısından bakmakta yarar vardır.
Anlık ya da süreli başarılar ya tesadüftür ya da karşı tarafın zayıflığı ile ilgilidir. Ya da o anki şartlarla gelen göreceli başarılardır. Sizi ekol yapmaya asla yetmez. Türk Milli futbol takımımızın bazı başarıları onu nasıl ekol yapmaya yetmiyorsa, İngiltere milli futbol takımının bazı yenilgileri ve dünya kupalarındaki bazı başarısızlıkları onların ekol olmasını engelleyemiyor.
Kulüpler düzeyinden başlayarak, milli takıma yansıyan bir futbol ekolü oluşturmak kolaydır...Ancak emek ister...Bir de uzunca bir süreç...Ve elbette uzak hedefleri olan bir yönetim anlayışı ve organizasyon.
Bu ülke bu süreyi bir çok insana tanımıştır. Ama o insanlar popüler kültür ve anlayışı ile endüstriyel futbol gereklerinin esiri olmuşlar, çok paralar kazanmışlar ama Türk Futboluna ekol olma yolunda bir şey verememişlerdir. Çünkü ekol olmak için emek sarfetmemişler, elinde bulundurdukları gücü sadece maç ya da maçlar kazanmak üzere harcamışlardır.
"Futbol ekolü " kavramı ile Derval, Feldkamp, Piontek gibi isimler yan yana gelince ortaya çıkan ilişki neden örneğin Fatih Terim deyince ortaya çıkmıyor?
Türk Futbol Yönetimi öncelikle bir futbol anlayışı ve modeli üzerine karar vermelidir. Futbolun uluslararası standarlarına uygun ancak ulusal koşullara göre sentezlenmiş bir "futbol oynama" kültürü oluşturmak zorundayız.
Bunun için öncelikle insan tipimize ve özelliklerimize bakmak bir ön koşuldur. Folklorumuz bu iş için iyi analiz edilmelidir.
Ve elbette futbolda altyapı eğitimi...
Türkiye tüm kulüpler ve federasyon ölçeğinde karar verdiği bir futbol ekolüne altyapı eğitiminden başlamak zorundadır.
2 Kas 2014
FUTBOLDA ALTYAPIYA BAKIŞ AÇISI VE ALTYAPI PARADİGMASI DEĞİŞMELİDİR...
Altyapıların başarı ölçütleri ilgili olan herkesin bildiği ve söylediği şekliyle bellidir.
1. Üstyapıya oyuncu yetiştirmek,
2. Daha da önemlisi ulusal ve uluslararası düzeyde oyuncu yetiştirmek,
3. Özel oyuncular yetiştirebilmek.
Ancak unutulmamalıdır ki, bu ölçütleri geçerli kılacak olan şey üstyapılardır.
Çünkü; üstyapınızın altyapıdan yoksun ya da ilgisiz olması altyapının amaçsızlığı ve yöntemsizliği sonucunu doğurur. Bu doğal olarak altyapınızı başarısız kılar.
İlgili olan herkes üstyapılardaki başarısızlığa bakarak yaptığı değerlendirmelerde altyapıların başarısızlığından söz ediyor, bu sadece göreceli olarak doğru bir değerlendirmedir. Futbol ile ilgili çoğu insan üstyapıların altyapılara ilişkin olarak bir başarı ölçütünden söz etmiyor. Oysa üstyapıların altyapıya ilişkin olarak başarılı olup olmadıkları meselesi asıl meseledir.
Üstyapılara ilişkin başarı ölçütü açısından doğru değerlendirme; Üstyapıların altyapıdan gelen oyuncularına ne oranda yer verip vermediği ile ilgili olan değerlendirmedir. Üstyapılar altyapılardan gelenlere yer vermiyorsa bu altyapıların başarısızlığından ziyade üstyapıların altyapıya ilişkin başarısızlığının bir göstergesidir.
Üstyapının bir oyun anlayışı, bir ekolü ve bir modeli yoksa altyapıdan nasıl bir oyuncu gelmesi gerektiğine ilişkin bir yapılanma ve işleyiş sistematik olarak mümkün değildir.
Bu sorun aslında Türkiye'nin futbol sorununun esas nedenidir.
Bir binanın temelinin niteliği o binanın niteliğini belirlemez, sadece sağlamlığını belirler. Binanın kendisi temelin nasıl olacağını belirler. Bina üç katlı ise temelin niteliği başka, bina on üç katlı ise binanın temellinin niteliği başka olacaktır. Standart bir temelin üzerine istediğin özelliklerde ve yüksekliklerde bina oturtamazsınız.
Türkiye’de futbol altyapısının kalite ve düzeyini belirleyecek olan şey üstyapıda oynanan ve oynanacak olan futbolun kalitesi ve düzeyidir.
"Bana iyi futbolcu yetiştir" demek sana iyi futbolcu yetiştirmeyi sağlamaz, sağlayamaz. Çünkü senin üstyapıda nasıl bir futbol oynadığın belli değilse ve daha da önemlisi senin uluslararası bir futbol kaliten ve düzeyin söz konusu değilse, altyapıdan arz olunacak futbolcu kaliten ve düzeyin de var olanın devamını sağlayacak şekilde olacaktır.
Futbolda altyapı arzı ile üstyapı talebi arasındaki ilişkiyi belirleyen şey üstyapının talebidir. Üstyapının bircik talep şekli vardır o da oynanmakta olan futbolun kalitesi ve uluslar arası düzeyidir.
Üstyapılar, şampiyon olmaya odaklanmış bir başarı ölçütlerini altyapıdan gelen oyuncular ile şampiyon olma ölçütüne dönüştürmedikçe, altyapılarda ne kadar doğru iş yaparsanız yapın üstyapılarda başarıyı sağlayamazsınız. Üstelik talebin arzı etkiliyor olması bağlamında da ulusal bir altyapı sistematiği oluşturamazsınız.
Sonuç olarak;
1. Altyapılardan üstyapılara oyuncu yetiştirilmiyor ayıbı, aslına bakarsanız üstyapıların altyapılardan gelen oyunculara kapıları kapatmış olması ayıbıdır.
2. Altyapılardan uluslararası düzeyde oyuncu yetişmiyor oluşu ayıbı da, aslında Türkiye'de üstyapılarda oynanan futbolun uluslararası kaliteden yoksun oluşunun bir ayıbıdır.
Üstyapı olarak sizin bir futbol anlayışınız, kaliteniz ve düzeyiniz yoksa başarısızlığın faturasını başka şeylere ve özellikle de altyapılara kesersiniz belki ama hata edersiniz. Günü kurtarma adına gerekçeler üretir ama yarınları kaybetmeye devam edersiniz.
Altyapılardan gelenler senin oynayacağın futbolu belirlemezler, sen oynadığın ve oynayacağın futbol ile altyapılardan oyuncu beklersin... Hepsi budur... Dünya bu işi böyle yapıyor... Çünkü uygar ülkelerin eğitim sistematiği böyle çalışıyor.
Örneğin, Almanya'nın altyapı başarısı denilen şey aslında üstyapıların başarısıdır. Çünkü üstyapılarında her şey net ve her şey olması gerektiği bir model üzerine inşa edilmiştir. Altyapıların yaptıkları ise niteliği ve niceliği belli olan üstyapıya entegre olacak eğitimi sürdürmektir.
Toprağınızın yapısına uygun ürün seçerseniz elde edeceğiniz verim çok olur. Burada toprağınızın olması kadar o toprakta hangi üründen daha çok verim alınacağının biliniyor olunmasıdır. Ekim, sulama, bakım ve hasat tekniğiniz de doğruysa tarladan elde edeceğiniz verim de çok daha yüksek olmaktadır.
Altyapı paradigması diye bir şey yoktur. Üstyapıların paradigması vardır. Altyapı beslediği üstyapının devamlılığını sağlayan nesnel bir gerekliliktir. Onun koşullarını ve nesnelliğin ise üstyapı belirler.
Altyapı yaşamsaldır, üstyapı ise yaşamın kendisidir.
22 Eyl 2014
FUTBOLDA TAKTİK BECERİ PROBLEMİ VE ALTYAPI EĞİTİMİNDE TAKTİK BECERİ ÖĞRETİMİ


Taktik beceri soyut düşünmeyi gerektirir. Çünkü tektik beceri olacak olanı varsayarak bir davranışı öncellemek ve uygulamak demektir. Yani soyuttur.
Oysa temel altyapı dediğimiz yaş dönemi iki evreden oluşmak üzere 7/8-10 ve 11-12 yaş dönemlerini kapsar. Çocuklar bu yaş sürecinde ağırlıklı olarak "somut işlemler dönemi" diye adlandırılan zihinsel bir işleyişle hareket ederler ve düşünürler.
Yani bu yaşlardaki çocukların oyun dizilişi ile, sistem ile ve diziliş ve sistemin gereklerini yerine getirmekle ilgili bir düşünce ve hareket geliştirmeleri mümkün değildir.
O halde özellikle top ile ilgili tüm takım spor branşları ile ilgili temel altyapı eğitimlerinde sözüm ona "taktik öğretim" uygulamalarından vazgeçmek gerekir. Çocuğun anlamadığı ve anlamlandıramadığı hiç bir öğretim, öğrenme ile sonuçlanmaz.
Bu yaş grubu için "temel taktik formasyon" sadece iki formdan ibarettir. Kabaca savunma yapmak ve ağırlıklı olarak kabaca hücum yapmak. Burada ise hep bireysel becerilerin ağırlıklı olduğu bir temel taktik form geçerli olmalıdır. Çünkü; bu yaşlardaki çocukların gelişim özellikleri gereği oyun anında odaklandıkları nesne sadece top'dur. Topa göre davranış geliştirirler. İşte bu özellikten yararlanmak gerekir. Çocukların bu yaşlarda top ile ilişkilerini giderek artan bir şekilde mükemmelleştirmek eğitimin temel amacı olmalıdır. Bu tür yaklaşımları ön plana alan eğitim anlayışları daha doğru bir eğitim anlayışıdır.
Taktik beceri eğitimi ise çocukların "soyut düşünme dönemlerinin" gelişimi ile paralel başlar. Taktik beceri öğretimine giriş 13-14 yaşlarından itibaren başlamalıdır. Ve asla oyun sistemlerini içermemelidir. Bu yaşlardaki taktik beceri eğitimi top rakipteyken ve kendi takımındayken saha içerisinde yer alma ve yer değiştirmeden ibaret olmalıdır. Gerisi teferruattır ve çoğu zaman öğrenme ile sonuçlanmaz.
Çocuklarda kafa karışıklığına yol açan ve hiç bir zaman uygulanması mümkün olmayan taktik davranışlar istenmemelidir. Bu ne çocukları daha iyi ve başarılı kılar ne de eğitici antrenörü daha iyi bir antrenör yapar.
Belki yarışmacı ve kazanma odaklı altyapı eğitimi modasının ve yaklaşımlarının etkisiyle çocukları çok erken taktik eğitime tabi tutuyor olabiliriz. Dolayısı ile çoğu zaman istenileni yapamadıklarında ise çocukları beceriksiz ya da yeteneksiz olarak etiketliyoruz.
Oysa taktik beceri için ön koşullardan birisi topsuz oyundur. 12-13 yaşlarından önce hiç bir çocuk topsuz oyunu bilmez, bilmek istemez çünkü top ayakta değilken varmış gibi davranmak çocuklara mantıklı ve anlamlı gelmez. Bu onların zihinsel olgunluğa henüz erişmemiş olmaları ilgili bir durumdur. O halde biz çocuklardan hareket ettiğimize göre ya da etmemiz gerektiğine göre, çocuğa uygun taktiğin dışına çıkmamalıyız.
Çocuklar bize bakarak ve bizim istediklerimizi yaparak gelişmezler. Biz öyle olduğunu sanırız. Çocuklar kendilerine uygun şeylerin onlardan istenmesi ortamlarında bulunarak ve yaparak gelişirler.
15-16 yaş dönemlerinde saha dizilişi ağırlıklı davranış biçimleri, 16-18 yaşlar ise oyun sistemlerine geçiş için ideal yaşlardır.
Bizde profesyonel kulüpler ve milli takımlar düzeyindeki futbolu ve futbol oyununu iyi analiz edildiğinde çoğu zaman başarılı olamayışımızın asıl nedeninin sanıldığı gibi kondisyonel özellikler ile teknik becerilere dayalı, taktik beceri eksikliğine dayalı olduğu ortaya çıkar.
Evet "maç tekniği" dediğimiz hızlı ve baskı altında teknik beceri eksiğimiz de çoktur. Ve bunun kökenleri 8-12 yaşlaraki top ile ilişkili hareket becerileri yetersizliğine dayanır.
Ama asıl sorunumuz, hatta sorunsalımız taktik beceri eksikliğidir ki; bunun da nedenleri
1. Erken yaşlarda başlayan ve dayatılan taktik eğitim,
2. Gelişim altyapı dönemlerinde yetersiz taktik beceri eğitimi,
3 Ve performans altyapı dönemlerinde ise oyun içinde sürekli değişkenlik gösteren görev ve sorumlulukları yerine getirmeye odaklı taktik beceri antrenmanları konusundaki eksikliktir.
Bizde basit bir kaç taktik şablon vardır. Bunların tekrar yolu ile uygulanıyor olmasını biz taktik beceri olarak değerlendiririz.
Oysa TAKTİK BECERİ EĞİTİMİ; ANTRENMANLARDA ÇEŞİTLİ PROBLEMLER YARATILARAK, OLUMSUZ KOŞULLAR KURGULAYARAK OYUN FORMLARI İÇİNDE ÇÖZÜMLEYİCİ DAVRANIŞLAR ÜRETEBİLME EĞİTİMİDİR.
Siz 16-18 yaş gruplarında hiç böyle bir eğitim uygulaması gördünüz mü? Ya da haftada kaç kez ve kaç saat böyle bir eğitim uygulaması gördünüz?
İsterseniz yabancı ülkeler ve takımlar ile oynadığımız maçlarda farkı yaratan neymiş bu gözle tekrar bakarak bir daha analiz etmeye çalışalım?
Bakınız göreceksiniz top rakipteyken ve top bize geçince bizim ve rakibin saha içi davranışları inanılmaz ölçüde farklılıklar göstermektedir. Buna bir de top ile ilgili oyunlarda gereksiz yön değiştirmeler ile yanlış top kullanımı problemlerini eklerseniz niçin uluslararası arenada yer bulmadığımız ortaya çıkar.
Türkiye'de Futbol altyapı eğitiminde "taktik eğitim formasyon" için yeniden yapılanmaya ihtiyaç olduğu çok açıktır.
20 Haz 2014
FUTBOL TEMEL ALTYAPI EĞİTİMİ İÇİN VE DOLAYISI İLE YAZ SPOR OKULLARI İÇİN ÇERÇEVE BİR PROGRAM
ÖNERİLER;
A.
Eğer her yaş grubu için grup yapma olanağı yok ise, gruplamalarda aşağıdaki şekilde gelişim düzeyi yaş gruplamaları gerçekleştirilmelidir.
7 yaş kendi içinde bir grup olmalıdır
8-9 yaş bağımsız bir grup olmalıdır
10-12 yaş yine ayrı bir grup olmalıdır.
Çünkü bu yaş gruplamaları gelişim özellikleri açısından karma yaş grupları için yapılabilecek en doğru gruplama biçimidir.
Etkinlik ve oyunlarda 8 yaşında ki bir çocuğun 10 veya 11 yaşındaki çocuklarda bir arada faaliyete alınması çok faydalı olmayacağı gibi, küçük olan çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine de neden olacaktır.
B.
7 yaş çocukları için naylon ve plastik toplar kullanılmalıdır.
8-9 yaş için voleybol topu ağırlığında ve ebadında toplar tercih edilmelidir.
10-12 yaş için küçük numara (3- 4) futbol topları kullanılmalıdır.
C.
7 yaşa top ile ilişkile temel teknik beceriler değil, hareket becerileri geliştirilecek.
Atma, tutma, yuvarlama, yön verme, durdurma, tekmeleme/vurma, nesne ile koşma, nesneye doğru yönelme, nesneden kaçma gibi.
8-9 yaş grubu için temel teknik becerilerde düzeltme ve doğru teknik kullanımı amaçlı değil, tamamen top ile ilişkileri geliştirme amaçlanacak. Top ile ilgili tüm oyunlar, top kullanılarak her türlü kaçma, kovalama, topa hükmetme, topu yönetme gibi genel hareket becerileri top işin içinde olarak gerçekleştirilmeye çalışılacak.
10-12 yaş grubunda ise genel hareket becerilerinin futbola ilişkin olarak temel teknik becerilere dönüştürülmesi gereken yaş grubudur. Performans beklentisi ve kondisyonel gelişim amaçlı olmadan futbolun gereklerini doğru bir şekilde yapılması amaçlanmalıdır. Bu anlamda dripling ve çeşitleri, pas ve çeşitleri, kontrol ve çeşitleri ağırlıklı olmak üzere doğru beceri çalışmaları ne tamamen oyun ile ne de tamamen alıştırma ile değil karışık ve futbolun karakteristik yapısı içinde çeşitlemeler, küçük alan oyunları, driller, ve oyunlar şeklinde gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Futbol taktiği olarak diziliş ve sistem gibi öğretimlerden uzak durulmalı, etkinlik uygulamaları oyunun bir gereği olarak basit savunma ve hücum kurgularından ve yardımlaşmaları amaçlayan bir formasyondan oluşmalıdır.
UYGULAMALAR
•Görsel algılama yetisine yönelik etkinlikler
Renk kartları ya da el ile sayılar gösterilerek her renk ya da sayı top ile ilgili bir hareketi aynı anda değiştirerek yapmaya yönelik işaret anlamına gelmelidir. Örneğin topu sürerken 1 sayısı sağa doğru, 2 sayısı sola doğru, 3 sayısı öne doğru gibi. Burada görsel uyaranlar ve hareket ilişkisinde bağlantı peşinde olunmalıdır. Görsel algıda asıl çalışmalar çocukların kendisi dışındaki birisinin hareketine bağlı olarak doğru hareketi yapmasını sağlayacak uygulamaları yapabilmesini sağlamaktır. Örneğin top ile hareket halindeyken uzaktaki arkadaşı sağa doğru yönelirse pas atacak, sola doğru yönelirse top sürmeye devam edecek, geriye doğru yönelirse topu kontrol edip rivörs yapar.
Yaşlara ilişkin olarak sayılar, renkler ve hareketler azaltılır veya çoğaltılabilir.
•İşitsel algılama yetisine yönelik etkinlikler
Yukarıdaki ifade edilen uygulamalarda sözü edilen görsel uyaranların yerini işitsel uyarlar alır. Bu kez renkler ya da sayılar gösterilmez söylenir. Her işitsel uyaranın bir hareket veya top ile hareket karşılığı vardır. Uyaran ile birlikte olabilecek en hızlı biçimde herekete geçilmesinin sağlanması önemlidir.
•Dokunsal algılama yetisine yönelik etkinlikler
Sırtı gelen topa dönük çocukların yakın mesafeden vücüdunun belli bölümlerine çarpacak şekilde top atılır. Her bölgenin uyaran olarak belli bir hareketi yapmaya dönük kodlanmış uygulaması vardır. Top sırta çarparsa çarpan top ile top ile drpling yapılacak, arka bacaklara çarparsa pas ver - pas al davranışı yapılacak gibi.
•Kinestetik algılama yetisinin bedensel farkındalığa yönelik etkinlikler
Ayağın belli bölümleri ile aynı etkinlikler yaptırılır söz konusu etkinliğin hangi bölge ile ne denli daha kolay yapıldığı hissettirilir.
•Kinestetik algılama yetisinin mekan (uzamsal/uzaysal) farkındalığına yönelik etkinlikler
Alan farkındalığını sağlamak dediğimiz algıyı ve alana göre top ile ilişkiyi birlikte geliştirmeyi amaçlayan bu konu başlığında en basit çalışmalar çeşitli ebatlardaki ve çeşitli geometrik alanların içinde (dar, uzun, dairevi, kara, dikdörtgen, küçük, daha küçük v.b) oyunlar ve faaliyetler yapılmasının sağlanmasıdır. Alanın durumuna göre davranışların değiştirilmesinin sağlanması önemlidir. Ayrıca normal oyun alanı içinde bazı yasaklı ve engelli bölgeler oluşturarak alan kullanımı becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlanabilir.
•Kinestetik algılama yetisinin zaman farkındalığına yönelik etkinlikler
Bir zaman dilimi algısının geliştirilmesi yanı sıra, bir zaman dilimi içerisinde gereken hareketin yapılması ve yine bir zaman dilimi içinde gereken en doğru hareketin yapılması çabası ile ilgili etkinlikleri kapsar. Amaç gereken zamanda gereken davranışı yapabilme becerisini geliştirmektir.
Dakika ile ilgili zaman sınırlandırmalarına, sayı sayma ile ilgili zaman sınırlandırmalarına bağlı olarak istenilen bir hareketin başlatılması ve bitirilmesi şeklinde olabileceği gibi, çok daha önemlisi görsel uyarana bağlı zaman sınırlandırmalarına ilişkin olarak da bir hareketin başlatılması ve bitirilmesi etkinliklerini kapsar. Örneğin yuvarlanarak hareket halindeki bir topun bir noktadan diğer bir noktaya ulaşması süresi içinde bazı hareketlerin yapılmasının sağlanması gibi. Sarkaç toplara değmeden top sürme etkinliği gibi.
•Kinestetik algılama yetisinin yönsellik farkındalığına yönelik etkinlikler.
Sağ, sol, ön, arka, orta, kenar, köşe, içeriye, dışarıya, öne, geriye, sağa, sola yönlerinin bedensel merkezden hareket ederek en kısa ve en doğru şekilde bedensel hareketi ile ilgili çalışmalardır. Daha sonra bu hareketlenme çalışmaları top kullanılarak yapılmalıdır.
•Araç ve Gereçlerde yararlanarak etkinlikler
oİplerden yararlanılan etkinlikler
oPlastik çemberlerden yararlanılan etkinlikler
oEngellerden, slalomlardan yararlanılan etkinlikler
•Top çeşidine ve niteliğine bağlı olarak gerçekleştirilen etkinlikler
o Çok minik toplar ile ilgili etkinlikler (Masa tenisi topu gibi)
o Minik toplar ile ilgili etkinlikler (Lastik toplar, tenis topları gibi)
o Küçük toplar ile ilgili etkinlikler (Naylon, lastik, plastik toplar)
•Yer değiştirme hareketleri ile top ilişkisine dayalı etkinlikler
o Yürüme ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Koşma ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Atlama ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Sıçrama ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Dengeleme hareketleri ile top ilişkisine dayalı etkinlikler
o Dönme hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Başlama durma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Eğilme, düşme kalkma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o İtme, çekme hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Nesne kontrolü gerektiren hareketler ve top ilişkisine dayanan etkinlikler
•Atma hareketi ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Tutma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Yakalama hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Vuruş hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Yuvarlama hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Durdurma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Vole hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler.
•Çeşitleme döngüleri,
•Birleştirme döngüleri,
•Ayak tenisi
o 1:1,
o 2:2,
o 3:3,
o az kurallı
o çok kurallı
•Ayak voleybolu
o 1:1,
o 2:2,
o 3:3,
o az kurallı,
o çok kurallı,
•Hedef, nokta, bölgeye ulaştırma ve isabet oyun ve etkinlikleri
o Hareket halinde hedefe isabet etkinlikleri,
o Hareketli hedefe isabet etkinlikleri,
•Duvar etkinlikleri
o Duvarda kesintisiz pas etkinlikleri,
o Köşede iki duvarda çift ayak pas etkinlikleri,
o Kesintisiz duvarda seken topa pas etkinlikleri,
o Duvardan seken topa 360 derece dönerek kesintisiz pas etkinlikleri,
o Duvarda giderek azalan mesafelerde kesintisiz pas çalışması
•Amaçlı ve Kurallı oyunlar
o Pas yapma kuralı dayalı oyun,
o Sol ayakla oynama kurallı oyun,
o Ceza alanına girmeden gol yapma kurallı oyun,
o Ceza alanı içinden gol yapma kuralına dayalı oyun,
o Kontrol pas kurallı oyun,
o Sahanın her bölgesini kullanma amaçlı oyunlar,
o Bireysel ve grup taktiği ile ilgili amaçlı oyunlar,
o V.b
•Tek kale oyunlar/maçlar
o 3:3, 2:2, 1:1,
o Altı pasın içinde gol atma kurallı,
o Ceza alanı içinden gol atma kurallı,
o Şut ile gol atma kurallı,
o Adam eksiltme kurallı,
•Değişen saha ölçülerinde oyunlar
o Tam alanda,
o Yarı alanda,
o Çeyrek alanda,
o Daha küçük alanda,
o Geniş kısa alanda,
o Dar uzun alanda oyunlar.
A.
Eğer her yaş grubu için grup yapma olanağı yok ise, gruplamalarda aşağıdaki şekilde gelişim düzeyi yaş gruplamaları gerçekleştirilmelidir.
7 yaş kendi içinde bir grup olmalıdır
8-9 yaş bağımsız bir grup olmalıdır
10-12 yaş yine ayrı bir grup olmalıdır.
Çünkü bu yaş gruplamaları gelişim özellikleri açısından karma yaş grupları için yapılabilecek en doğru gruplama biçimidir.
Etkinlik ve oyunlarda 8 yaşında ki bir çocuğun 10 veya 11 yaşındaki çocuklarda bir arada faaliyete alınması çok faydalı olmayacağı gibi, küçük olan çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine de neden olacaktır.
B.
7 yaş çocukları için naylon ve plastik toplar kullanılmalıdır.
8-9 yaş için voleybol topu ağırlığında ve ebadında toplar tercih edilmelidir.
10-12 yaş için küçük numara (3- 4) futbol topları kullanılmalıdır.
C.
7 yaşa top ile ilişkile temel teknik beceriler değil, hareket becerileri geliştirilecek.
Atma, tutma, yuvarlama, yön verme, durdurma, tekmeleme/vurma, nesne ile koşma, nesneye doğru yönelme, nesneden kaçma gibi.
8-9 yaş grubu için temel teknik becerilerde düzeltme ve doğru teknik kullanımı amaçlı değil, tamamen top ile ilişkileri geliştirme amaçlanacak. Top ile ilgili tüm oyunlar, top kullanılarak her türlü kaçma, kovalama, topa hükmetme, topu yönetme gibi genel hareket becerileri top işin içinde olarak gerçekleştirilmeye çalışılacak.
10-12 yaş grubunda ise genel hareket becerilerinin futbola ilişkin olarak temel teknik becerilere dönüştürülmesi gereken yaş grubudur. Performans beklentisi ve kondisyonel gelişim amaçlı olmadan futbolun gereklerini doğru bir şekilde yapılması amaçlanmalıdır. Bu anlamda dripling ve çeşitleri, pas ve çeşitleri, kontrol ve çeşitleri ağırlıklı olmak üzere doğru beceri çalışmaları ne tamamen oyun ile ne de tamamen alıştırma ile değil karışık ve futbolun karakteristik yapısı içinde çeşitlemeler, küçük alan oyunları, driller, ve oyunlar şeklinde gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Futbol taktiği olarak diziliş ve sistem gibi öğretimlerden uzak durulmalı, etkinlik uygulamaları oyunun bir gereği olarak basit savunma ve hücum kurgularından ve yardımlaşmaları amaçlayan bir formasyondan oluşmalıdır.
UYGULAMALAR
•Görsel algılama yetisine yönelik etkinlikler
Renk kartları ya da el ile sayılar gösterilerek her renk ya da sayı top ile ilgili bir hareketi aynı anda değiştirerek yapmaya yönelik işaret anlamına gelmelidir. Örneğin topu sürerken 1 sayısı sağa doğru, 2 sayısı sola doğru, 3 sayısı öne doğru gibi. Burada görsel uyaranlar ve hareket ilişkisinde bağlantı peşinde olunmalıdır. Görsel algıda asıl çalışmalar çocukların kendisi dışındaki birisinin hareketine bağlı olarak doğru hareketi yapmasını sağlayacak uygulamaları yapabilmesini sağlamaktır. Örneğin top ile hareket halindeyken uzaktaki arkadaşı sağa doğru yönelirse pas atacak, sola doğru yönelirse top sürmeye devam edecek, geriye doğru yönelirse topu kontrol edip rivörs yapar.
Yaşlara ilişkin olarak sayılar, renkler ve hareketler azaltılır veya çoğaltılabilir.
•İşitsel algılama yetisine yönelik etkinlikler
Yukarıdaki ifade edilen uygulamalarda sözü edilen görsel uyaranların yerini işitsel uyarlar alır. Bu kez renkler ya da sayılar gösterilmez söylenir. Her işitsel uyaranın bir hareket veya top ile hareket karşılığı vardır. Uyaran ile birlikte olabilecek en hızlı biçimde herekete geçilmesinin sağlanması önemlidir.
•Dokunsal algılama yetisine yönelik etkinlikler
Sırtı gelen topa dönük çocukların yakın mesafeden vücüdunun belli bölümlerine çarpacak şekilde top atılır. Her bölgenin uyaran olarak belli bir hareketi yapmaya dönük kodlanmış uygulaması vardır. Top sırta çarparsa çarpan top ile top ile drpling yapılacak, arka bacaklara çarparsa pas ver - pas al davranışı yapılacak gibi.
•Kinestetik algılama yetisinin bedensel farkındalığa yönelik etkinlikler
Ayağın belli bölümleri ile aynı etkinlikler yaptırılır söz konusu etkinliğin hangi bölge ile ne denli daha kolay yapıldığı hissettirilir.
•Kinestetik algılama yetisinin mekan (uzamsal/uzaysal) farkındalığına yönelik etkinlikler
Alan farkındalığını sağlamak dediğimiz algıyı ve alana göre top ile ilişkiyi birlikte geliştirmeyi amaçlayan bu konu başlığında en basit çalışmalar çeşitli ebatlardaki ve çeşitli geometrik alanların içinde (dar, uzun, dairevi, kara, dikdörtgen, küçük, daha küçük v.b) oyunlar ve faaliyetler yapılmasının sağlanmasıdır. Alanın durumuna göre davranışların değiştirilmesinin sağlanması önemlidir. Ayrıca normal oyun alanı içinde bazı yasaklı ve engelli bölgeler oluşturarak alan kullanımı becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlanabilir.
•Kinestetik algılama yetisinin zaman farkındalığına yönelik etkinlikler
Bir zaman dilimi algısının geliştirilmesi yanı sıra, bir zaman dilimi içerisinde gereken hareketin yapılması ve yine bir zaman dilimi içinde gereken en doğru hareketin yapılması çabası ile ilgili etkinlikleri kapsar. Amaç gereken zamanda gereken davranışı yapabilme becerisini geliştirmektir.
Dakika ile ilgili zaman sınırlandırmalarına, sayı sayma ile ilgili zaman sınırlandırmalarına bağlı olarak istenilen bir hareketin başlatılması ve bitirilmesi şeklinde olabileceği gibi, çok daha önemlisi görsel uyarana bağlı zaman sınırlandırmalarına ilişkin olarak da bir hareketin başlatılması ve bitirilmesi etkinliklerini kapsar. Örneğin yuvarlanarak hareket halindeki bir topun bir noktadan diğer bir noktaya ulaşması süresi içinde bazı hareketlerin yapılmasının sağlanması gibi. Sarkaç toplara değmeden top sürme etkinliği gibi.
•Kinestetik algılama yetisinin yönsellik farkındalığına yönelik etkinlikler.
Sağ, sol, ön, arka, orta, kenar, köşe, içeriye, dışarıya, öne, geriye, sağa, sola yönlerinin bedensel merkezden hareket ederek en kısa ve en doğru şekilde bedensel hareketi ile ilgili çalışmalardır. Daha sonra bu hareketlenme çalışmaları top kullanılarak yapılmalıdır.
•Araç ve Gereçlerde yararlanarak etkinlikler
oİplerden yararlanılan etkinlikler
oPlastik çemberlerden yararlanılan etkinlikler
oEngellerden, slalomlardan yararlanılan etkinlikler
•Top çeşidine ve niteliğine bağlı olarak gerçekleştirilen etkinlikler
o Çok minik toplar ile ilgili etkinlikler (Masa tenisi topu gibi)
o Minik toplar ile ilgili etkinlikler (Lastik toplar, tenis topları gibi)
o Küçük toplar ile ilgili etkinlikler (Naylon, lastik, plastik toplar)
•Yer değiştirme hareketleri ile top ilişkisine dayalı etkinlikler
o Yürüme ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Koşma ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Atlama ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Sıçrama ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Dengeleme hareketleri ile top ilişkisine dayalı etkinlikler
o Dönme hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Başlama durma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o Eğilme, düşme kalkma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
o İtme, çekme hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Nesne kontrolü gerektiren hareketler ve top ilişkisine dayanan etkinlikler
•Atma hareketi ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Tutma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Yakalama hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Vuruş hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Yuvarlama hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Durdurma hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler,
•Vole hareketleri ve top ile ilişkili etkinlikler.
•Çeşitleme döngüleri,
•Birleştirme döngüleri,
•Ayak tenisi
o 1:1,
o 2:2,
o 3:3,
o az kurallı
o çok kurallı
•Ayak voleybolu
o 1:1,
o 2:2,
o 3:3,
o az kurallı,
o çok kurallı,
•Hedef, nokta, bölgeye ulaştırma ve isabet oyun ve etkinlikleri
o Hareket halinde hedefe isabet etkinlikleri,
o Hareketli hedefe isabet etkinlikleri,
•Duvar etkinlikleri
o Duvarda kesintisiz pas etkinlikleri,
o Köşede iki duvarda çift ayak pas etkinlikleri,
o Kesintisiz duvarda seken topa pas etkinlikleri,
o Duvardan seken topa 360 derece dönerek kesintisiz pas etkinlikleri,
o Duvarda giderek azalan mesafelerde kesintisiz pas çalışması
•Amaçlı ve Kurallı oyunlar
o Pas yapma kuralı dayalı oyun,
o Sol ayakla oynama kurallı oyun,
o Ceza alanına girmeden gol yapma kurallı oyun,
o Ceza alanı içinden gol yapma kuralına dayalı oyun,
o Kontrol pas kurallı oyun,
o Sahanın her bölgesini kullanma amaçlı oyunlar,
o Bireysel ve grup taktiği ile ilgili amaçlı oyunlar,
o V.b
•Tek kale oyunlar/maçlar
o 3:3, 2:2, 1:1,
o Altı pasın içinde gol atma kurallı,
o Ceza alanı içinden gol atma kurallı,
o Şut ile gol atma kurallı,
o Adam eksiltme kurallı,
•Değişen saha ölçülerinde oyunlar
o Tam alanda,
o Yarı alanda,
o Çeyrek alanda,
o Daha küçük alanda,
o Geniş kısa alanda,
o Dar uzun alanda oyunlar.
30 May 2014
ALTYAPILARDA EĞİTİM SORUNUNUN ÇÖZÜMLENMESİNDE NİÇİN? VE NASIL? (2N) MESELESİ...
Aslına bakarsanız 2N diye adlandırdığımız ve çok iyi bildiğimiz bu iki kavram, tüm yaşamımızı ve bunun yanı sıra yaptığımız her işi de olumlu etkileyecek iki davranış biçimi demektir.
Bu kavramlar; Niçin (Amaç) ve Nasıl (Yöntem) kavramları ve davranış biçimleridir.
Niçin kavramı ve davranış biçimi; Amacım nedir? Ne istiyorum? Ne yapmak istiyorum? Nereye ulaşmak istiyorum? gibi yaşamsal soruların yaşamsal cevabının verilmesi anlamına gelir.
Nasıl kavramı ve davranış biçimi ise; Amacıma ulaşmak için ne yapmalıyım? İstediğimi elde etmek için nasıl davranmalıyım? Nasıl davranmam gerekir, Hangi seçenekleri tercih etmeliyim? Nereden gitmeliyim? Ne kullanmalıyım gibi yine yaşamsal önemi olan sorulara yaşamsal cevaplar verebilmek anlamına gelir.
İşi eğitim olan bir kişinin Niçin? ve Nasıl? sorularına olabilecek en doğru cevabı biliyor ve bu cevabı olabilecek en iyi şekilde pratik olarak da karşılıyor olması gerekir.
Amacı doğru koymak ne kadar önemliyse o amaca ulaşmak için izlenecek yolun doğruluğu da o kadar önemlidir.
Benzer şekilde Amaca ulaşmak için tercih edilecek izlenecek yolun doğruluğu, belirlenen amacı anlamlı ya da anlamsız kılacaktır.
Bir eğitimci olan altyapı antrenörlerinin Niçin? (Amaç nedir?) sorusuna verecekleri cevaplar onların Nasıl? (Yöntem=Yol nedir?) sorularına verecekleri cevapları, Nasıl sorusuna verecekleri cevaplar da Niçin sorusuna verecekleri cevapları etkileyecektir.
Amaç ve Yöntem ne kadar tutarlı ise, yapılan iş o denli akılcı ve bilimsel ve sonuçları tatminkar olacaktır.
Niçin ve Nasıl sorularına verilecek cevaplar konusundaki bilgi, beceri ve öğretim yeterliliği, bir altyapı antrenörünün "iyi bir altyapı antrenörü" olup olmadığının da göstergesidir.
BU SAPTAMALARDAN SONRA İŞİN BİR DE İKİNCİ VE DAHA ÖNEMLİ BÖLÜMÜ DE ŞUDUR; NİÇİN (AMAÇ) ve NASIL (YÖNTEM) SORULARINA VERİLECEK BİRDEN FAZLA DOĞRU CEVABIN OLDUĞUNU BİLMEMİZ GEREKİR. EĞER EĞİTİM SİSTEMİNİZ, MODELİNİZ VEYA YAKLAŞIMINIZ EN İDEAL VE EN DOĞRU CEVABI VEREBİLMEYİ BAŞARABİLİYORSA, ALTYAPIDA SPOR EĞİTİMİ SORUNUNU TAMAMEN ORTADAN KALDIRABİLİR. TAM TERSİ EKONOMİK YATIRIMLAR YAPTIĞINIZ HALDE, İŞİ CİDDİYE ALDIĞINIZ HALDE, SONUÇ TATMİN EDİCİ OLAMIYORSA, BÜYÜK BİR OLASILIKLA NİÇİN? VE NASIL SORULARINA EN İDEAL DOĞRU CEVABIN VERİLEMEMİŞ OLMASINDANDIR. UNUTULMAMASI GEREKEN ŞEY; NİÇİN SORUSU NASIL ALGILANIYOR VE CEVAPLANIYORSA NASIL SORUSU DA ÖYLE ALGILANIP ÖYLE CEVAPLANACAKTIR. TÜRKİYE'DE ALTYAPILARDAKİ TEMEL EĞİTİM SORUNSAL ÖZETLE BUDUR.
Örneğin; Niçin Altyapı? sorusunun cevabı,
1.Üstyapıya oyuncu hazırlamak için 2.Şampiyon takımlar yaratmak için şeklindeyse,
Nasıl? sorusunun cevabı da;
1.Üstyapı futbol kalitesine altyapılarda ulaşmayı sağlayacak çalışmalar yaparak 2.Şampiyon olmak için rakipten daha iyi olmalıyız şeklinde olacaktır.
OYSA ÖZELLİKLE TEMEL ALTYAPI EĞİTİMİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, ALTYAPI EĞİTİMİNDE NİÇİN? VE NASIL? SORULARININ İDEAL CEVABI ŞU OLMALIDIR;
Niçin Altyapı? sorusunun cevabı;
1.Çocukların yaşlarının gerektirdiği gelişim özelliklerine ulaşmalarını sağlarken bu özelliklerin gerektirdiği futbolu en iyi şekilde oynayabilmelerini sağlamak için.
Nasıl? sorusunun cevabı da buna bağlı olarak; 1.Çocuk ve Gençlerin zihinsel, bedensel, hareketsel, sosyal gelişim düzeylerinin elverdiği ölçüde ve her türlü deneyimi yaşamalarına olanak verecek şekilde düzenlenen eğitim etkinliklerini gerçekleştirmelerini sağlayarak şeklinde olacaktır.
Altyapı antrenörlüğü yapan tüm eğitmenler kendilerine sürekli bu iki soruyu sormalıdırlar. Altyapı Eğitiminin Amacı Nedir? Bu Amaca Nasıl Ulaşılır? Bu iki soruya verilecek cevaplar ve asıl cevap niteliği taşıyan eğitim uygulamaları altyapı antrenörlerinin ne düzeyde iyi birer altyapı antrenörü olup olamadıklarının da göstergeleridir.
Bu kavramlar; Niçin (Amaç) ve Nasıl (Yöntem) kavramları ve davranış biçimleridir.
Niçin kavramı ve davranış biçimi; Amacım nedir? Ne istiyorum? Ne yapmak istiyorum? Nereye ulaşmak istiyorum? gibi yaşamsal soruların yaşamsal cevabının verilmesi anlamına gelir.
Nasıl kavramı ve davranış biçimi ise; Amacıma ulaşmak için ne yapmalıyım? İstediğimi elde etmek için nasıl davranmalıyım? Nasıl davranmam gerekir, Hangi seçenekleri tercih etmeliyim? Nereden gitmeliyim? Ne kullanmalıyım gibi yine yaşamsal önemi olan sorulara yaşamsal cevaplar verebilmek anlamına gelir.
İşi eğitim olan bir kişinin Niçin? ve Nasıl? sorularına olabilecek en doğru cevabı biliyor ve bu cevabı olabilecek en iyi şekilde pratik olarak da karşılıyor olması gerekir.
Amacı doğru koymak ne kadar önemliyse o amaca ulaşmak için izlenecek yolun doğruluğu da o kadar önemlidir.
Benzer şekilde Amaca ulaşmak için tercih edilecek izlenecek yolun doğruluğu, belirlenen amacı anlamlı ya da anlamsız kılacaktır.
Bir eğitimci olan altyapı antrenörlerinin Niçin? (Amaç nedir?) sorusuna verecekleri cevaplar onların Nasıl? (Yöntem=Yol nedir?) sorularına verecekleri cevapları, Nasıl sorusuna verecekleri cevaplar da Niçin sorusuna verecekleri cevapları etkileyecektir.
Amaç ve Yöntem ne kadar tutarlı ise, yapılan iş o denli akılcı ve bilimsel ve sonuçları tatminkar olacaktır.
Niçin ve Nasıl sorularına verilecek cevaplar konusundaki bilgi, beceri ve öğretim yeterliliği, bir altyapı antrenörünün "iyi bir altyapı antrenörü" olup olmadığının da göstergesidir.
BU SAPTAMALARDAN SONRA İŞİN BİR DE İKİNCİ VE DAHA ÖNEMLİ BÖLÜMÜ DE ŞUDUR; NİÇİN (AMAÇ) ve NASIL (YÖNTEM) SORULARINA VERİLECEK BİRDEN FAZLA DOĞRU CEVABIN OLDUĞUNU BİLMEMİZ GEREKİR. EĞER EĞİTİM SİSTEMİNİZ, MODELİNİZ VEYA YAKLAŞIMINIZ EN İDEAL VE EN DOĞRU CEVABI VEREBİLMEYİ BAŞARABİLİYORSA, ALTYAPIDA SPOR EĞİTİMİ SORUNUNU TAMAMEN ORTADAN KALDIRABİLİR. TAM TERSİ EKONOMİK YATIRIMLAR YAPTIĞINIZ HALDE, İŞİ CİDDİYE ALDIĞINIZ HALDE, SONUÇ TATMİN EDİCİ OLAMIYORSA, BÜYÜK BİR OLASILIKLA NİÇİN? VE NASIL SORULARINA EN İDEAL DOĞRU CEVABIN VERİLEMEMİŞ OLMASINDANDIR. UNUTULMAMASI GEREKEN ŞEY; NİÇİN SORUSU NASIL ALGILANIYOR VE CEVAPLANIYORSA NASIL SORUSU DA ÖYLE ALGILANIP ÖYLE CEVAPLANACAKTIR. TÜRKİYE'DE ALTYAPILARDAKİ TEMEL EĞİTİM SORUNSAL ÖZETLE BUDUR.
Örneğin; Niçin Altyapı? sorusunun cevabı,
1.Üstyapıya oyuncu hazırlamak için 2.Şampiyon takımlar yaratmak için şeklindeyse,
Nasıl? sorusunun cevabı da;
1.Üstyapı futbol kalitesine altyapılarda ulaşmayı sağlayacak çalışmalar yaparak 2.Şampiyon olmak için rakipten daha iyi olmalıyız şeklinde olacaktır.
OYSA ÖZELLİKLE TEMEL ALTYAPI EĞİTİMİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, ALTYAPI EĞİTİMİNDE NİÇİN? VE NASIL? SORULARININ İDEAL CEVABI ŞU OLMALIDIR;
Niçin Altyapı? sorusunun cevabı;
1.Çocukların yaşlarının gerektirdiği gelişim özelliklerine ulaşmalarını sağlarken bu özelliklerin gerektirdiği futbolu en iyi şekilde oynayabilmelerini sağlamak için.
Nasıl? sorusunun cevabı da buna bağlı olarak; 1.Çocuk ve Gençlerin zihinsel, bedensel, hareketsel, sosyal gelişim düzeylerinin elverdiği ölçüde ve her türlü deneyimi yaşamalarına olanak verecek şekilde düzenlenen eğitim etkinliklerini gerçekleştirmelerini sağlayarak şeklinde olacaktır.
Altyapı antrenörlüğü yapan tüm eğitmenler kendilerine sürekli bu iki soruyu sormalıdırlar. Altyapı Eğitiminin Amacı Nedir? Bu Amaca Nasıl Ulaşılır? Bu iki soruya verilecek cevaplar ve asıl cevap niteliği taşıyan eğitim uygulamaları altyapı antrenörlerinin ne düzeyde iyi birer altyapı antrenörü olup olamadıklarının da göstergeleridir.
5 May 2014
Futbol Altyapı Eğitiminde Bazı Öğretim Yöntemleri (1)
Ne öğreteceğini bilmiyorsan nasıl öğreteceğini bilmenin hiçbir anlamı yoktur.
Ne öğreteceğini biliyor, buna karşın nasıl öğreteceğini bilmiyorsan, ne öğreteceğini biliyor olmanın da bir faydası yoktur.
Dolayısıyla iyi bir eğitmen olmanın iki ön koşulu, ne öğreteceğini ve nasıl öğreteceğini bilmektir. İyi bir eğitici antrenör ne öğreteceğini ve nasıl öğreteceğini bilen ve bunu becerebilen kişidir.
Psikomotor davranışlar ya da diğer söylemle bedenin bir bölümünün veya tamamının kullanılması ile ilgili davranışlar (hareketler) sadece ve sadece “sınanarak” “yaparak” “tekrar ederek, “kullanarak” öğrenilir. Yani bir hareketi en ilkel ve basit formundan başlayıp en üst düzeyde beceriye değin öğrenebilmenin biricik yolu söz konusu hareketi ya da hareketleri bedenen gerçekleştirmekle mümkündür.
Öğrenmenin “yaparak” gerçekleştiği durumlarda tüm öğretim yöntemleri “yaptırmayı” sağlamaya yönelik olmalıdır.
Hareket eğitimine yönelik tüm öğretim yöntemleri “farklı hareket eğitimi etkinliklerinden” başka bir şey değildir
Öğretim yöntemlerinin birçoğu bilerek ya da bilmeyerek öğretme ve öğrenme ile ilgili tüm etkinliklerde nesnel durumun bir gereği olarak kendiliğinden ortaya çıkar.
Ancak öğretimin hem zaman ve hem de kalite açısından daha etkili olabilmesi, öğrenmenin anlamlı ve kalıcı olarak gerçekleşmesi ile ilgilidir. Bunun için de öğretim uygulamalarının belirli bir sistematik ve planlama içerisinde yürütülüyor olması gerekir. Yani bir yolun yani yöntem işi kolaylaştırır. Çünkü yöntem nasıl sorusunun cevabı demektir.. Ancak böyle olduğu zaman bir öğretim yönteminin stratejik olarak kullanılıyor olmasından söz edilebilir.
Psikomotor davranışların “motor öğrenme” temelinde şekillendiğini biliyoruz. Yani psikomotor davranışlar bir işin kassal çıktıya dönüşmesi ile sonuçlanır. Bunun için söz konusu iş’in bizzat gerçekleştirilmesi/yapılması/yaşanması ön koşuldur.
O halde futbola ilişkin tüm teknik ve taktik davranışların önce gerçekleştirilmesinin sonra da giderek beceriye dönüşecek şekilde amaca uygun gerçekleştirilmesinin ön koşulu söz konusu tüm bu davranışların yapılması/yaşanması ile mümkündür.
Buradan hareketle öğretim yöntemlerinin futbol altyapı eğitiminde kullanılması sırasında öğrenenlerin her koşulda uygulayıcı konumunda olmaları son derece önemlidir. Diğer bir ifade ile öğrenilecek konu, hareket veya davranış ne olursa olsun, öğretim yönteminin kullanılış amacında çocukların kassal çıktı ile sonlandırmak durumunda olduğu bir sonuç ortaya çıkmalıdır. Psikomotor öğrenmelerin olmazsa olmaz koşulu budur.
Bu bağlamda aşağıda yer alan bazı öğretim yöntem ve teknikleri, antrenör açısından uygulama yaptırarak öğretme öğrenen açısından ise, uygulama yaparak öğrenme yollarıdır.
Sonuç cümlesi olarak futbol altyapı eğitiminde öğretim yöntemi; öğretim uygulamaların nasıl yaptırılacağının, öğrenme etkinliklerinin nasıl gerçekleştirileceğinin belirlenmiş ve planlanmış olmasıdır.
Futbol altyapı eğitimi ile ilgili olarak yapılan tartışmalardan birisi de çocukların özellikle futbolda “temel tekniklerin” tekrar yaparak mı? Yoksa oyun oynayarak mı? Öğrenmeleri gerektiğine ilişkindir.
Öncelikle tekrar belirtmekte yarar olan nokta şudur; Çocuk ve gençler futbola ilişkin top ile ve topsuz tüm tekniklerin yanı sıra tüm taktik davranışları “yaparak” öğreneceklerdir. Öğreten konumundaki antrenörler de futbola ilişkin her şeyi “yapmayı sağlayarak” öğreteceklerdir.
Futbol altyapı eğitiminde giderek çeşitlenecek ve kalitesi artacak olan temel teknikler olsun, taktik beceriler olsun tam anlamıyla ve amaca yönelik olarak ne sadece tekrar yaparak ne de sadece oyun oynayarak öğrenilir. Dolayısı ile öğretme işi de, ne sadece tekrar yaptırarak ne de sadece oyun oynatarak gerçekleştirilmemelidir.
Öğretim etkinliklerinin düzenlenmesinde kullanılacak öğretim yönteminin tercih edilmesinde birçok ön koşul vardır. Bunlar çocukların öğrenme düzeyleri, teknik veya taktik hareketin niteliği, çalışmanın amacı gibi olgulardır.
Elbette standart bir veya iki yönteme dayalı olarak öğretimi planlamak ve yürütmek mümkündür. Ancak çocuklardan alınacak geribildirim düşünüldüğünde bunun çok sağlıklı bir öğretim uygulaması olmayacağını düşünmek gerekir.
Günümüzde birçok üst düzey oyuncunun Avrupa standartlarına ulaşamamış olmasının altında yatan nedenlerden birisi de büyük bir olasılıkla çok yönlü yetişmemiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Futbola ilişkin herhangi teknik bir beceriyi mükemmel yapıyor olabilmek söz konusu aynı beceriyi oyun içinde değişen koşullarda amaca uygun mükemmel kullanabiliyor olmayı sağlayamamaktadır. Benzer şekilde müsabaka koşullarında teknik beceriler mükemmel gerçekleştirilebilirken bu kez de oyun hızı ve ritmi kaçırılmakta dolayısı ile gerçekleştirilen hareketler verimli bir oyun ortaya çıkarmada etkili olmayabilmektedir.
İşte bunun içindir ki, altyapı eğitiminde her öğretim yöntemini yani eğitim etkinliği uygulama biçimlerini, futbol oyununun mantığı gözetilerek, oyun verimliliğini arttırmanın yanı sıra oyunda kendi verimliliğini arttırmaya yönelik olarak kullanmak gerekir. Bunun için çocuğun gelişim dönemi, çocuğun altyapılarda hangi dönem ve evrede olduğu, o günkü çalışmanın eğitsel amacı yöntem seçimi ve uygulamasında esas olmalıdır.
Bu konuda sadece serbest oyun diyenlere şunu sormak isterim; Bir oyunda bir çocuk kaç kez vole, dömi vole, rövaşata, kayarak top çalma, kaleye kafa vuruşu yapma olanağı bulabilir? Bulamaz ise söz konusu teknikler beceriye nasıl dönüştürülecek?
Aynı şekilde özellikle futbol temek teknikleri konusunda sadece tekrar yöntemini savunanlara da şunu sormak isterim; defalarca pas çalışması, kontrol çalışması, top sürme ve şut çalışması yaptırarak “salt teknik” beceriye ulaştırdığınız çocuklar futbol oyununun karakteristik özelliği gereği değişen durumlar ve koşullar ortaya çıktığında o teknikleri kullanabilecekler mi?
Dolayısı ile oyun tekniği, oyun taktiği giderek artan bir biçimde ve kalitede “maç tekniğine” ve “maç taktiğine” dönüşmek ve ulaşmak zorundadır. Bunun için öğretim uygulamaları zaman zaman parçadan bütüne, zaman zaman bütünden parçaya ama hep futbol oyununun karakterine uygun olarak düzenlenmek zorundadır.
Öğretim Yöntemleri
Hareket, beden eğitimi ve spor öğretimine ilişkin tüm literatürlerde genel olarak ifade edilen birçok öğretim yönteminden, futbol oyununun ve altyapı eğitiminin özelliği gereği özellikle bazı öğretim yöntemleri ele alınmıştır.
Unutulmaması gereken futbol altyapı eğitiminde öğretim yöntemlerinin amacının futbolun gereklerini, futbol oyunu karakterine ve yaş düzeyine uygun olarak öğrenmeyi sağlamaya dönük olmasıdır.
Öğretim yöntemleri ve yöntemlerden bazılarının tercih edilmesi bazı durumlara göre değişim gösterebilir. Bilinmesi gereken tüm altyapı eğitimi süresince tüm öğretim yöntemlerinin doğru ve yerinde tercih edilmesidir.
Öğretim Yöntemleri tercihleri;
1. Eğitim yaklaşımları/modellerine göre değişebilir.
Örneğin, tam öğrenme modeli, yapılandırmacı eğitim yaklaşımı gibi.
2. Öğretilecek/öğrenilecek konuya, içeriğe, amaca göre öğretim yöntemi tercihleri değişir.
Örneğin, temel teknik becerilerin öğretimi, temel teknik becerilerin amaçlı kullanımı, temel teknik becerilerin değişen koşullara göre kullanımı, top ile ve topsuz taktik davranışların öğretimi, taktik davranışların kullanımı, taktik davranışların rakibe göre kullanımı, oyun sistemleri öğretimi, oyun sistemlerin gereği davranışlar ve açık beceriler, kapalı becerilerin öğretimi gibi.
3. Altyapı eğitim dönem ve evrelerinin gelişim özellikleri ve eğitim amaçlarına göre değişebilir (Temel altyapı eğitimi dönemi I.ve II. evre, gelişim altyapı eğitimi I. ve II. evre, performans altyapı eğitimi, hazır oluş evresi).
4. Çocuğun motor gelişim ve motor öğrenme etkileşimi öğretim yöntemleri tercihini etkilemektedir ya da etkilemesi gerekir.
9 Nis 2014
BİR SPOR KULÜBÜNDE ALTYAPI VE ALTYAPI EĞİTİMİNE İLİŞKİN BAZI KURUMSALLAŞMA BOYUTLARI
ALTYAPI ORGANİZASYONUNA İLİŞKİN;
1. Altyapı üstyapı ile organik bağlantısı olması gereken bir yapı olabildiği gibi, özerk ya da bağımsız yönetsel bir yapıya sahip olabilir. Hangisi daha verimli olacaksa bu tercih doğru yapılmalıdır.
Arsenal modeli ile hareket ediyorsanız altyapı üstyapının içinde ve tam merkezindedir. Menajer ya da teknik direktör altyapının da sorumlusudur.
Fakat burada temel koşul sorumlunun bu işe ciddi zaman ve emek ayıracak olması gereğidir. Türkiye bunun için çok uygun bir toplumsal yapıya sahip değildir.
Barcelona modelinde her şey koordineli ama özerk bir kurumlaşma ile yürür. Direktöre bağlı üstyapı ve altyapı direktörlüğü ve sorumlulukları, teknik adam sorumlulukları söz konusudur.
Hepsi de aynı futbol dünya görüşüne sahip olmak durumundadırlar.
Doku uyuşması esastır. Ama asıl nokta ve nihai hedef şudur; Her yıl olmak üzere, tüm zaman dilimlerinde altyapıdan üst yapıya belli sayılarda oyuncu geçişinin mutlak surette sağlanmasıdır.
Bunun için üst yapı ve altyapı koordinasyonu oyun felsefesi ve anlayışı temelinde şekillendirilmiştir.
2. Türkiye’de altyapı kurumsallaşmasında ise, model ya da gidişat, spor kulübü yönetim kurulunun bu işleri bir kişiye havale etmesi, daha da kötüsü yönetim kurulundan birisinin altyapıdan sorumlu olması, altyapının başına da birisinin atanması ve altyapı antrenörleri ile de işlerin yürüyor olması çerçevesinde yürütülmektedir.
Oysa altyapı kurumsallaşmasında, spor kulübünün sahip olduğu yönetsel tüm organların neredeyse tamamı altyapı örgütlenmesi için de geçerli olmalıdır.
Altyapı eğer bir kurum olacaksa, kendi içinde başkanı, yönetim kurulu, koordinatörü, ve daha alt uzmanlık alanları kadroları ile çaycısından temizlikçisine kadar işlevsel olacak bir modele mutlak ihtiyacı vardır.
3. Altyapı, Üstyapının bir sığıntısı, onun içinde yer alan “olmasa da olur” anlayışını doğurabilecek bir görünümde değil, “altyapı olmazsa üstyapı da olmaz” anlayışı ve bilincini yaratacak nesnel koşullara ve olanaklara sahip olmak zorundadır. Aksi halde ne kadar emek verirseniz verin, emeğin karşılığı alınamayacaktır. Altyapıda yer alanlar kendilerinden emin olacaklar ki, gelecekte üstyapıda yer alacaklardır. Üstyapıdakiler de bilecekler ki, altyapıdan gelenler tarafından yerleri doldurulacaktır.
Bunu sağlamak için altyapının üstyapıdan daha önemli ve değerli bir kurum olması ile sağlanır.
Bunun için;
*Altyapı çalışanlarının hepsi ekonomik olarak tatmin olmalıdır.
*Altyapı çalışanlarının iş doyum düzeyleri yükseltilmelidir.
*Altyapı çalışanlarının hepsi takdir ve değer görmelidir.
*Altyapı çalışanlarını spor kulübünün esas figürleri olarak işlem görmelidir.
Bunları söz ile değil, nesnel koşulları sağlayarak ve altyapı çalışanlarını ayrıcalıklı kılarak sağlayabilirsiniz.
4. Altyapı kurumunun işlevselliği, spor kulübünün ve üstyapının oyuncu adaylarını değerlendirebilme kapasitesi ve yeterliliği ile doğrudan ilgilidir.
Altyapıdan yetişen oyuncuları değerlendirme kabiliyeti sergileyemeyen üstyapı ve spor kulübü altyapı stratejik yanlış içine girmiş demektir.
ALTYAPI EĞİTİMİNE İLİŞKİN;
1.Altyapı eğitiminin mutlaka “dönem ve evrelere” ayrılması sağlanmalıdır.
2.Her dönemin “eğitici antrenör” kadroları titizlikle seçilmeli ve eğitici antrenörler dönemlerine ilişkin teorik ve uygulamalı uzun süreli eğitime tabi tutulmalıdırlar.
3.Altyapı eğitiminde yer alan “eğitici antrenörler” sadece kendi dönemlerinin eğitici antrenörleri olarak uzmanlaşmalıdırlar. Ve kulüplerinde sadece ilgili yaş gruplarına yönelik olarak çalışmalıdırlar.
4.Altyapı eğitim sürecinin her dönemi izlenebilir, gözlenebilir, kayıt altına alınabilir ve değerlendirilebilir olmalıdır. Çocuk ve gençlerin gelişim kaydediyor olmaları önemlidir. Bunun için eğitim programları ve planlamaları mutlaka sağlanmalıdır.
5.Altyapı eğitim süreçlerinde dönem ve evrelere özgü gelişim çocuğun ve gencin “olumlu değişimini” hedeflemelidir. Bunun için “kazanmaya ve şampiyon olmaya yönelik kondisyon performansı” amaçlı değil, “uzun süre kalıcı olmaya ve sürekli gelişiyor” olmaya yönelik eytişimsel (devingen-değişen şartlara uyum sağlayabilen) nitelik taşımalıdır.
6.Eğitici antrenörlüğün öncelikle ulusal düzeyde, olamıyorsa kulüp içinde çalışma süresi, verimlilikleri ve yeterlilikleri test edilerek mesleki statülerine ilişkin düzenlemelere gidilmelidir (Örneğin temel altyapı eğitimi stajyer eğitici antrenörü, uzman antrenörü, baş antrenörü gibi).
7.Spor kulübünün ve dolayısı ile üstyapının oynadığı futbola bakarak değil, koşulların, coğrafyanın ve insani ve genetik özelliklerin ve sosyo-kültürel özelliklerin dikkate alınarak karar verilecek bir oyun anlayışının altyapı eğitim süreçlerinde “gelişim altyapı eğitim dönemlerinden itibaren” başlayarak üstyapılara taşınması SPOR KULÜBÜNÜN VE FUTBOL ÜST YAPISININ oyun modellemesi açısından kararlaştırılması sağlanmalıdır.
8.Altyapı eğitim süreçlerinde “eğitici antrenörlerin” özellikle “temel altyapı eğitimi” süreçlerinde ve “gelişim altyapı eğitimi birinci evresi” sürecinde eğitici yönleri daha ağırlıklı olmalıdır. Bu nedenle yarışmacı futbolcu geçmişi olan antrenörlerin bu süreçlerde rol almamaları ya da kendilerini dönüştürmelerinin sağlanmasına özen gösterilmelidir.
9.Alana vakıf, eğitici kimliği ve futbol bilgi ve becerisi yeterli altyapı eğitim sorumlusu ile yönetsel kimliği ve becerisi yüksek altyapı kurum sorumlularının, altyapı yönetim kurulu ve spor kulübü yönetim kurulu başkanının gündemli ve düzenli değerlendirme toplantılarının esas konusu “verimlilik” olmalıdır.
10.Altyapı eğitim kurulu, altyapı eğitim sorumlusu başkanlığında, hafta başı toplantılarında günlük ve haftalık çalışma planları, aylık toplantılarında aylık çalışma raporlarını ve yıl sonu sonu toplantılarında da yıl sonu değerlendirme toplantıları mutlaka yapmaları sağlanmalıdır.
11.Altyapı eğitim süreçlerinde, süreçlerin dokümanlaştırılması, formlar, teknolojiden yararlanma, materyal ve her türlü eğitim, ölçme değerlendir araçları bir birim/büro ve personelin varlığını gerektirir. Bu verimlilik açısından son derece önemlidir.
12.Altyapı kurumunda doktor, spor hekimi, beslenme uzmanı, psikolog, ve pedagog danışmanlığı sisteminden yardım alma koordinasyonu mutlaka hayata geçirilmelidir.
1. Altyapı üstyapı ile organik bağlantısı olması gereken bir yapı olabildiği gibi, özerk ya da bağımsız yönetsel bir yapıya sahip olabilir. Hangisi daha verimli olacaksa bu tercih doğru yapılmalıdır.
Arsenal modeli ile hareket ediyorsanız altyapı üstyapının içinde ve tam merkezindedir. Menajer ya da teknik direktör altyapının da sorumlusudur.
Fakat burada temel koşul sorumlunun bu işe ciddi zaman ve emek ayıracak olması gereğidir. Türkiye bunun için çok uygun bir toplumsal yapıya sahip değildir.
Barcelona modelinde her şey koordineli ama özerk bir kurumlaşma ile yürür. Direktöre bağlı üstyapı ve altyapı direktörlüğü ve sorumlulukları, teknik adam sorumlulukları söz konusudur.
Hepsi de aynı futbol dünya görüşüne sahip olmak durumundadırlar.
Doku uyuşması esastır. Ama asıl nokta ve nihai hedef şudur; Her yıl olmak üzere, tüm zaman dilimlerinde altyapıdan üst yapıya belli sayılarda oyuncu geçişinin mutlak surette sağlanmasıdır.
Bunun için üst yapı ve altyapı koordinasyonu oyun felsefesi ve anlayışı temelinde şekillendirilmiştir.
2. Türkiye’de altyapı kurumsallaşmasında ise, model ya da gidişat, spor kulübü yönetim kurulunun bu işleri bir kişiye havale etmesi, daha da kötüsü yönetim kurulundan birisinin altyapıdan sorumlu olması, altyapının başına da birisinin atanması ve altyapı antrenörleri ile de işlerin yürüyor olması çerçevesinde yürütülmektedir.
Oysa altyapı kurumsallaşmasında, spor kulübünün sahip olduğu yönetsel tüm organların neredeyse tamamı altyapı örgütlenmesi için de geçerli olmalıdır.
Altyapı eğer bir kurum olacaksa, kendi içinde başkanı, yönetim kurulu, koordinatörü, ve daha alt uzmanlık alanları kadroları ile çaycısından temizlikçisine kadar işlevsel olacak bir modele mutlak ihtiyacı vardır.
3. Altyapı, Üstyapının bir sığıntısı, onun içinde yer alan “olmasa da olur” anlayışını doğurabilecek bir görünümde değil, “altyapı olmazsa üstyapı da olmaz” anlayışı ve bilincini yaratacak nesnel koşullara ve olanaklara sahip olmak zorundadır. Aksi halde ne kadar emek verirseniz verin, emeğin karşılığı alınamayacaktır. Altyapıda yer alanlar kendilerinden emin olacaklar ki, gelecekte üstyapıda yer alacaklardır. Üstyapıdakiler de bilecekler ki, altyapıdan gelenler tarafından yerleri doldurulacaktır.
Bunu sağlamak için altyapının üstyapıdan daha önemli ve değerli bir kurum olması ile sağlanır.
Bunun için;
*Altyapı çalışanlarının hepsi ekonomik olarak tatmin olmalıdır.
*Altyapı çalışanlarının iş doyum düzeyleri yükseltilmelidir.
*Altyapı çalışanlarının hepsi takdir ve değer görmelidir.
*Altyapı çalışanlarını spor kulübünün esas figürleri olarak işlem görmelidir.
Bunları söz ile değil, nesnel koşulları sağlayarak ve altyapı çalışanlarını ayrıcalıklı kılarak sağlayabilirsiniz.
4. Altyapı kurumunun işlevselliği, spor kulübünün ve üstyapının oyuncu adaylarını değerlendirebilme kapasitesi ve yeterliliği ile doğrudan ilgilidir.
Altyapıdan yetişen oyuncuları değerlendirme kabiliyeti sergileyemeyen üstyapı ve spor kulübü altyapı stratejik yanlış içine girmiş demektir.
ALTYAPI EĞİTİMİNE İLİŞKİN;
1.Altyapı eğitiminin mutlaka “dönem ve evrelere” ayrılması sağlanmalıdır.
2.Her dönemin “eğitici antrenör” kadroları titizlikle seçilmeli ve eğitici antrenörler dönemlerine ilişkin teorik ve uygulamalı uzun süreli eğitime tabi tutulmalıdırlar.
3.Altyapı eğitiminde yer alan “eğitici antrenörler” sadece kendi dönemlerinin eğitici antrenörleri olarak uzmanlaşmalıdırlar. Ve kulüplerinde sadece ilgili yaş gruplarına yönelik olarak çalışmalıdırlar.
4.Altyapı eğitim sürecinin her dönemi izlenebilir, gözlenebilir, kayıt altına alınabilir ve değerlendirilebilir olmalıdır. Çocuk ve gençlerin gelişim kaydediyor olmaları önemlidir. Bunun için eğitim programları ve planlamaları mutlaka sağlanmalıdır.
5.Altyapı eğitim süreçlerinde dönem ve evrelere özgü gelişim çocuğun ve gencin “olumlu değişimini” hedeflemelidir. Bunun için “kazanmaya ve şampiyon olmaya yönelik kondisyon performansı” amaçlı değil, “uzun süre kalıcı olmaya ve sürekli gelişiyor” olmaya yönelik eytişimsel (devingen-değişen şartlara uyum sağlayabilen) nitelik taşımalıdır.
6.Eğitici antrenörlüğün öncelikle ulusal düzeyde, olamıyorsa kulüp içinde çalışma süresi, verimlilikleri ve yeterlilikleri test edilerek mesleki statülerine ilişkin düzenlemelere gidilmelidir (Örneğin temel altyapı eğitimi stajyer eğitici antrenörü, uzman antrenörü, baş antrenörü gibi).
7.Spor kulübünün ve dolayısı ile üstyapının oynadığı futbola bakarak değil, koşulların, coğrafyanın ve insani ve genetik özelliklerin ve sosyo-kültürel özelliklerin dikkate alınarak karar verilecek bir oyun anlayışının altyapı eğitim süreçlerinde “gelişim altyapı eğitim dönemlerinden itibaren” başlayarak üstyapılara taşınması SPOR KULÜBÜNÜN VE FUTBOL ÜST YAPISININ oyun modellemesi açısından kararlaştırılması sağlanmalıdır.
8.Altyapı eğitim süreçlerinde “eğitici antrenörlerin” özellikle “temel altyapı eğitimi” süreçlerinde ve “gelişim altyapı eğitimi birinci evresi” sürecinde eğitici yönleri daha ağırlıklı olmalıdır. Bu nedenle yarışmacı futbolcu geçmişi olan antrenörlerin bu süreçlerde rol almamaları ya da kendilerini dönüştürmelerinin sağlanmasına özen gösterilmelidir.
9.Alana vakıf, eğitici kimliği ve futbol bilgi ve becerisi yeterli altyapı eğitim sorumlusu ile yönetsel kimliği ve becerisi yüksek altyapı kurum sorumlularının, altyapı yönetim kurulu ve spor kulübü yönetim kurulu başkanının gündemli ve düzenli değerlendirme toplantılarının esas konusu “verimlilik” olmalıdır.
10.Altyapı eğitim kurulu, altyapı eğitim sorumlusu başkanlığında, hafta başı toplantılarında günlük ve haftalık çalışma planları, aylık toplantılarında aylık çalışma raporlarını ve yıl sonu sonu toplantılarında da yıl sonu değerlendirme toplantıları mutlaka yapmaları sağlanmalıdır.
11.Altyapı eğitim süreçlerinde, süreçlerin dokümanlaştırılması, formlar, teknolojiden yararlanma, materyal ve her türlü eğitim, ölçme değerlendir araçları bir birim/büro ve personelin varlığını gerektirir. Bu verimlilik açısından son derece önemlidir.
12.Altyapı kurumunda doktor, spor hekimi, beslenme uzmanı, psikolog, ve pedagog danışmanlığı sisteminden yardım alma koordinasyonu mutlaka hayata geçirilmelidir.
5 Ara 2013
Futbolda Altyapı Eğitiminde Algısal Motor Yetiler 5 (Ritm)
Ritm Yetisi
Öncelikle hareketin akıcı ve aynı frekans boyutu tekrarına dayalı sürdürülebilirliğidir. Buradaki öncelikli ve önemli davranış becerisi zamansal hareket ritmi / hareketin ritmidir.
Hareketler kendi içinde zamansal olarak bir dinamiğe sahiptirler. Bu zamansal dinamiğin algılanması, kaydedilmesi ve uygulanabilir olması koordinatif özelliklerin önemli bir bileşenidir. Bir hareketin ya da harekeler bütününün ritmik olması görsel algılamaya uygun olarak da doğru yapılması demektir.
Ritm yetisi aynı zamanda “zamanın farkında” olma yetisidir. Çünkü ritm hareketlerdeki zamansal boyutu ifade eder. Zaman farkındalığı ya da algısı ritm algısı demektir. Hareketlerdeki ritm aslında hareketleri zamansal boyut içinde gerçekleştirmekten başka bir şey değildir.
Ritm yetisini, futbol oyunu açısından temel teknik becerilerin kullanımındaki ritm olarak düşünmek gerekir. Kesik kesik olmayan hareket becerileri ritm yetisi ile ilgilidir. Belli zaman diliminde gerçekleştirilecek olan temel teknik beceriler ile ilgili parkur çalışmaları ritm yetisinin geliştirilmesi açısından yararlı etkinlik örnekleridir.
Futbol Altyapı Eğitiminde Algısal Motor Yetiler 4 (Karmaşık Tepki)
Karmaşık Tepki Yetisi
Hareketlerin daha önce yapılmış olmasına bağlı olarak ve/veya mevcut olan uyarı durumlarından alınan sinyaller sonucu hareketlerin duruma uygun olarak en kısa sürede tekrar gerçekleştirilmesidir. İçsel geribildirime/uyaran ile tepki hareket arasındaki sürenin kısalığı tepki yetisinin gelişimi ile ilgilidir.
Çocuğun aynı hareketi benzer durumda da daha kaliteli yapmaya çalışması ile farklı durumda durumun gerektirdiği gibi yapmasına yönelik etkinlikler bu yetinin geliştirilmesine katkı sağlayacak uygulamalardır.
Futbol Altyapı Eğitiminde Algısal Motor Yetiler 3 (Denge)
Denge Yetisi
Denge değişen koşul ve durumlarda pozisyonunu koruyabilme demektir. Koordinatif gelişim özelliği için önemli bir yetidir. Ağırlık merkezi değişimleri ve dayanma alanlarının darlığı nedeni ile sürekli bozulma eğiliminde olan vücudun hareketleri yapabilmek için gereken pozisyonunu sağlayabilmesi yetsi olarak da tanımlanabilir.
Çoğu zaman gündelik yaşamda gereken kadar denge yetisi söz konusu ise de, psikomotor etkinliklerde sergilenen motor davranışa ve davranışın niteliğine bağlı olarak ihtiyaç hissedilen denge yetisi farklıdır. Bu anlamda koordinasyon özelliği için belirleyicidir.
Futbola ilişkin olarak geliştirilmesi, tek bir hareketten ziyade çok farklı karakterdeki hareketlerin birleştirilmesine dayalı etkinlikler ile mümkündür.
Futbol altyapı eğitiminde denge ile ilgili hareket becerileri olan eğilme, esnetme, düşme kalkma, dönme, atlama konma, başlama durma gibi hareket becerilerinin yer değiştirme ve nesne (top) ile birleştirilerek gerçekleştirilmesi, amaca yönelik denge yetisinin geliştirilmesinde son derece etkili olacaktır.
8 yaşındaki bir çocuğun belli bir hızda dribling yaparken uyaran ile veya uyaransız ani durması-360 derece dönmesi- topu vermesi tekrar alması etkinliği denge yetisi ve geliştirilmesi açısından bir uygulama örneği olarak ifade edilebilir.
Futbol Altyapı Eğitiminde Algısal Motor Yetiler 2 (Mekan Oryantasyonu)
Mekan Uyumu/Oryantasyonu
(Boyutsal Yön Belirleme Yetisi)
Hareketlerin en, boy ve yükseklikten oluşan mekansal boyuta göre gelen bilgiler ışığında gerçekleştirilmesi ve yönlendirilmesi esasına dayanan bir yetidir. Futbol ile ilgili olarak sahada durulan konum ve sahanın eni ve boyu ile ilgili beden konumlandırması temel teknik becerilerin ve taktik davranış becerilerinin yönlendirilmesini ve seçilmesi üzerinde etkilidir.
Örneğin bazı oyuncuların sahayı çok iyi görmeleri, bulundukları konumun farkında oluşlarından kaynaklanmaktadır. “Sahayı geniş görme” özelliği olarak nitelendirilen ve oyunculuk kalitesinde çok önemli bir nitelik olan bu becerinin temeli kişinin koordinatif özellikleriyle ilgili olan mekan oryantasyonu yetisinin gelişmiş olmasıyla doğrudan ilişkilidir.
Sahanın (mekanın) ilgili bir bölümünü etkili kullanan ya da sahanın bütün bölümünü etkili kullanan oyuncuların temel teknik ve taktik becerilerdeki davranışlar genel olarak anlamlıdır. Yani davranışları genel olarak amaca daha uygun davranışlardır. Bu davranışlardaki anlamlılığın nedeni daha çok mekanın (alanın) farkında oluş, alanın(mekanın) gereğini yapma isteği ve eylemliliğine neden olmaktadır. Bazı oyuncuların temel teknik becerileri amaca uygun kullanmada veya taktik becerilere ilişkin doğru davranışları yerine getirmede anlamsız gelebilecek davranışlar sergiliyor olmalarının bir nedeni da mekansızlık yani mekan algısı yetersizliği olabilir.
Mekan algısı ve oryantasyonu ile ilgili yeti, önemli algısal motor bir yeti olup koordinatif özelliğin gelişimi üzerinde çok etkilidir. Söz konusu bu yeti küçük yaşlardan itibaren gelişmeye başlar. Futbol altyapı eğitiminde “alan farkındalığı” ile ilgili eğitim etkinlikler bu yetinin futbola ilişkin olarak geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.
Örneğin bir eğitim gününde ebatları farklı çok sayıda alanda gerçekleştirilecek oyunlar, sınırlandırılmış alanda oyunlar, oyun içinde değişik oyun bölgelerinde o bölgeye mahsus görevlendirmeler ve sorumluluklar vermeye dayalı oyunlar ile top ayağında olan çocuğa oyun içinde veya etkinlik anında işitsel ve görsel uyaranlar vererek topun yönergeye göre mekan (alan) içinde istenilen noktalara kullanılmasını sağlayacak etkinlik ve oyunlar mekan algısı ve uyumu açısından faydalar sağlayacak eğitim etkinlikleridir.
Mekan uyumu ile ilgili yetinin geliştirilmesi adına çok önemli ve sürekli gerçekleştirilmesi gereken eğitim etkinliklerinden birisi de oyun sahasının her bölgesinde o bölgeye uygun temel teknik becerileri taktik davranış bütünlüğü içinde yerine getirme ile ilgili çalışmalardır. Sahanın yanlarında, ortasında, köşelerinde, rakip ceza alanı önünde, içinde, kendi ceza alanı önünde, içinde lokal çalışmalar ile bir bölgeden diğer bölgeye geçiş çalışmaları mekan(saha) oryantasyonu adına faydalı eğitim uygulamalarıdır.
Futbol Altyapı Eğitiminde Algısal Motor Yetiler 1 (Kinestetik Ayrımlama)
Kinestetik Ayrımlama
(Bedensel Algı Yolu İle Ayırt Etme Yetisi)
Kas ve kirişlerden gelen bilgilendirmeler bir hareketin yapılmasına ilişkin farklılaştırmalara neden olur. Çocuğun bu bilgilendirmeleri algılaması ve hareket tekrarlarında farklılaştırma yapabilmesi için bildirimleri algılayabilmesi şarttır. Bunun için vücudun veya vücudun bir bölümünün söz konusu hareket için birçok kez değişik şekillerde kullanılmış ve her defasında içsel bir geribildirim yaşanmış olmak gerekir.
Farklılaştırma hareketlerdeki beceri kalitesine ilişkin bir gelişim özelliğidir. Hareketi bedensel olarak duyumsama/hissetme önemli bir koordinatif özellik bileşenidir. Çok küçük yaşlarda oluşmalıdır. Motor öğrenmelerde öğrenme düzeyini etkileyen söz konusu bedensel ayrımlama algısı, bedensel algı gelişimi ile birlikte başlar ve okulöncesi ve ilkokul dönemlerindeki koordinasyon gelişiminin temelini oluşturur.
Futbol altyapı eğitiminde temel teknik becerilerin gerçekleştirilmesinde düzeltme ve iyileştirmelerin nedeni antrenör değil aslında çocuğun kendisidir. Bunun nedeni çocuğun hareket anında ve sonrasında hareketi gerçekleştirme anında bedeninden gelen sinyalleri hissedebiliyor olmasıdır. Antrenörün doğru hareketi göstermesi önemlidir fakat asıl önemlisi çocuğun doğru hareketi vücudu ile hissedebiliyor ve bunun sonucu düzeltme eğilimine giriyor olmasıdır.
Doğru hareket vücut hissinin bir sonucu olduğu kadar, gerçekleştirilen doğru bir hareket vücut hissi ile örtüştüğünde söz konusu beceri öğrenilmiş beceriye dönüşmektedir. Eğitim açısından yapılması gereken ise çocuğun hareketi beceriye dönüştürecek gelişim düzeyini aşmayan hareket deneyimlerine ortam hazırlamak ve deneyimlerini kullanarak hareketi farklılaştırmasını sağlamaktır. Çocuğun eğitim anında kendisiyle ilgili olmasını sağlamak (içsel gerbildirim mekanizmasını kullanmasına izin vermek) demektir. Sürekli dışsal uyaran ve yönerge sanıldığı kadar yararlı bir eğitimci davranışı değildir.
Algısal Motor ve Koordinatif Yetiler ve Futbolda Altyapı Eğitimi
Koordinatif özelliklerin gelişimi (koordinatif özelliği meydana getiren yetiler ve bu yetilerin geliştirilmesi) aslında futbola ilişkin altyapı eğitiminin neredeyse tamamıdır. Diğer bir ifade ile futbol oyununun gereklerini oluşturan tüm davranışların amaçlanan şekilde gerçekleştirilebilmesi tam anlamıyla koordinatif özelliklerin gelişimi ile ilgilidir.
Futbol ile ilgili temel teknik hareketlerin beceri düzeyinde geliştirilemiyor oluşu da yine tamamen koordinatif özeliğe ilişkin yetilerin işlenmemiş ve geliştirilmemiş oluşu ile ilgilidir.
Koordinatif özellikler zamana bağlı olarak gelişir ve değişen dönemlerde hızlanarak atılım gösterirler. Ancak bu gelişim ve atılımın tamamen kendiliğinden gerçekleşmesi söz konusu değildir. Koordinatif özelliklerin gelişimi de öğrenme süreçleri ve biyolojik olarak da merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının işbirliğinin mükemmelliğini sağlayan alt sistemler ile ilgilidir.
Koordinatif özelliklerin kendiliğinden gelişmemesi ama gelişebilir ve geliştirilebilir olması önemlidir. Gelişebilir konuma gelen koordinatif yetilerin geliştirilmesi için sinir kas ilişkisini farklı boyutlarda uyaracak etkinliklerin gerçekleştirilmesi bir zorunluluktur.
Top ile ilgili hareketleri beceri düzeyinde gerçekleştirmenin mekanizması koordinatif özellikleri oluşturan alt özellikleri(yetileri) ya da diğer deyimle koordinatif bileşenleri geliştirmekten geçer.
Son yıllarda çoğu kişi futbolda bir eğitim eksikliği ya da bir altyapı eğitimi sorunu olduğunu dile getirmeye başlamıştır. Ama bu sorunun ne olduğu net olarak ifade edilememektedir. Sorunun nerede olduğu anlaşılmış ama ne olduğu henüz olarak anlaşılamamış görünmektedir.
Görünürdeki sorun daha çok oyuncuların top ile ilişkilerindeki yetersizlikten kaynaklanmaktadır. Örneğin oyuncuların çoğu, oyun içinde rakip baskısı altında ve oyunun gerekli kıldığı değişen durumlarda topu amaca uygun kullanabilme sorunu yaşamaktadırlar. Buna ilaveten bireysel temel taktik becerilerdeki davranış eksikliği, grup ve takım taktiği becerilerine yansımakta ve bütüncül ve akıcı bir oyun anlayışı ortaya çıkamamaktadır.
İşte bu görünür sorunun görünmeyen kaynağı, altyapı eğitiminde özellikle de 8-12 yaş sürecinde koordinatif özelliklerinin yeterince geliştirilememiş olmasında yatmaktadır. Koordinatif özelliklerin geliştirilmesinde temel faktör olan koordinatif bileşenler ve algısal motor yetiler yeterince işlenmemiş ve geliştirilmemiş ise ilerleyen süreçte “fundamental sorun” olarak tanımlanan temel futbol formasyonu eksikliği kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır
Bu formasyon eksikliği ya da fundamental sorun denilen şey somut ifade ile temel teknik becerilerin oyun içindeki kullanımı ile ilgili ideal beceri/müsabaka tekniği becerisidir. Ve eksikliği büyük ölçüde koordinatif özelliklerdeki yetersizliğine dayalıdır. Bu sorun giderilmediği sürece ya da altyapı eğitimi süreçlerinde çözümlenmediği sürece üst yapılardaki futbola ilişkin teknik ve taktik hareket becerilerinde “ideal beceri” denilen oyunun gerektirdiği durum ve koşullarda gerekeni gerçekleştirebilme becerisi düzeyi asla arzu edilen düzeylere çıkamayacaktır.
Üst yapı seviyesindeki oyuncularda telafi edilmesi pek mümkün olamayan bu özellikler, söz konusu futbolcuların sistemden elenmelerine veya sadece kondisyonel özelliklere dayalı futbol oynamalarına neden olmaktadır.
Oyun anında oyuna farklı boyut getirebilme ya da oyunda durmadan değişen durumlara uyum sağlayabilme birçok etmene bağlıdır. İşte bu etmenlerin gizemi algısal motor gelişim temelli koordinatif özellikleri oluşturan bileşenlerde gizlidir.
Bu kadar önemli olan algısal motor gelişim temelli koordinatif özellikleri oluşturan bileşenlere(yetilere) bakıldığında söz konusu bu özelliklerin futbol oyunu için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Futbol altyapı eğitimi süreci için bu özelliklerin gelişimi öyle ki; altyapı eğitiminin kendisini oluşturmalıdır.
19 Kas 2013
Futbolda "Temel Altyapı Eğitimi" nedir? Kısa Bir Giriş
Futbolda altyapı eğitimi çocuğun "top ile ayak" ilişkilerinde
anlamlı bir gelişimin başladığı yaş düzeyi 8'li yaşlarda başlaması gereken,
genel olarak motor gelişimin doruğu olan, her türlü spor ile ilgili beceriyi
gerçekleştirebilme yaşı olan 15-16'lı yaşlara değin sürmesi gereken uzun erimli
gelişim dönemlerini kapsar.
Bu ifade, çocukların "futbol temel eğitimine" başlama yaşı olması
gereken 8'li yaşlara değin herhangi bir etkinliğin içinde olmamaları anlamında
bir ifade değildir.
Bu yaşlara değin çocukların okulöncesi ve hazırlık sınıfı çocukları
olduğunu ve gözlemlendiği ve de bilindiği üzere bu yaşlara değin çocukların
özelleşmiş hareket becerileri dediğimiz vücutlarını kontrol etmede, genel ve
lokal olarak bedenlerini amaçlı olarak kullanabilmede eksiklerinin olduğunu
biliyoruz. İşte bu nedenledir ki, çocukların 8'li yaşlara ulaşıncaya kadar
özellikle 3-7 yaşlarda informal dediğimiz daha özgür ve bağımsız şekillerde
davranabilecekleri, oyun parkları gibi alanlarda yoğun hareket eğitimine tabi
tutulmaları gerektiğini de bilmemiz gerekir. Bu etkinlikler arasında geleneksel
oyunlar, koşu oyunları, zeka oyunları, oyuncaklar ile oyunlar, bisiklete binme,
yüzme gibi faaliyet alanları önemli yer tutmalıdır.
Bu nedenle bazı 7 yaş çocukları istisna olmak koşulu ile genel olarak
futbol altyapı eğitimine başlama yaşı ideal olarak 8'li yaşlardır. Bu yaşlar
çocukların sadece motor gelişimlerine yönelik bir yaklaşım değil, onların
anlama, dinleme, algılama, düşünmelerini ilgilendiren "bilişsel"
gelişimleri açısından da doğru bir yaklaşımdır.
Spor branşlarına ilişkin özellikle takım sporlarına yönelik olarak altyapı
eğitimi 8-15 yaşları arasındaki süreci kapsaması gerektiği üzerinde netleşmekte
fayda vardır. 16-18'li yaşların ise daha farklı bir eğitim içeriği ve
kapsamından oluşan performansa dönük altyapı eğitimi sürecini içermesi
gerektiği açıktır.
Futbol Altyapı Eğitiminin yaş gruplarının gelişim özelliklerinin dikkate
alınarak bölümlendirilmesi, altyapı eğitiminin başarılı olması için bir
önkoşuldur.
Bu yaş gruplamaları gelişim özellikleri ve çocukların bilişsel ve
psikomotor çıktıları dikkate alınarak yapıldığında; aşağıdaki şekilde bir
gruplama ortaya çıkmaktadır.
1. 8-9 yaş; FUTBOLDA TEMEL
ALTYAPI EĞİTİMİ DÖNEMİ 1.EVRE
10-11(12)yaş; FUTBOLDA TEMEL ALTYAPI EĞİTİMİ DÖNEMİ 2.EVRE
2. (12)13-14 yaş; FUTBOLDA GELİŞİM ALTYAPI EĞİTİMİ DÖNEMİ 1.EVRE
15-16 yaş; FUTBOLDA GELİŞİM
ALTYAPI EĞİTİMİ DÖNEMİ 2. EVRE
3. 17-18 yaş; FUTBOLDA PERFORMANS ALTYAPI
EĞİTİMİ DÖNEMİ,
HAZIR OLUŞ EVRESİ
HAZIR OLUŞ EVRESİ
Görüleceği üzere "Futbolda Temel Altyapı Eğitimi", Futbolda
Altyapı Eğitiminin başlangıç süreçlerini içine alması gereken dönemleri ve
evreleri kapsamaktadır.
Söz konusu "futbolda temel altyapı eğitimi" dönem ve evreleri 4-5
yıllık kendi içinde iki bölümden oluşan eğitim sürecini kapsamaktadır.
Bu eğitim sürecinin biricik eğitim amacı, çocuklardaki hareket
becerilerinin futbola dönük hareket becerilerine dönüştürülmesinin sağlanmasıdır.
Bu 5 yıllık eğitim dönemlerinin "öğretim programı içeriği"nin
genel çerçevesi ise tamamen "algısal motor gelişim özellikler" olarak
tanımlanan kinestetik ayrımlama, mekan oryantasyonu, denge yetisi, karmaşık
tepki yetisi, ritm yetisi gibi özellikleri geliştirme ve bu özellikleri futbol ile
ilişkilendirmeden oluşmalıdır.
Futbolda Altyapı Eğitimi Yapılandırmasında Yaş Grupları Modellemesi
(Futbolda Altyapı Eğitimi Dönem ve Evreleri)
Genel olarak takım sporları, öznel olarak da futbol altyapı eğitimi sürecinde öncelikle yaş gruplarından hareketle yeni bir yapılanma içinde olunması gerektiği açıktır. Günümüzde her yaş düzeyi bir yaş grubu olarak (sınıflandırılıyor) kategorize ediliyor olsa da, bunun gereği bir eğitim yapılanmasından ve uygulamalarından söz etmek mümkün değildir.
Çocukların her yaş düzeylerinde bir önceki ve bir sonraki yaş düzeylerinden farklı gelişim özellikleri sergiledikleri bir gerçektir. Dolayısı ile eğitim sürecinin her yılında farklı düzeylerde öğretim ve öğrenme etkinliklerinde bulunuyor olmaları gereği de açıktır.
Bunun yanı sıra, çocuklar bazı yaş düzeylerinde birbirlerine yakın ve aynı karakterde gelişim özellikleri sergilerler. Kritik yaş dönemleri olarak nitelendirilebilecek bu dönemler, eğitim sürecindeki öğretim planlamaları ve programlarını hazırlamada anahtar bir işleve sahiptir.
Çocuklardaki gelişim ve öğrenme özelliklerine bakıldığında bu yaş düzeyleri aşağıdaki şekilde ifade edilmiş olan dönemleri ve evreleribiçiminde ortaya çıkmaktadır.
Yaş düzeylerinin dönemsel ve evresel olarak gruplandırılmasından sonra altyapı eğitiminin yapılandırılmasında kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar daha kolay, daha anlaşılır ve daha kullanılabilir olacaktır.
Futbolda altyapı eğitimi planlamasında uzun vadeli 10 yıllık bir planlamanın daha alt dönem ve evrelere göre bölümlendirilerek programlanması ve bu programların uygulanabilir, izlenebilir ve değerlendirilebilir olması daha mümkün olabilecektir.
Burada en önemli husus dönem ve evrelerdeki eğitim çıktılarının neler olduğu ya da olması gerektiği konusunda netleşmiş olmaktır. Her dönem ve evreçocukların gelişim özellikleri ve öğrenme düzeylerine göre karakterize edildiğinden, söz konusu dönem ve evrelerde beklenilecek/amaçlanacak futbol/oyun gelişimi ve düzeyi de karakterize edilmelidir. Diğer bir söylemle dönem ve evrelere ilişkin eğitim amaçlarının belirlenmiş olması öğretim programının detaylandırılmasını sağlayacaktır.
Her dönemdeki öğretim programı aynı karakter içeriğinde fakat her evre içindeki öğretim niteliği ise yaş düzeylerine göre artan kapsam, sıklık, yoğunlukta ve daha karmaşık bir içeriğe sahip olmalıdır. Ana bu karmaşıklık algılama ve içselleştirme düzeyinin üzerine taşmamalıdır.
8 yaşından başlayan ve 18 yaşına değin devam eden altyapı eğitim sürecini tartışmaya açık olmaması adına bazı ön kabuller ile belirlenmiş ve üzerinde gözlem, okumalar, deneyimlemeler ve değerlendirmeler yapılarak düşünülmüş 10 yıllık süreci kapsar. Özetle 8 yaşlarında bilimsel esaslar doğrultusunda başlatılan ve sürdürülen bir altyapı eğitim süreci 18’li yaşlarda olması gereken performans düzeyine ulaştırılır.
Futbol altyapı eğitiminin neden 6 ya da 7 yaşlarında değil de 8 yaşında başlatıldığı veya performans altyapı dönemi 17 ve 18’li yaşlarda gerçekleşebiliyorsa niçin 19 veya 21 yaş takımlarının oluşturulmuş olduğu soruları elbette doğru sorulardır. Ama bu soruların ve belirtilen altyapı yaş dönem ve evrelerinin cevapları ve gerekçesi kişilerin psikomotor gelişim süreçlerinde gösterdikleri motor yeterlilikler ile bilişsel gelişim süreçlerinde gösterdikleri anlama, anlamlandırma ve düşünebilme yeterlilikleri ile ilgili referanslara ve göstergelere dayandırılmıştır.
Bundan sonraki bölümlerde ve başlıklarda zaten yaş ile ilgili gelişim özellikleri ve yaşlar ile ilgili gelişim özelliklerinin futbola ile ilişkilendirilmelerine çokça değinilecektir. Dolayısıyla “formal bir altyapı eğitim sürecinin” niçin belirlenen yaşlar üzerinden yapıldığı daha iyi anlaşılmış olacaktır.
Yine ileriki bölümlerde ve başlıklarda yaş gruplarının özelliklerine ve görünümlerine ilişkin ifadelerden, futbol altyapı eğitimi sürecinin niçin belirtilen yaş gruplarına özgü dönem ve evrelere ayrılmış oldu daha iyi anlaşılacaktır.
Bu arada yeri gelmişken kulüplerdeki altyapı organizasyonları yönetimi de, yukarıda belirtilen yaş gruplarına göre eğitim modellemesi uyarınca yeniden ele alınabilir. Örneğin; Mutlaka işin ciddiyeti bakımından bir “Altyapı Yönetim Kurulu” oluşturulabilir ve buna bağlı olarak;
1.Temel Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü (8,9, 10-11(12) yaş),
2.Gelişim Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü ((12)13-14, 15-16 yaş),
3.Performans Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü (17 yaş ve üstü) kurulabilir.
Böylece altyapının kurumsallaşması bağlamında da çok önemli mesafeler alınmış olunacaktır. Yatay örgütlenme ağırlıklı ve dikey örgütlenme esaslı olarak işlev ve işleyişini sürdürecek olan altyapı kurumu hem eğitim süreçlerinin iyi izlenmesi ve verimliliğin arttırılabilmesi açısından hem de alan eğitim uzmanlığına dayalı bir çalışma biçimi oluşabilecektir. Bu arada denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik temelinde şeffaf bir altyapı ile hem de tek bir kişinin uhdesinde olmayan demokratik bir altyapı işleyişi daha mümkün olabilecektir.
Genel olarak takım sporları, öznel olarak da futbol altyapı eğitimi sürecinde öncelikle yaş gruplarından hareketle yeni bir yapılanma içinde olunması gerektiği açıktır. Günümüzde her yaş düzeyi bir yaş grubu olarak (sınıflandırılıyor) kategorize ediliyor olsa da, bunun gereği bir eğitim yapılanmasından ve uygulamalarından söz etmek mümkün değildir.
Çocukların her yaş düzeylerinde bir önceki ve bir sonraki yaş düzeylerinden farklı gelişim özellikleri sergiledikleri bir gerçektir. Dolayısı ile eğitim sürecinin her yılında farklı düzeylerde öğretim ve öğrenme etkinliklerinde bulunuyor olmaları gereği de açıktır.
Bunun yanı sıra, çocuklar bazı yaş düzeylerinde birbirlerine yakın ve aynı karakterde gelişim özellikleri sergilerler. Kritik yaş dönemleri olarak nitelendirilebilecek bu dönemler, eğitim sürecindeki öğretim planlamaları ve programlarını hazırlamada anahtar bir işleve sahiptir.
Çocuklardaki gelişim ve öğrenme özelliklerine bakıldığında bu yaş düzeyleri aşağıdaki şekilde ifade edilmiş olan dönemleri ve evreleribiçiminde ortaya çıkmaktadır.
Yaş düzeylerinin dönemsel ve evresel olarak gruplandırılmasından sonra altyapı eğitiminin yapılandırılmasında kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar daha kolay, daha anlaşılır ve daha kullanılabilir olacaktır.
Futbolda altyapı eğitimi planlamasında uzun vadeli 10 yıllık bir planlamanın daha alt dönem ve evrelere göre bölümlendirilerek programlanması ve bu programların uygulanabilir, izlenebilir ve değerlendirilebilir olması daha mümkün olabilecektir.
Burada en önemli husus dönem ve evrelerdeki eğitim çıktılarının neler olduğu ya da olması gerektiği konusunda netleşmiş olmaktır. Her dönem ve evreçocukların gelişim özellikleri ve öğrenme düzeylerine göre karakterize edildiğinden, söz konusu dönem ve evrelerde beklenilecek/amaçlanacak futbol/oyun gelişimi ve düzeyi de karakterize edilmelidir. Diğer bir söylemle dönem ve evrelere ilişkin eğitim amaçlarının belirlenmiş olması öğretim programının detaylandırılmasını sağlayacaktır.
Her dönemdeki öğretim programı aynı karakter içeriğinde fakat her evre içindeki öğretim niteliği ise yaş düzeylerine göre artan kapsam, sıklık, yoğunlukta ve daha karmaşık bir içeriğe sahip olmalıdır. Ana bu karmaşıklık algılama ve içselleştirme düzeyinin üzerine taşmamalıdır.
8 yaşından başlayan ve 18 yaşına değin devam eden altyapı eğitim sürecini tartışmaya açık olmaması adına bazı ön kabuller ile belirlenmiş ve üzerinde gözlem, okumalar, deneyimlemeler ve değerlendirmeler yapılarak düşünülmüş 10 yıllık süreci kapsar. Özetle 8 yaşlarında bilimsel esaslar doğrultusunda başlatılan ve sürdürülen bir altyapı eğitim süreci 18’li yaşlarda olması gereken performans düzeyine ulaştırılır.
Futbol altyapı eğitiminin neden 6 ya da 7 yaşlarında değil de 8 yaşında başlatıldığı veya performans altyapı dönemi 17 ve 18’li yaşlarda gerçekleşebiliyorsa niçin 19 veya 21 yaş takımlarının oluşturulmuş olduğu soruları elbette doğru sorulardır. Ama bu soruların ve belirtilen altyapı yaş dönem ve evrelerinin cevapları ve gerekçesi kişilerin psikomotor gelişim süreçlerinde gösterdikleri motor yeterlilikler ile bilişsel gelişim süreçlerinde gösterdikleri anlama, anlamlandırma ve düşünebilme yeterlilikleri ile ilgili referanslara ve göstergelere dayandırılmıştır.
Bundan sonraki bölümlerde ve başlıklarda zaten yaş ile ilgili gelişim özellikleri ve yaşlar ile ilgili gelişim özelliklerinin futbola ile ilişkilendirilmelerine çokça değinilecektir. Dolayısıyla “formal bir altyapı eğitim sürecinin” niçin belirlenen yaşlar üzerinden yapıldığı daha iyi anlaşılmış olacaktır.
Yine ileriki bölümlerde ve başlıklarda yaş gruplarının özelliklerine ve görünümlerine ilişkin ifadelerden, futbol altyapı eğitimi sürecinin niçin belirtilen yaş gruplarına özgü dönem ve evrelere ayrılmış oldu daha iyi anlaşılacaktır.
Bu arada yeri gelmişken kulüplerdeki altyapı organizasyonları yönetimi de, yukarıda belirtilen yaş gruplarına göre eğitim modellemesi uyarınca yeniden ele alınabilir. Örneğin; Mutlaka işin ciddiyeti bakımından bir “Altyapı Yönetim Kurulu” oluşturulabilir ve buna bağlı olarak;
1.Temel Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü (8,9, 10-11(12) yaş),
2.Gelişim Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü ((12)13-14, 15-16 yaş),
3.Performans Altyapı Eğitim Birimi ya da Koordinatörlüğü (17 yaş ve üstü) kurulabilir.
Böylece altyapının kurumsallaşması bağlamında da çok önemli mesafeler alınmış olunacaktır. Yatay örgütlenme ağırlıklı ve dikey örgütlenme esaslı olarak işlev ve işleyişini sürdürecek olan altyapı kurumu hem eğitim süreçlerinin iyi izlenmesi ve verimliliğin arttırılabilmesi açısından hem de alan eğitim uzmanlığına dayalı bir çalışma biçimi oluşabilecektir. Bu arada denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik temelinde şeffaf bir altyapı ile hem de tek bir kişinin uhdesinde olmayan demokratik bir altyapı işleyişi daha mümkün olabilecektir.
7 Haz 2013
Futbolda Altyapı Eğitimine İlişkin Bir Proje Önerisi
“TÜRKİYE NAYLON
TOPTAN MEŞİN YUVARLAĞA
YILDIZ FUTBOLCULARINI
YETİŞTİRİYOR”
PROJESİ
Futbol Altyapı
Eğitiminde
8-9 /10-11(12)
Yaş Gruplarında
Algısal Motor ve
Koordinatif Yetilere Dayalı Hareket Gelişim Modeli
HAZIRLAYAN: İsmail TOPKAYA
Proje Sunum Tarihi: 2013
İletişim: 0 555 499 93 23
E-mail: iltopkaya@gmail.com
Giriş
Futbol oyununun
nasıl bir oyun olduğu, bu oyunun gerçekleştirilebilmesi için hangi davranışlara
ve becerilere ihtiyaç duyulduğu ve oyun için diğer tüm özelliklerin neler
olduğu bilinmektedir.
Bilinmeyen ya da
bilindiği halde eksik ve yanlış uygulanan şey, futbol oyununa ilişkin teknik,
taktik ve özellikle de bedensel gereklerin ve özelliklerin, altyapı denen küçük
yaş gruplarına yönelik eğitim sürecinde nasıl verilmesi ve geliştirilmesi
gereğidir.
Altyapı eğitimi
demek, futbola ilişkin gereklerin ve özelliklerin bir an önce kazandırılmaya
çalışılması değildir. Altyapı eğitimi futbol oyununa ilişkin gereklerin ve
özelliklerin yaş gruplarına özgü yeniden düzenlenerek kazandırılmasıdır.
Altyapı sürecindeki
futbol gerçek hayatın gerçek futbolu değildir ve olmamalıdır. Çünkü küçük
yaşlardaki futbol görünümü, algısı ve uygulamaları, çocukların gerçekleştirebileceği,
anlayabileceği ve tasarlayabileceği düzeyde bir futbol görünümü, algısı ve
uygulamasıdır.
Büyüklerin
gerçekleştirdikleri işleri çocuklara gerçekleştirmeye çalışmak eğitim değildir.
Yalnızca eziyettir. Çocuklar büyüklerin yaptığı işi kendilerine göre
dönüştürerek dramatize ederler. Ve burada beklenilmesi gereken şey ne beceri,
ne de olması gereken bütünlüktür. Altyapı futbolu bütünsel bir anlamlılık
çerçevesinde, sadece yaş düzeyine özgü bir rolü oynayabilme “işini” yapabiliyor olmadaki eylemlilik
halidir. Çocuklar büyüklerin küçültülmüş kopyaları olmadığına göre, çocukların
gerçekleştirebildikleri işler de büyüklerin gerçekleştirdikleri işlerin
küçültülmüş kopyaları olmamalıdır.
Futbol oyunu da
küçültülmüş bir futbol oyunu olarak düşünmek ve tasarlamak ve ondan sonra da
çocuklara eğitim uygulamaları olarak sunmaya çalışmak her açıdan sağlıksız bir
eğitim uygulamasıdır. Böylesi bir yaklaşımın yanlış bir eğitim anlayışı olması
yanında, biyolojik ve psikolojik gelişim özellikleri açısından da zararlı bir
yaklaşım olduğunu belirtmek gerek. Büyüklerin ve büyüklerin işlerinin kopya
edildiği, bu yetmezmiş gibi bir de benzer ölçülerde beceri performanslarının
beklendiği eğitim yaklaşımlarını “bütüncül”, “yapılandırmacı” yaklaşım olarak
savunmak ve eğitimin “hayatilik” ilkesine uygunluğu olarak sunmak yanıltıcı ve
zararlı bir yaklaşımdır. Çocuklar kendi düzeyleri, gelişim özelliklerine göre
düzenlenmiş ve dönüştürülmüş bir bütünselliği gerçekleştirebilirler ve dolayısı
ile gerçekleştirebildikleri ölçüde yapılanabilirler. Hayatilik denilen eğitim
ilkesi de, çocuğun gelecekteki hayatına ilişkin değil, bulunduğu yaş
özelliğinin hayata uygun olması ile ilgilidir.
Futbolu çocuklara
özgü yeniden düzenleyerek, çocukların da yeniden düzenlenmiş bu futbolu
oynamalarını sağlamak (oynamaya çabalamaları değil!) gerçek bir futbol alt yapı
eğitimi anlayışı demektir.
Çocuklar altyapı
eğitiminde bir şeyi yapmaya çabalamalıdırlar. Ancak çabaladıkları şey asla
başaramayacakları bir şey olmamalıdır. Çünkü o şey her ne ise onların yapmaya
çalıştıklarında yapabilecekleri bir şey olmalıdır. Sonuç olarak gerçekleştirilemeyen
hiçbir şey öğrenilemez. Bunun yanı sıra öğrenilmiş bir şeyi sürekli
gerçekleştirmek de yaratıcı ve gelişimci bir eğitim anlayışı değildir.
O halde futbol
altyapı eğitiminde büyüklere ilişkin hiçbir şeyi kopyalayıp çocuklara öğretmeye
çalışmamak gerekir. Büyüklere ilişkin birçok şeyi ya da çocukların
büyüdüklerinde onlara gerekli olan birçok şeyi onlara göre tekrar üretmek/kurgulamak
ve gerçekleştirmelerini sağlamak gerekir.
Futbol oyununun
sadece sahasını küçülmek futbol oyununu çocuklara özgü kılmak demek değildir.
Ya da pas veya dribling tekniğini sadece küçük numara toplar ile yaptırmaya
çalışma da çocuklara özgü bir teknik öğretim için yeterli değildir.
Çocukların
oynayabildikleri basitlikte ve ilkel bir futbol oyunu ile onların söz konusu
oyun için gereken basit ve teknik beceriden yoksun pas ve dripling davranışları
oluşturmaya dönük yaklaşımlar ltyapı eğitiminin olumlu örneklerindendir.
Ne öğreteceğinin
veya nelerin öğrenileceğinin belli olduğu bir altyapı eğitiminde geriye kalan
şey bunların ne zaman ve nasıl öğretileceği ve nasıl öğrenileceğidir. Yani altyapı
eğitimi denilen eğitim süreci aslında tam olarak budur.
Altyapı eğitimine
ilişkin “eğitim sorunlarının” yanı sıra altyapı eğitim sürecini çocuğun bir an
önce “futbolcu” olabilmesi adına değerlendirilmesi gereken
çalışmalar/antrenmanlar süreci olarak görmek ve eğitim uygulamalarını da buna
göre şekillendirmeye çalışmak fevkalede ciddi bir sorundur.
Türkiye’deki
altyapı eğitimi sorunlarımızın temel kaynağı budur. Birçok futbolcu adayının
geleceğe ilişkin gelişiminin önünü kapatan yüksek düzeyde teknik, taktik ve
özellikle de kondisyonel çalışmalar, üzerine gidilmesi ve değiştirilmesi
gereken eğitim uygulamaları sorunun teşkil etmektedir.
Genel olarak altyapı eğitimine ilişkin “eğitim uygulaması sorunları”
şunlardır;
1.Küçük yaş
gruplarına yönelik futbol eğitimini sadece temel teknik becerilerin
gerçekleştirilmesi olarak görme alışkanlığı ve yaklaşımı.
2.Altyapı
eğitimine başlangıçtan itibaren her yaş grup ve dönemlerinde aynı karakter ve
içerikte “temel teknik beceriler öğretme” çabası.
3.Son
zamanlarda “moda” olan ve tekrar yöntemine alternatif olarak görülen sadece
“oyun” oynatarak geliştirmeye yönelik eğitim anlayışı. ( Eksiğine rağmen sadece
oyun anlayışı ve yöntemi ile gerçekleştirilen altyapı eğitim uygulamaları en
zararsız olarak kabul edilebilecek örneklerdendir).
4.Yarışmacı
anlayışın getirdiği taktik öğretime erken başlama ihtiyacı,
5.Çocukları
mevkilere çok çabuk yönlendirilme eğilimleri,
6.En kötüsü de
erken performans beklentileri ve bu amaçla gerçekleştirilen kondisyonel
çalışmalar…
Projenin
Çıkış Noktası
Futbol altyapı eğitimi denilen
olgu formal, olarak 7 yaşına değin psikomotor gelişim açısından sağlıklı
geçirilmiş çocukların seçildiği bir sistematik içinde 8 ve 9 yaş döneminde
başlar. Bu yaşalar 7 yaşına değin kazanılan hareket becerilerinin(koordinasyonunun)
mükemmelleştirilmesini amaçlar.
Bu yaşlardan başlayarak 12
yaşlarına değin sürmesi gereken bunun kadar önemli diğer bir yapılanma da,
görsel, işitsel ve özelliklede kinestetik uyaranların bolca kullanılmasına
dayanan top ile ilişkilerin mükemmelleştirilmesi amaçlayan evredir. Kısaca
çerçevesi çizilen bu yaş dönemleri gelecekteki “futbolcu kalitesini” belirlemektedir.
Bu yaş dönemlerine yönelik temel gelişimi
özelliklerinin çok iyi kazandırılmadığı her türlü altyapı eğitimi, temelinden
emin olunmayan güzel bir ev inşa etmeye benzer.
13-15 yaş sürecinde ve sonrası
süreçlerde top ile ilgili davranışların oyun anında göze hoş gelecek biçimde
gerçekleşmiyor oluşunun temelinde 8-12 yaş dönemleri eğitimindeki “fundemental”
eksikliği olarak tanımlanan aslında hareket ve algı motor gelişim ile ilgili
gelişim sorunlarından kaynaklanmaktadır.
Futbolda altyapı eğitimindeki en
büyük sorunumuz özellikle 7,8,9 ve 10,12 yaş dönemlerindeki eğitim içeriği ve
uygulamaları sorunudur. Bu yaş dönemlerinin biricik eğitim hedefi algısal motor
gelişime dayalı koordinatif özelliklerin geliştirilmesi olmalıdır. Ama
ülkemizde durum ne yazık ki böyle değildir. Yoksa bu kadar altyapıdan ve bu
kadar eğitimden ortaya kalitesi yüksek oyuncuların çıkması gerekmez miydi?
13-15 yaş dönemlerindeki futbol
sürecinde ise gereksiz ve zamanından önce gerçekleştirilen kondisyonel
yüklemeler ve çabuk performans sevdası çocukların bitişine davetiye
çıkarmaktadır.
Bendenizin iddiası şudur. 8-9 yaş
dönemi top ile ilgili olarak algısal motor gelişime dayalı koordinatif eğitime,
10-12 yaş dönemi ise top ilişkisinden futbola yönelik top ilişkisine dayalı
koordinatif yetilerin yeteneğe dönüştürüleceği eğitime tabi tutulduklarında,
13-15 yaş arasındaki genç çocukların mükemmel derecede top tekniğine sahip bir
futbol becerisine sahip olacaklarıdır.
Bunu sağlamanın formülü aslında
basittir;
a) 7,8,9 yaş
dönemleri altyapı eğitiminin futbol branşını direk ilgilendiren şekilde değil,
nesne ile (değişik ebat ve hafiflikte toplar ile) ilişkili tüm hareket
becerilerinin,
·Mekan algısı
·Zaman algısı
·Beden algısı
·Yan algısı
·Yön algısı
·Görsel algı
·İşitsel algı özelliklerinin geliştirilmesine
yönelik olması gerektiğidir.
b) 10-12 yaş
dönemi ise sihirli bir yaş dönemi olup, bu yaş dönemindeki eğitim uygulamaları
içeriği yukarıdaki özelliklerin futbol oyununa yansımasına ilişkin gelişime
yönelik olmalıdır. Top ile ilişkilerin futbolda temel teknik becerilere doğru
yöneleceği bu yaş dönemi yukarıdaki algıların futbola yönelik geliştirilmesine
bağlıdır.
Algı, merkezi işlem ve motor
davranış dediğimiz futbola özgü algı motor yeti, aslında bir futbolcunun topun
ve rakibin durumuna göre top ile en uygun hareketi en kısa sürede seçip
uygulayabilme yeterliliği demektir. Geleceğe ilişkin “yıldız futbolcu” özelliği
ve günümüz yıldız futbolcularını yıldız yapan üstünlükleri bu yetiye
dayanır.
Bu yetinin yeteneğe dönüşmesi ve
beceriye ilişkin kullanılabilir olması 8-9 ve 10-11 yaşlarda konu ile ilgili
alınacak eğitime bağlıdır. İyi futbolcuyu belirleyen asla kondisyonel
özellikler değil koordinatif ve algı motor gelişim özellikleridir.
İşte söz konusu bu proje
başvurusu eğer kabul görürse “algısal motor gelişim temelli koordinatif futbol
eğitim uygulamaları” sürecini planlamak ve yürütmek amacıyla yapılandırılarak
hayata geçirilecektir.
Projenin
Amacı
1)Futbol altyapı eğitimine özgü
oluşturulan “futbol yıldızı yetiştirme” eğitim programının geçerliliğini
sınamak ve bu programı tüm eğitim süreci boyunca kayıt altına alarak projenin
uygulandığı birimin patentli eğitim programı haline getirmek.
2) Proje kapsamında iddia
edildiği gibi yetişmesi sağlanacak yıldız futbolcu adaylarının Türk futboluna
ve projenin hayata geçirildiği birime kazandırmış olmak.
3) Proje kapsamında
görev alınması sağlanacak genç antrenör adaylarının altyapı eğitimine yönelik olarak
üst düzeyde yeterliliğe dayalı yetişmesini sağlamak.
Proje ile ilgili iddialı bir açıklama
Projenin en önemli
süreci olan 8-9 ve 10-11 yaşların sonuna ilişkin hipotezi ve iddiası şudur;
geleceğin futbol yıldız adayını bu sürecin sonunda “gelişmiş koordinatif
özelliklerini” gözlemleyebilirsiniz.
Projenin uygun
bulunduğunda ve devamı sağlandığında 12-15 yaş dilimlerine özgü iddiası ise,
eğitim süreci sonuna gelindiğinde bir önceki süreçte gözlemlediğiniz bu
adayların gerçekten iyi düzeyde birer futbolcu olacaklarına dair “futbol temel
tekniklerdeki koordinatif beceri düzeyi” gözlenebilecektir.
Sağlık ve elde olmayan
istisnai durumlar dışında her şey yolunda giderse projenin pilot uygulaması
olan 15 kişilik gruplar halinde 60 öğrenci içinden en az %10 oranında (6
kişi)üst düzey özellikleri olan yıldız futbolcu adayı çıkarılabileceği iddiası
projenin eğitim içeriği açısından kendine olan güveninin göstergesidir.
Projenin uygulanması ile ilgili açıklama
Proje 4 yıl boyunca
devamlılığı mutlaka sağlanması gereken 8 yaşında 15’er kişilik gruplar halinde
haftada en az dört kez eğitim çalışmalarına katılımın sağlanması temelinde
yürütülecektir.
Çocukların projeye
dahil edilmeleri söz konusu birimin protokolü ve prosedürleri ile
gerçekleştirilecektir. Velilerin ilk etapta 4 yıl boyunca çocuklarını bu
projeden almamaların sağlanması söz konusu futbol biriminin(kurumunun) mahareti,
çocukların sağlığı ve memnuniyeti ve de velilerin onayı ile gerçekleşecektir.
Çocukların seçiminde
ana kriterler öncelikle çok yönlü sağlık taramaları, hareket yeterlilikleri ve
ebeveyn analizleri olacaktır.
Ebeveynlerden, ve söz
konusu spor kurumundan kaynaklanan olumsuzluklar projenin içerik ve
uygulamalarına ve de proje sorumlusuna mal edilemeyecektir. Proje sahibi
kesintisiz olarak sürdürülmesi sağlanan ve ilgili futbol kurumundan talep
edilen isteklerin karşılanması halinde iddia edilen başarıyı yakalayamamanın
tüm sorumluluğunu üstlenir.
Bu sorumluluk eğer
istenirse ek bir protokol ile bağıtlanabilir.
Söz konusu bu proje bir
spor kulübünün futbol altyapı yapılanmasından bağımsız olarak hayata
geçirileceği gibi, sadece TFF FGD tasarrufları doğrultusunda istenilen bir
yapılanma içinde de yürütülebilir.
Projenin uygulanması için ilgili
kurumdan istekler
1)Seçimi yapılacak olan 8 yaşında 15X4=60 çocuğun TFF
FGD adına yerelde bir spor kulübü ile işbirliği yapılarak ya da tamamen
bağımsız pilot uygulama şeklinde kayıtlarının yapılıp, söz konusu bu çocukların
eğitim sürecine devamlılıklarının kesinlikle sağlanması.
2)Eğitim çalışmalarının yürütüleceği futbol altyapı
eğitimine uygun bir tesisi kullanma imkanının sağlanması.
3)Eğitim sürecinin hiçbir şekilde kesintiye uğramaması
gerektiğinden hareketle, kış mevsimi ve olumsuz hava koşullarında yararlanmak üzere
spor salonu imkanının sağlanması.
4)Çocukların kullanmak durumunda oldukları ve eğitim
için gereken tüm futbol ekipmanlarının sağlanması.
5)Söz konusu proje kapsamında yürütülecek eğitim
uygulamalarında yer almak üzere dört altyapı antrenörü’nün görevlendirilmesi ilgili
birimin belirleyeceği bir ücret ödenmesinin sağlanması.
Kurumunuz bunu neden
yapmalı?
Çünkü kurumunuz ve
ilgili biriminiz için en önemli ve stratejik husus altyapı eğitimidir. Bu
kalıcı olmanın ve ülke çapında bir model oluşturmanın ve de küresel transfer
politikaları kıskacından kurtulmanın tek yöntemidir.
Türkiye’de “özel
futbolcu” yetişmiyor ya da yetiştirilemiyor olmasının tek nedeni altyapı
eğitimi içeriği ve amacıdır. Bu projenin iddiası ve temel dayanağı “özel futbolcu” yetiştirilebilmesinin mümkün
olduğunu göstermektir. Kurumunuzun böyle bir çalışmayı ve düşünceyi hayata
geçirmeyi neden ve niçin istemesin ki?
Tüm bunların yanı
sıra yılların birikimini, emeğini ve hipotezlerini hayata geçirmek için sırada
bekleyen insanlara bu fırsat sağlanmalıdır. Üstelik bunun ilgili kurum
açısından bir bedeli da söz konusu değildir.
Mevcut stratejilerinizle
örtüşen yanları nelerdir?
TFF, FGD’nün var olma nedeni ve amacı (misyonu ve vizyonu) “özel
futbolcu adayı” yetiştirme isteği ve iddiasına dayanan böylesi bir projeyi ciddiye
almayı ve önemsemeyi gerektirir.
Kurumunuz projeyi kabul
etmezse olumsuz sonuçları ne olabilir?
Söz konusu bu projeyi hayata geçirmeyi kabul etmezseniz
kaybedeceğiniz hiçbir bir şey yok. Ama projenin hayata geçirilmesi ile
kazanacağınız çok şey olabilir. Burada herhangi bir risk yönetimi söz konusu
değildir.
Bu proje size şu anki mevcut durumunuzu ve işlerliğinize herhangi
bir zarar vermeksizin bir bedel ödemeksizin “fubolda altyapı eğitimi” adına
yeni bir açılım sunuyor. Bu açılımın sonunda “yeni ve doğru bir eğitim modeli” kazanma
olasılığı sunuyor.
En kötümser bakış açısıyla dahi kurumunuz dört altyapı antrenörünüzün
küçük yaş gruplarına özgü yetişmesine katkıda bulunmuş olması yanında, 60 çocuğun
gelişim psikolojisine uygun olarak eğitim görmesine imkan sağlamış olacaktır.
Bu aynı zamanda futbol adına sosyal bir sorumluluk işlevini yerine getirmek
demektir.
Proje onayından önce
cevaplanması gereken sorular veya üzerinde düşünülmesi gereken durumlar söz
konusu mudur?
1. Proje kapsamında seçilecek 60 çocuğun haftanın en az
dört günü eğitime devamlılıklarının sağlanması en stratejik konudur.
2. Bu proje yerelde
Çanakkale’de yürütülmesi düşünülmektedir. Çünkü proje sorumlusu ve yürütücüsü
kişinin eğitimci olarak Çanakkale ilinde kamu görevlisi olarak çalıştığı unutulmamalıdır.
Böylelikle eğer söz konusu eğitim projesi pilot uygulaması önemli ve değerli
bulunduğu takdirde birçok ilde aynı projenin hayata geçirilmesi gibi bir
yaklaşım da gündeme gelebilecektir. Ancak ilgili kurum söz konusu projeyle ilgili
olarak merkezi bir uygulamayı da düşünebilir ve önerebilir. Bu durumda proje
sorumlusu ve yürütücüsünün her türlü planlamaya açık olduğu bilinmelidir.
Her hangi bir zaman kısıtı var mıdır? Neden? Süreci hızlandırma
şansımız nedir?
Futbolda altyapı
eğitimi uzun süreçli bir eğitimi gerektirir. Birinci dönem en az 4 yıldır.
Süre
Proje için önerilen başlangıç-bitiş tarihi ya da süre: Algısal
motor temelli koordinatif mükemmellik dönemi 4 yıl, futbolda beceri mükemmelliği
dönemi 4 yıl, toplam 8 yıl.
Not; Her yaş
grubu bir eğitim dönemi olarak planlanacak olup, her eğitim dönemi süreci
sonunda gelinen düzey gözlenebilir, kontrol edilebilir ölçekte değerlendirilebilir
olacaktır. Tasarruf sahibi birim (TFF-FGD) istediği eğitim dönemi sonunda
gelinen düzeyi denetleme ve değerlendirebilme ve amaca uygun gelişim tespit
etmediği durumda projeyi sonlandırabilme hakkına sahip olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
OYUN ALANLARININ YAPISI VE UYARAN İLİŞKİSİ
Oyun alanlarındaki, kazaya sebep olma olasılığı olan nesnelerin kaldırılmasına yönelik eğilim, diğer bir açıdan bakıldığında çocukların sab...
-
""Adam geçme" ile "adam eksiltme" pratik olarak aynı gibi görünse de taktik düşünce olarak aynı şey değildir. Adam ...
-
1 AÇIK BECERİ-KAPALI BECERİ KONUSU ve ÖNEMİ Açık beceride çevresel şartlar değişkendir. Yani futbol oyunu içinde bir pozisyonda yapılab...
-
Kalecilik ve kaleci olma eğilimi çocuklarda daha geç yaş dilimlerinde oluşmaya başlayan bir tercih ve istektir. Bu çocuk gelişimi ...





